Kaligrafi sanatçısı Murat Ünver üç ileri tekniği tek performansta birleştirdi

Türkiye'de Batı kaligrafisinin öncü isimlerinden Murat Ünver, sol elle, tersten ve dişleriyle yazma tekniklerini tek bir performansta birleştirdi.
Türkiye'de Batı kaligrafisinin öncü isimlerinden Murat Ünver, sol elle, tersten ve dişleriyle yazma tekniklerini tek bir performansta birleştirdi.
Yeni performansına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Ünver, sanat hayatının başlangıcında fırça ve Çin kaligrafisiyle ilgilendiğini, Batı kaligrafisine yönelmesiyle birlikte farklı yazım teknikleri üzerine yoğun bir araştırma sürecine girdiğini anlattı.
Sanatçı, Türkiye'de bu alanda eğitim alabileceği herhangi bir kurum bulamadığını, bu nedenle internet üzerinden "CyberScribes" grubu aracılığıyla kendisini geliştirdiğini belirterek, "O dönemde ben eğitim içerikli dosyalara, dokümanlara ulaştım, onlar bana sağ olsunlar hepsini gönderdi. Burada temin edemediğim birçok kaligrafi ekipmanına da kavuşmuş oldum ve bunları ücretsiz bana gönderdiler. Bunları bana gönüllü olarak gönderdiler. Sürekli mail trafiği ve en sonunda Carol Sabo adlı bir sanatçımızla tanıştım o dönemde. Hoş sohbet, muhabbet derken dostluğumuz ilerledi ve Carol bana ders vermeyi kabul etti. Dünyalar benim olmuştu. Çünkü o kadar çok öğrenmek istiyordum ki bu sanatı, içim içime sığmıyordu." ifadelerini kullandı.
"Asıl kıvılcım 2003'te başladı"
Bu süreçteki eğitiminin yaklaşık 2 yıl sürdüğünü kaydeden Ünver, sonrasında Türkiye'deki kaligrafi sanatçıları için adımlar atmaya karar verdiğini söyledi.
Murat Ünver, askerlik görevi sırasında geleceğine dair planlar yaptığını ve birincil hedefinin ise öğrendiği sanatı tescillemek olduğunu söyledi.
ABD'de düzenlenen "World Handwriting Contest"e (Dünya El Yazısı Yarışması) katıldığını dile getiren Ünver, "Öğrendiğim bilgi birikimlerimi, deneyimlerimin hepsini bu yarışmada gösterebileceğime inandım ve çalışmalarımı buraya yolladım. 2003'te dünya ikincisi olduk. İşte asıl kıvılcım yani profesyonel kaligrafi hayatım burada başladı diyebilirim." değerlendirmesinde bulundu.
Sanatçı, yarışma sonrasında Türkiye'deki kaligrafi eğitimi üzerine yoğunlaştığını ve müfredat oluşturmak amacıyla "Kaligrafi-Güzel Yazı Sanatı" kitabını yayımladığını vurguladı.
Prof. Dr. Semiha Aydın'ın da desteğiyle kaligrafi kursları vermeye başladığını söyleyen Ünver, "Öğrenciler diğer öğrencileri çağırdı. Diğer öğrenciler de geldi. Bizim de bu arada öğrenciliğimiz hala devam ediyor. Çünkü eğitim sisteminde de bir öğrenci sayılırsınız. Bunların hepsini üst üste koyarak, gün geçtikçe müfredatımızı güncelleyerek ve daha iyi neler yapabileceğimizi planlayarak yolumuza devam ettik." dedi.
"Elin kırılsa ne yaparsın?"
Murat Ünver, üç ileri tekniği tek performansta birleştirme sürecine de değinerek, "Böyle güzel güzel çalışmalar yapıp, yazı yazarken bir arkadaşım geldi. 'Çok güzel yazıyorsun. Her şey şahane. Peki ya eline bir şey olsa, elin kırılsa ne yaparsın?' dedi. Dumur olmuştum. Bir an düşündüm, kafamda elli tane tilki dolaşmaya başladı. Ne yapacaktım? Gerçekten ne yapacaktım bilmiyordum. Bu soru çok önemli ve benim geleceğimi gerçekten çok etkileyen bir soruydu." diye konuştu.
Öncelikle sol elle yazmaya yoğunlaştığına işaret eden sanatçı, 2-3 aylık yoğun çalışmanın ardından yüzde 70 oranında başarı yakaladığını dile getirdi.
Olası fiziksel kayıpları ve engelli bireyleri düşünerek beyninin her iki lobunu aynı anda kullanma hedefiyle yola devam ettiğini sözlerine ekleyen Ünver, "O arkadaşımın hatırlatmasıyla aklımda başka bir senaryo daha gelişti, 'Ya iki elimi kaybedersem?' dedim. Sonra onu düşünürken engelli bireyler aklıma geldi. 'Senaryolar üzerine düşünmektense bu sanata ilgi duyan ama ellerini kullanamayan engelli insanlar var.' dedim. Onlar için neler yapabilirim yani elimi kullanmadan neyle yazabilirim diye düşününce aklıma dişlerim geldi." ifadelerini kullandı.
"Kaligrafi kağıdın sınırlarını aştı"
Sanatçı Ünver, kaligrafide profesyonelliğin sadece ekipmana bağlı olmadığını ve başarının temelinde harflerin anatomisini anlamanın yattığının altını çizdi.
Özel kalemlerin işin yarısını kolaylaştırdığını ancak asıl ustalığın bilgide olduğuna dikkati çeken sanatçı, şu bilgileri verdi:
"Aslında temelde sadece engelli bireyler değil, kaligrafi severler için de en başta öğrenilmesi gereken bir husus olduğunu düşünüyorum. Sistematik olarak harflerin anatomisini biz ne kadar iyi algılarsak bu işte o kadar çok başarılı oluruz. Çünkü burada yüzde 50 kalemde, yüzde 50 sizde iş bitiyor. Sadece teknik ekipmanla değil sıradan bir kurşun kalemle de bu sanatı icra edebilecek pozisyona gelecek kadar anatomiye hakim olmanızın, öğrenilmesi gereken ilk husus olduğunu söyleyebilirim."
Ünver, yeni nesil kaligrafi sanatçılarının geleceğinin parlak olduğunu dile getirerek, kaligrafinin kağıdın sınırlarını aşarak cam, metal ve ahşap gibi materyallere taşındığına dikkati çekti.
Profesyonel ekibiyle markalara kişiselleştirme hizmeti sunan ve iç mimari projelerinde de yer alan Ünver, kaligrafinin Türkiye'de yayılması için elinden geleni yaptığını vurgulayarak, "Biz kaligrafiyi sadece kağıt üzerinde yapmıyoruz. Kaligrafiye hakimseniz bunu her alanda, her türlü objenin üzerine, her türlü materyale yapabileceğiniz pozisyona gelebilirsiniz. İyi bir istihdam ortamı oluşturduğumuzu düşünüyorum. Yani 25 yıllık deneyimim göz önüne alındığında bu sanata çok emek verdim." diye konuştu.














