El Halil Valisi Halid Dudin: "İsrail kenti 106 demir kapıyla kuşattı, kentteki 16 yol ve girişi kapattı"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kenti Valisi Halil Dudin, İsrail'in kenti 106 demir kapı ve toprak bariyerlerle kuşattığını, Harem-i İbrahim Camisi'nde işgali genişletme girişimlerinde bulunduğunu ve su krizini derinleştirdiğini açıkladı.

Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kenti Valisi Halid Dudin, İsrail'in El Halil kentini 106 demir kapıyla kuşattığını, ayrıca 16 yol ve giriş noktasını toprak bariyerlerle kapattığını belirtti.

Dudin, El Halil'de düzenlediği basın toplantısında, İsrail'in Harem-i İbrahim Camisi'nin çatısında ikinci gündür sürdürdüğü çalışmaları, mabedi tamamen işgal ederek kontrol altına almayı ve tarihi kimliğini değiştirmeyi amaçlayan bir planın parçası olarak nitelendirdi.

İsrail'in Harem-i İbrahim Camisi'nde elektrik panoları ve su tesisatı üzerinde birtakım çalışmalar yaptığını ve son 10 gündür de camide ezan okunmasını engellediğini ifade eden Dudin, bu adımların cami üzerindeki işgalini genişletme girişimi olduğunu söyledi.

Dudin, El Halil Valiliğinin, belediye, İmar Komitesi ve yerel kurumlarla birlikte Harem-i İbrahim Camisi ve avlularındaki Filistin varlığını güçlendirmeye yönelik bir plan hazırladığını, ayrıca İsrail'in uygulamalarının durdurulması için uluslararası platformlarda girişimlerde bulunduklarını kaydetti.

İsrail makamlarının son dönemde El Halil Belediyesinin Harem-i İbrahim Camisi'ndeki bazı idari yetkilerini kaldırarak bunları "Kiryat Arba" adlı Filistinlilerin topraklarının gasbedilmesiyle oluşturulan Yahudi yerleşim birimine bağlı sözde "Dini Konsey"e devrettiğini hatırlatan Dudin, Filistin tarafının bu adımı mabedin tarihi ve hukuki statüsüne yönelik bir ihlal olarak değerlendirdiğini vurguladı.

Basın toplantısında El Halil'e yönelik İsrail uygulamalarına da değinen Dudin, İsrail'in kent merkezi, köyler ve mülteci kamplarının girişlerine 106 demir kapı yerleştirdiğini, 16 yol ve giriş noktasını toprak bariyerlerle kapattığını, ayrıca 20'den fazla yeni yerleşim noktası kurulduğunu ve Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik 763 saldırı gerçekleştirdiğini söyledi.

İsrail'in kente verilen su miktarını azalttığını ve su kaynakları ile iletim hatlarına kısıtlamalar getirdiğini belirten Dudin, yaz mevsimiyle birlikte derinleşen su krizinin etkilerini azaltmak için yerel kurumların çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

El Halil ve Harem-i İbrahim Camisi'ne yönelik atılan adımlar

İsrail, 1994 yılında bir Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiği ve 29 Filistinli Müslüman'ın hayatını kaybettiği katliamın ardından Harem-i İbrahim Camisi'ni yüzde 63'ü Yahudilere, yüzde 37'si Müslümanlara ait olacak şekilde fiilen bölmüştü.

1997 tarihli El Halil Protokolü uyarınca Harem-i İbrahim Camisinin teknik ve hizmet alanlarındaki yönetimi El Halil Belediyesi, Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı ile El Halil İmar Komitesi tarafından yürütülüyordu.

Ancak İsrail ordusuna bağlı Sivil İdare Yüksek Planlama Konseyi, Ocak 2026'da Harem-i İbrahim Camisine ilişkin planlama yetkilerini El Halil Belediyesinden alma kararı vermişti. Kararın, belediyenin, cami avlusunun üstünün kapatılmasına yönelik İsrail taleplerini reddetmesinin ardından "inşaat ruhsatı sürecini kolaylaştırma" gerekçesiyle alındığı belirtilmişti.

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de, 16 Haziran 2026'ta El Halil kentinin idari ve güvenlik yapısına ilişkin "El Halil Anlaşması'nı" feshettiklerini duyurmuştu.

Kentin ilhakına ilişkin attıkları adımın "tarihi bir düzeltme" olduğunu savunan Smotrich, konuşmasında, "Oslo Anlaşmaları'nın en saçma protokollerinden biri yıllardır yürürlükteydi. Bu protokol uyarınca Yahudi topluluğuna ve kutsal mekanlara ilişkin yetkiler El Halil Belediyesine bağlıydı. Dün buna bir son verdik." ifadelerini kullanmıştı.

Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1997'de imzalanan El Halil Anlaşması, kenti "H1" ve "H2" olmak üzere iki bölgeye ayırmıştı.

Buna göre H1 bölgesinde güvenlik ve idare Filistin yönetimine verilirken, H2 bölgesinde yaklaşık 500 İsrailli ve 30 binden fazla Filistinli yaşamasına rağmen güvenlik İsrail ordusunun sorumluluğuna bırakılmıştı.

Kaynak: AA / Hosni Nedim
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.