İstanbul'daki uluslararası uyuşturucu ticareti soruşturmasında 42 sanığa dava açıldı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul'da, uluslararası uyuşturucu ticareti soruşturmasında, organize suç örgütü elebaşlarının da aralarında bulunduğu 42 sanık hakkında dava açıldı.

İstanbul'da, uluslararası uyuşturucu ticareti soruşturmasında, organize suç örgütü elebaşlarının da aralarında bulunduğu 42 sanık hakkında dava açıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "uluslararası uyuşturucu madde ticareti yapmak" ve "suçtan elde edilen suç gelirlerini aklamak" suçlarını işledikleri gerekçesiyle birbirleriyle bağlantılı 4 organize suç örgütüne yönelik İstanbul merkezli Ankara, Diyarbakır, Kilis, Muğla, Mersin, Antalya, Kocaeli, Hakkari, Mardin, Van ve Balıkesir'de Haziran 2024'te düzenlenen "Kuyu-4" operasyonu sonucunda yakalanan şüphelilere ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı.

Aklama Suçu Soruşturma Bürosunca 13'ü tutuklu 42 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Friends Finansal Danışmanlık Tekstil Turizm İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi, Kurtar Otomotiv ve Turizm İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi, Loor Turizm ve Otelcilik Ticaret Limited Şirketi ile Zoraoğlu İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi "malen sorumlu" olarak yer aldı.

İddianamede, İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve uluslararası polis işbirliği çerçevesinde Europol kanalıyla temin edilen SKY-ECC isimli kriptolu haberleşme programının çözümlenme süreci, verilerin Türkiye'ye aktarılması, örgüt elebaşları İbrahim Kurtar ve Sezgin Kurtar ile örgüt üyesi sanıkların hangi ID koduyla bu programı kullandığına dair tespitlere yer verildi.

Örgütün yapısı ve üyelerinin rolleri, örgüt faaliyeti kapsamındaki suç teşkil eden eylemler ile sanıkların bu eylemlerden elde edilen mal varlığını gizlemek maksadıyla yaptıkları işlemleri de iddianamede anlatıldı.

İddianamede, SKY-ECC verilerinde yapılan ön incelemede, görüşme içeriklerinin tamamına yakınının, uyuşturucu madde ticareti ve uyuşturucu madde satışından elde edilen gelirlerin aklanmasına ilişkin olduğu, aklama eylemi için başvurulan en yaygın yöntemin ise "hawala" olduğu kaydedildi.

SKY-ECC isimli kriptolu haberleşme programının verilerinin çözümü neticesinde, uluslararası boyutta uyuşturucu madde sevkiyatı yapan birçok örgütsel yapının varlığının gün yüzüne çıkartıldığı ifade edilen iddianamede, tespitler neticesinde İbrahim Kurtar ve Sezgin Kurtar'ın elebaşılığında kurulan uluslararası uyuşturucu madde sevkiyatı yapan suç örgütünün tespit edildiği belirtildi.

Sanıkların mesajlaşmalarına iddianame yer verildi

İddianamede, sanık Sezgin Kurtar ile sanık Jalal Salımı Anbı'nın incelenen mesajlarından, 190 kilogramlık eroinin Ukrayna'nın Odesa kentine sevk edildiğinin anlaşıldığı, 6 Ağustos 2020 tarihli "Odesa'daki yetişti." şeklindeki mesajdan eroin maddesinin Hollanda'ya başarılı bir şekilde ulaştığının ifade edildiği aktarıldı.

Rusya Federasyonu İçişleri Bakanlığının 20 Mayıs 2021 tarihli yazısı ve eklerine yönelik incelemeye de yer verilen iddianamede, "Rusya Federasyonu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 23 Mart 2021 ile 14 Nisan 2021 tarihleri arasında Moskova bölgesinde, Balaşıha şehrinde 370 kilo 605,93 gram eroin maddesinin ele geçirildiği, Hüsnü Coşar, Özgür Bedir ve Miroslav Angelov Asenov isimli şahısların yakalandıkları anlaşılmıştır. Rusya Federasyonu yetkili makamlarınca yapılan çalışmalarda organizasyon içerisinde İbrahim Kurtar, Sezgin Kurtar, Kamuran Kurtar, Ömer Faruk Kurtar, Uğur Kurtar, Zeki Kurtar, Fatih Bedir ve İran vatandaşı Jalal Salımı Anbi isimli şahsıların da olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir." bilgileri verildi.

