İsrail, ateşkese rağmen Gazze'nin yüzde 63'ünü askeri kontrol altında tutuyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleİsrail, 1 yıl önce varılan ateşkese rağmen Gazze'deki işgal alanını genişleterek bölgenin yüzde 63'ünü askeri kontrol altına aldı. Filistinliler yaklaşık 133 kilometrekarelik alana sıkışırken ateşkesin ilanından bu yana 1471 kişi öldü, 5 bin 189 kişi yaralandı.
İsrail ordusu, 1 yıl önce varılan ateşkese rağmen Gazze'de işgal ettiği alanı her geçen gün genişletiyor ve Filistinlileri daracık bir alanda sıkıştırmaya devam ediyor.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, 10 Ekim 2025'te varılan ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının maddelerinden biri olarak, O dönemdeki anlık kontrol hattını göstermek üzere "Mavi Hat" olarak adlandırılan noktadan "Sarı Hat"a çekilen İsrail ordusu, o tarihten bu yana sürekli olarak hattı batıya doğru esnetiyor, doğuda işgal ettiği bölgelerdeki yerleşim alanlarını yıkmaya ve Gazze'nin coğrafi siluetini değiştirmeyi sürdürüyor.
İsrail, 1967'de "Altı Gün Savaşı"nda işgal ettiği Gazze'den, (Batı Şeria, Sina Yarımadası ve Golan Tepeleri'yle birlikte) 38 yıl sonra 2005'te çekilmiş (Tek Taraflı Çekilme Planı) ve burada inşa edilen yerleşimleri de tahliye etmişti.
Ancak İsrail, geri çekilmenin ardından özellikle de Hamas'ın 2006'da iktidara gelmesiyle birlikte defalarca Gazze'ye saldırı (Dökme Kurşun, Bulut Sütunu, Koruyucu Hat ve Surların Muhafızı) düzenlemiş, bölgeyi defalarca yıkmış ve binlerce insanı öldürmüştü. İsrail 2005'teki bu geri çekilmenin ardından Gazze'yi hava, kara ve denizden ablukaya almıştı.
Bugün gelinen noktada ise Ekim 2023'te başlayan soykırımın üzerinden 3, ateşkesin üzerinden de 1 yıl geçti ancak Gazze'deki yıkım, saldırılar, abluka ve işgal daha düşük bir ivmeyle de olsa devam ediyor.
Gazze bugün farklı renklerdeki hatlar (Mavi, Sarı, Turuncu ve Kırmızı hatlar), koridorlar ve kontrol noktalarından oluşan, yıkımın hüküm sürdüğü bir coğrafya. Filistinliler ise bu hatların kalıcı sınırlara dönüşmesi ve Nekbe'den bu yana yaşadıkları trajedinin bir kez daha tekerrür etmesinden korkuyor.
Ateşkes kağıt üzerinde kaldı, işgal derinleşti
İsrail ateşkesin ilk aşaması kapsamında Sarı Hat'a çekildi. Bu, 365 kilometrekarelik küçük bir coğrafyanın yaklaşık yüzde 53'lük bir kısmının işgal edilmesi anlamına geliyordu. Ama Tel Aviv yönetimi bununla da yetinmedi ve zaman içinde bu hattı batıya doğru genişletmeye ve Filistinlileri denize doğru sürmeye devam etti.
İsrail ordusu işe önce "farazi" olan bu hattı "ete kemiğe büründürmek" için sarı beton bloklar yerleştirmekle başladı ve ordudan da hatta yaklaşan ya da geçmeye çalışan herkese ateşle karşılık verileceğini duyurdu.
İsrail güçleri, 2026 yılında Kisufim Koridoru'ndan (Deyr el-Belah ile Han Yunus arasındaki koridor) kuzey ve güney yönünde sarı hatta paralel toprak siperler oluşturmaya başladı. Bu siperler kuzeyde Netzarim Koridoru'na, güneyde ise Han Yunus'a kadar uzandı.
