İsrail saldırıları ve ablukası, Lübnan'ın güneyinde ekonomik çöküşü ve göç baskısını artırıyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine yönelik sürdüğü saldırılar, tarım ve hayvancılığı durma noktasına getirirken, bölgedeki sivillerin yaşam koşullarını da zorlaştırıyor. Ekonomik çöküş tehdidi altında yaşayan halk acil destek bekliyor.

ETHEM EMRE ÖZCAN/VESİM SEYFEDDİN - İsrail ordusunun, ateşkes anlaşmasının üzerinden bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen Lübnan'ın güneyindeki sınır yerleşimlerine yönelik saldırılarını sürdürmesi, sivilleri hedef alması ve tarım arazilerine erişimi engellemesi, bölgede göç baskısını artırırken geçim kaynaklarını ortadan kaldırarak yerel ekonomiyi de çökme noktasına getirdi.

Lübnan'ın güneyinde sınır hattına yakın beldeler, İsrail saldırıları ve ateşkes ihlalleri nedeniyle yaşamın giderek sürdürülemez hale geldiği bölgelere dönüştü. Bu sürecin başlangıcı, İsrail'in Ekim 2023'te Lübnan'a başlattığı saldırılara uzanıyor.

Saldırılar, güneydeki yerleşimlerde ağır yıkıma yol açarken, on binlerce kişiyi evlerini terk etmeye zorladı. Harabeye dönen beldelerde altyapı büyük ölçüde tahrip oldu, tarım ve hayvancılık faaliyetleri de neredeyse durma noktasına geldi.

Bölge halkı için 27 Kasım 2024'te varılan ateşkes, kısa süreli bir nefes alma umudu doğursa da İsrail ordusunun sürdürdüğü ihlaller, sahada kalıcı istikrarın sağlanmasına engel oluyor.

Hava ve kara saldırıları, sınır hattındaki beldelere baskınlar, açılan ateşler ve uygulanan kısıtlamalar; evlerine dönen ya da tüm zorluklara rağmen bölgeden ayrılmayan siviller için yaşamı güvensiz kılmayı sürdürüyor.

Bu durum, özellikle geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan kesimleri doğrudan etkiliyor. İsrail'in, Lübnanlı çiftçilerin sınır hattına yakın tarım arazilerine erişimini fiilen engellediği, ayrıca uçaklarla bu alanlara kimyasallar püskürttüğü ifade ediliyor.

Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), 2 Şubat'ta İsrail'e ait uçakların Lübnan'ın güneyine kimyasal maddeler püskürttüğünü bildirmişti.

Hayvancılıkla uğraşanlar da benzer bir baskı altında. İsrail'in sınır hattına yakın bölgelerde çobanlara ateş açması, hayvanların meralarda otlatılmasını zorlaştırıyor. Bu durum, üreticileri yem satın almaya zorlarken, artan maliyetler bölge halkının geçim koşullarını daha da ağırlaştırıyor.

Bölge sakinleri, sınır hattındaki yerleşimlerin İsrail'in fiili kuşatması altında bulunduğunu belirtiyor. Bu durumun tarım, hayvancılık ve ticaret faaliyetlerini durma noktasına getirdiği, ekonomik çöküşü derinleştirdiği ve halk arasındaki kaygı ve korkuyu artırdığı ifade ediliyor.

Hükümet desteğinin de hala sağlanmamasının halkı bölgeden ayrılmaya itebileceği belirtiliyor.

Acil destek çağrısı

Nebatiye vilayetine bağlı Hasbaya ilçesinde yer alan Arkub Belediyeler Birliği Başkanı Kasım Kadiri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölge halkının çok zor koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.

İsrail'in güneydeki halkı göçe zorlamayı amaçlayan bir "korkutma politikası" izlediğini belirten Kadiri, "Sınır köyleri fiili bir kuşatma altında. Artık halkın tarım arazilerine erişimi mümkün değil." dedi.

Tarım ve hayvancılığın durmasının istihdamı da neredeyse tamamen felç ettiğini vurgulayan Kadiri, Lübnan hükümetine bölgeden göçün önlenmesi için acil destek çağrısında bulundu.

Kadiri, gerekli bu desteğin sağlanmaması halinde halkın bölgeyi terk etmek zorunda kalabileceği uyarısında bulunarak "İsrail evleri, yolları ve hatta okulları hedef alıyor. Okulların kapanması da ailelerin toplu göçüne yol açabilir." ifadesini kullandı.

"Bölge halkı çözüm bekliyor"

Sınır hattındaki Şebaa beldesinde okul servis şoförü Selam Gıyad da İsrail saldırısı altındaki bölgede yaşam koşullarının "son derece kötü" bir seviyede olduğunu vurguladı.

Gıyad, bölgedeki istikrarsızlığın "tam anlamıyla bir ekonomik felce" yol açtığını, çalışma hayatının durma noktasına geldiğini ve hizmetlerin ciddi şekilde gerilediğini belirtti.

Bölgede hareketliliğin azalması nedeniyle okul taşımacılığı işi ile uğraşanların gelir kaynaklarını kaybettiğini dile getiren Gıyad, ailelerin temel yaşam giderlerini ve çocukların okul masraflarını karşılamakta zorlandığını kaydetti.

Belirsizlik içinde yaşayan halkın çözüm beklediğini aktaran Gıyad, ekonomik çöküşün bölge nüfusunun büyük bir kısmını etkilediğine dikkati çekti.

"Çok sayıda iş yeri kapandı"

Sınır hattındaki Hiyam beldesinden Muhammed Abdullah da memleketinin geçmişte ticari hareketlilik açısından önemli bir geçiş noktası olduğunu ancak İsrail saldırılarının bu canlılığı büyük ölçüde ortadan kaldırdığını söyledi.

"Son dönemdeki İsrail saldırıları, çok sayıda esnafı iş yerlerini kapatmaya ve bölgeden ayrılmaya zorladı." diyen Abdullah, sınır yakınındaki yolların güvenlik riskleri nedeniyle neredeyse tamamen boşaldığını ifade etti.

Abdullah, son dönemde güvenlik durumunun yeniden kötüleşmesinin birçok kişiyi bölgede kalma konusunu "yeniden düşünmeye" ittiğini dile getirdi.

Kaynak: AA / Ethem Emre Özcan - Güncel