İddianamede, örgütün temel prensibinin, yabancı ülkelerden temin edilen veya imalathanelerde üretilen uyuşturucu maddeleri piyasaya sürerek veya yurt dışına göndererek haksız kazanç elde etmek ve bu kazancı sürekli hale getirmek olduğu vurgulandı.

Mesajlaşma çözümlemelerine göre, örgütsel yapı içerisindeki şüphelilerin, 2020 ve 2021 yılları arasında İran'dan tedarik ettikleri uyuşturucu maddeleri, Rusya üzerinden Avrupa ülkelerine sevkini sağladıkları, uyuşturucu maddelerin birçoğunun kolluk birimlerine yakalanmadan hedeflenen ülkelere gönderildiği, satışının da bu ülkelerdeki bağlantılı şahıslar aracılığıyla yapıldığı kaydedildi.

Suç geliri hawala yöntemiyle Türkiye'ye sokuldu

İddianamede, uyuşturucu maddelerin satışından elde edilen gelirlerin toplanarak "hawala" olarak bilinen sistemle döviz büroları ve kuyumcular aracılığıyla Türkiye'ye getirildiği aktarıldı.

"Hacı" ve "Hacı Adil" lakaplarıyla bahsedilen örgüt elebaşı İbrahim Kurtar'ın uyuşturucu madde sevkiyatlarında organizasyonun başındaki kişi olduğu belirtilen iddianamede, uyuşturucunun tedarik edilmesinden başlayarak, varış noktasına ulaştırılıp satışı yapılıktan sonra suç gelirlerinin kayıt dışı yollarla Türkiye'ye transfer edilmesi anına kadar tüm sürecin Kurtar'ın kontrolünde yürütüldüğü ifade edildi.

Tüm bu işlemlerin kontrolünün Sezgin Kurtar'ın vasıtasıyla sağlandığı anlatılan iddianamede, sevkiyatta rol alacak örgüt üyeleriyle genellikle Sezgin Kurtar'ın görüştüğü ve talimat aldığına, dolayısıyla Sezgin Kurtar'ın da örgüt yöneticisi pozisyonunda olduğuna işaret edildi.

İddianamede, sürecin içinde rol alan tüm kişilerin gerek İbrahim Kurtar'a gerekse de Sezgin Kurtar'a sıkı sıkıya bağlı bir şekilde çalıştıkları ve örgüt üyeleri üzerinde iki örgüt elebaşının da hakimiyetinin mevcut olduğu ifade edilerek, "Örgüt üyelerinin sevkiyat boyunca yaşanan tüm gelişmelerden örgüt yöneticilerini haberdar ettikleri, onların bilgisi ve onayı olmadan bir sonraki aşamaya geçmedikleri belirlenmiştir. Örgütün, başta İran olmak üzere bir çok ülkeden temin ettirdiği uyuşturucu maddeleri, başkaca ülkeler üzerinden Hollanda'ya sevkini sağladığı, Hollanda'da bulunan elemanları vasıtasıyla da uyuşturucuların satışını gerçekleştirip kazanç elde ettikten sonra da suç gelirini, hawala yöntemiyle ülkemize sokarak aklama eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır." değerlendirmesi yapıldı.

Ceza istemi

Sanıkların kiralık kasa hesapları dahil banka ve elektronik para kuruluşları nezdindeki varlıklarının, araçlarının, taşınmazlarının ve şirket ortaklık paylarının müsadere edilmesi talep edilen iddianamede, malen sorumlu şirketlere, idari para cezası verilmesi, güvenlik tedbiri uygulanması ve faaliyet izinlerinin iptal edilmesi istendi.

İddianamede, 13'ü tutuklu 41 sanığın, "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapmak", "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" ile "5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na muhalefet" suçlarından 2 yıl 4 ay ila 495 yıl arasında hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Örgüt elebaşı İbrahim Kurtar'ın ise "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak veya sağlamak" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" suçlarından 327 yıldan 495 yıla kadar hapis ve 50 milyon lira para cezası ile cezalandırılması, örgüt elebaşı olması nedeniyle diğer şüphelilerin işlediği suçlardan da sorumlu tutulması istendi.

İddianame, gönderildiği İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Mahkeme, İbrahim Kurtar'ın da aralarında bulunduğu 13 sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, 22 sanık hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına, 7 firari sanık hakkında ise yakalama emri çıkarılmasına hükmetti.

Heyet, duruşmanın 29 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında Marmara Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu'nun karşısındaki duruşma salonunda görülmesini kararlaştırdı.

Kaynak: AA / İrem Demir