Temmuz ayında bu toprak siperlerin uzunluğu 17 kilometreyi buldu. Bu siperler, Gazze'nin kuzeyinde sahil şeridinden doğuda Beyt Lahiya'ya kadar 5 kilometre derinliğe ulaşt. İsrail ordusu 2026 başından itibaren bu hattı sürekli olarak Filistinliler aleyhine genişletti ve daha sonra bu hatta "turuncu" renkli bir yenisi daha eklendi.
"Turuncu Hat" ibaresi ilk olarak 30 Nisan'da BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric tarafından bir basın toplantısında zikredildi. Dujarric, "kendilerine verilen başka bir renkli çizgi daha olduğunu, buna 'Turuncu Çizgi' dendiğini, insani yardım ekiplerinin bu hattın ötesindeki hareketleri için İsrail ile önceden koordinasyona girmesi gerektiğini" söyledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise 15 Mayıs 2026'da, Gazze Şeridi'nde işgal ettikleri bölgeyi yüzde 60'a çıkardıklarını açıkladı. Ama ordu bundan sonra da durmadı ve sürekli olarak hattı metrelerce içeri taşımaya devam etti.
Bugün gelinen noktada İsrail, Gazze'nin yüzde 63'lük kısmını askeri kontrol altında tutuyor. Bu da Gazze'nin sadece yaklaşık üçte birinin yani 365 kilometrekarelik bir alanın yaklaşık 133 kilometrekaresinin Gazzelilere kaldığı anlamına geliyor.
"Sarı Hat"ın genişlemesiyle Filistinlilerin hayatı daha da zorlaştı
İsrail'in Sarı Hattı batıya doğru genişletmesi, Filistinliler için sürekli zorunlu göç, yaşam alanlarının aşırı daralması, altyapı sorunları ve doğrudan hayati tehlike anlamına geliyor.
Zira İsrail ordusunun hattı her genişletişinde onlarca aile batıya doğru yer değiştirmek zorunda kalıyor. 3 yıldır, güvenli bir yer bulmak için defalarca yer değiştiren Filistinliler, ateşkese rağmen "göçebe" gibi yaşamaya devam ediyor. Sürekli batıya doğru göçle yaklaşık 2 milyon insan Gazze'nin yüzde 37'lik kısmında neredeyse üst üste yaşıyor.
İsrail ayrıca bölgeyi savunma hattı olarak görüp tehlike oluşturdukları iddiasıyla sürekli Filistinlilere saldırı düzenliyor. Hattın yeri sürekli değiştiği için de Filistinliler sabah uyandıklarında kendilerini aniden hattın "yasaklı" tarafında bulabiliyor ve İsrail tarafından doğrudan hedef alınabiliyor. Ateşkesin ilanından bu yana geçen 1 yıllık süre zarfında 1471 kişinin ölmesi ve 5 bin 189 kişinin yaralanması ihlallerin ne denli fazla olduğunu gösteriyor.
Ayrıca genişletilen bu hat, doğuda binlerce dönümlük tarım arazisi, sera ve zeytinliğin de işgal edilmesi ve Filistinlilerin temel gıda ve geçim kaynaklarına erişiminin kesilmesi anlamına geliyor.
Hattın sürekli genişletilmesiyle belediyelerin ana çöp toplama alanlarına ulaşması da imkansız hale geliyor. Belediyelerin çöp toplayamaması, çadırların yanı başlarında tonlarca katı atık birikmesine neden oluyor ve bu da halk sağlığını tehdit ediyor.
Geçmişte Gazze için kullanılan "açık hava hapishanesi" ifadesine bugün "gittikçe küçülen, hayatın en ilkel koşullarda devam ettiği, altyapının olmadığı, çadırlarda göçebe hayatın hüküm sürdüğü coğrafya" nitelemesini de eklemek gerekiyor.












