Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

İstanbul şairi Yahya Kemal Beyatlı'nın vefatının üzerinden 68 yıl geçti

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

“Kendi Gök Kubbemiz” ve “Aziz İstanbul” gibi eserleri Türk edebiyatına kazandıran Yahya Kemal Beyatlı'nın vefatının üzerinden 68 yıl geçti. Şiirlerinde tarih, medeniyet, İstanbul, aşk ve ölüm temalarını işleyen Beyatlı, “İstanbul şairi” olarak görüldü.

"Kendi Gök Kubbemiz" ve "Aziz İstanbul"un da aralarında bulunduğu çok sayıda kitabı Türk edebiyatına kazandıran usta şair ve yazar Yahya Kemal Beyatlı'nın vefatının üzerinden 68 yıl geçti.

Gerçek adı Ahmed Agah olan Beyatlı, Makedonya'nın başkenti Üsküp'te 2 Aralık 1884'te doğdu.

Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci Bey ile şair Leskofçalı Galib'in yeğeni Nakiye Hanım'ın oğlu olan Beyatlı'nın çocukluğu, Üsküp yakınlarındaki Rakofça çiftliğinde geçti.

İlköğrenimini özel Mekteb-i Edepte tamamlayan Beyatlı, 1892'de Üsküp İdadisine girdi.

Bir yandan da İshak Bey Camisi Medresesinde Arapça ve Farsça dersleri alan usta yazar, 1897'de ailesiyle Selanik'e taşındı.

Annesinin vefatı sonrası babasının tekrar evlenmesiyle Üsküp'e dönen Beyatlı, 1902'de İstanbul'a gelerek Vefa İdadisinde lise eğitimine devam etti.

Beyatlı, 1903'te Paris'e giderek çeşitli eğitimler aldı ve Fransızcasını geliştirdi, 1904'te Ecole Libre des Sciences Politiques'e başladı. Usta kalem, burada Jön Türklerle yakın ilişki kurdu. Ahmed Rıza, Abdullah Cevdet, Samipaşazade Sezai, Prens Sabahattin gibi dönemin tanınan simalarıyla tanışan Beyatlı, Şefik Hüsnü ve Abdülhak Şinasi Hisar ile arkadaşlık yaptı.

Paris'ten 1912'de İstanbul'a dönen yazar, Darüşşafaka ile Darülfünun'da ( İstanbul Üniversitesi) Batı ve Türk edebiyatı ile tarih öğretmenliği yaptı ve Medresetü'l Vaizin'de uygarlık tarihi dersi verdi.

Milli Mücadele'yi destekledi

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Anadolu'nun işgale uğraması üzerine Milli Mücadele'yi destekleyen Beyatlı, Darülfünun'daki öğrencileriyle bağımsızlık mücadelesine katkıda bulundu.

Yahya Kemal Beyatlı, 1921'de İleri gazetesinde başmuharrir oldu, bağımsızlık mücadelesi konulu önemli yazılar kaleme aldı.

Mondros Mütarekesi'ne karşı çıkan gençleri etrafında toplayan Beyatlı, Dergah adında bir dergi kurdu. Usta edebiyatçının yazıları Dergah dergisinin yanı sıra İleri, Tevhid-i Efkar ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde yayımlandı. Beyatlı, Anadolu'nun istiklal mücadelesine de yazılarıyla destek verdi.

Beyatlı, 1922'de gittiği Ankara'da Hakimiyet-i Milliye gazetesinde başyazarlık yaptı, ardından barış anlaşması için Lozan'a giden kurulda danışman olarak yer aldı.

1923'te Urfa milletvekili oldu

Lozan'dan döndükten sonra 1923'te Urfa milletvekili olan Beyatlı, 1926'ya kadar bu görevini sürdürdü.

Usta kalem, 1926'da Varşova'ya elçi olarak atandı, daha sonra 1932'ye kadar görev alacağı Madrid'e ortaelçi olarak gönderildi.

Yozgat milletvekilliğine 1934'te başlayan Beyatlı, daha sonra sırasıyla Tekirdağ ve İstanbul milletvekilliği yaptı.

Beyatlı, 1947'de Pakistan'a büyükelçi olarak atandı, yaş haddinden emekli olduğu 1949'a kadar Karaçi'de elçilik görevini sürdürdü.

Emekli olduktan sonra çeşitli seyahatlere çıkan Beyatlı, hayatının son yıllarını İstanbul Beyoğlu'nda Park Otel'de geçirdi.

Beyatlı, 1957'de tedavi için Paris'e gitti, bir yıl sonra döndüğü İstanbul'da tedavi gördüğü Cerrahpaşa Hastanesinde 1 Kasım 1958'de hayatını kaybetti. Şairin cenazesi, Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi.

Şiirleriyle Türk edebiyatında önemli yer edinen Beyatlı, nesir alanında da eserler verdi. Şiirlerinde tarih, medeniyet, İstanbul, aşk ve ölüm temalarını işleyen usta şair, Türk şiirinde kendine özgü bir üslup oluşturdu.

Beyatlı, ilk şiirlerini "Esrar" takma adıyla Selanik'te yaşadığı dönemde kaleme aldı, İrtika ve Malumat dergilerinde "Agah Kemal" takma adıyla Servet-i Fünun'u destekleyen şiirler yazdı.

Paris'te Fransız simgecilerinin şiirlerine yakınlık duyan usta edebiyatçının, Fransız şiiriyle kurduğu yakınlık, Türk şiirine de farklı pencereden bakmasını sağladı. Türk şiiri ve Türkçe söz sanatlarını inceleyen usta şair, "Mısra haysiyetimdir" sözüyle, şiirde ortaya konulan mısranın iç uyumuna ve musikiyle kusursuzlaştırılmasına dikkati çekti.

Nihad Sami Banarlı'nın "Yahya Kemal, her şiirini mutlaka milli üslupla söyleyen büyük tefekkür şairidir." yorumunu yaptığı Beyatlı, Batı şiirinin etkisiyle Batı'ya öykünmeyen yerli bir şiire yönelerek, geleneksel Türk şiirinin birikimini modern şiir anlayışıyla buluşturdu. Beyatlı, şiirlerinde biçime, ahenge, musikiye ve dil işçiliğine büyük önem verdi.

"İstanbul şairi" olarak görülen usta isim, "Ey talih! Ölümden de beterdir bu karanlık/Ey aşk! O gönüller sana mal oldular artık/Ey vuslat! O aşıkları efsununa ram et/Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et" mısralarıyla biten "Vuslat" şiirinde aşk ve sevgiliyle kavuşma anını şiirine yansıttı.

Usta kalem, "Süleymaniye'de Bayram Sabahı", "Ziyaret", "Atik Valide'den İnen Sokakta" adlı şiirlerinde tarih tutkusu ve sevgisini öne çıkardı.

Beyatlı'nın vefatından sonra yayımlanan eserleri

Sağlığında şiirlerini kitaplaştırmak istemeyen şairin vefatı üzerine, 7 Kasım 1959'da Yahya Kemal Enstitüsü kuruldu ve eserleri yayımlanmaya başladı. Usta kalemin, 1961'de "Kendi Gök Kubbemiz", 1962'de "Eski Şiirin Rüzgarıyla", 1963'te "Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş" ve 1976'da "Bitmemiş Şiirler" isimli şiir kitapları basıldı.

Yazarın, 1964'te "Aziz İstanbul", 1966'da "Eğil Dağlar: İstiklal Harbi", 1968'de "Siyasi Hikayeler", 1971'de "Edebiyata Dair", 1973'te "Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım", 1975'te "Tarih Musahabeleri", 1977'de "Mektuplar ve Makaleler" eserleri yayımlandı.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.