İran-Abd Görüşmeleri Öncesi Sahada Askeri Yığınak: Körfez'de Uçak Gemileri, Hürmüz'de Tatbikat
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ABD arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacak müzakereler öncesinde, ABD-İran görüşmelerine dolaylı olarak katılacağını söyledi. Öte yandan tarafların bölgedeki askeri konuşlanması dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Tahran Hürmüz Boğazı’nda kapsamlı bir deniz tatbikatı gerçekleştirirken, ABD bölgedeki askeri varlığını genişletmeyi sürdürüyor.
(ANKARA) - ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ABD arasında İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılacak müzakereler öncesinde, ABD-İran görüşmelerine dolaylı olarak katılacağını söyledi. Öte yandan tarafların bölgedeki askeri konuşlanması dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Tahran Hürmüz Boğazı'nda kapsamlı bir deniz tatbikatı gerçekleştirirken, ABD bölgedeki askeri varlığını genişletmeyi sürdürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One isimli Başkanlık uçağında, gazetecilere açıklama yaptı.
İran'ın nükleer programına ilişkin bugün Cenevre'de İran'la yapılması planlanan görüşmelere "dolaylı" olarak dahil olacağını söyleyen Trump, Tahran'ın bir anlaşma yapmak istediğine inandığını belirtti. İran'ın müzakerelerde uzun süredir sert bir tutum benimsediğini söyleyen ABD Başkanı, geçen yaz ABD'nin İran'daki nükleer tesisleri bombalamasıyla "bu tutumun sonuçlarını gördüğünü" söyledi.
ABD'nin bölgede artan askeri kapasitesi... Nerede ve var?
Öte yandan ABD, ikinci tur müzakereleri ile eş zamanlı olarak bölgeye askeri yığınak yapmayı sürdürüyor. Batı medyasında yer verilen haritalara göre, Umman Denizi'nde, ABD'ye ait Nimitz sınıfı USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden üç destroyerden oluşan bir taarruz grubu bulunuyor. Umman kıyılarında uçak gemisini destekleyen bir lojistik merkez, Basra Körfezi'nde Bahreyn kıyılarında üç muharip gemi, BAE-Katar açıklarında iki destroyer konuşlu.
ABD'nin İsrail çevresindeki askeri yığınağı ise Kızıldeniz'de bir güdümlü füze destroyeri, Doğu Akdeniz'de iki destroyer ve Ürdün'de saldırı ve savaş uçaklarından oluşuyor.
Ayrıca ABD'den ve Avrupa'dan bölgeye yakıt ikmal ve nakliye uçakları sevk edildiği de belirtiliyor. ABD'nin USS Gerald R. Ford uçak gemisini de Karayip kıyılarından Orta Doğu'ya sevk ettiği biliniyor ve geminin gelecek haftalarda bölgeye ulaşması bekleniyor.
Batı medyasına değerlendirmelerde bulunan askeri uzmanlara göre, mevcut konuşlanma, geçen yıl İran'ın nükleer tesislerine yönelik "Operation Midnight Hammer" operasyonu öncesine kıyasla daha uzun süreli ve yoğun bir saldırı kapasitesi sağlayabilecek nitelikte. Ancak bu askeri yığınağın müzakerelerde İran'a yönelik baskıyı artırmak amacıyla yapıldığı da öne çıkan değerlendirmeler arasında.
İran: Hürmüz'de tatbikat, füze mesajı
Bu arada, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Umman ile İran arasındaki Hürmüz Boğazı'nda deniz tatbikatı düzenledi. İran Devlet Televizyonu, IRGC'nin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda "Hürmüz Boğazı'nın Akıllı Kontrolü" adıyla geniş kapsamlı bir tatbikat başlattığını duyurdu. Haberde, tatbikatın denizden gelebilecek muhtemel tehditlere karşı "hızlı, kararlı ve kapsamlı" yanıt kapasitesini test etmeyi amaçladığı belirtildi. Tatbikat sırasında gemilerden füze atışları yapıldığı, IRGC Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur'un birlikleri denetlediği bildirildi.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, küresel enerji arzı açısından kritik bir geçiş noktası olarak görülüyor. İran daha önce, ABD ile olası bir çatışma halinde Hürmüz Boğazı'nı kapatabileceği yönünde uyarılarda bulunmuştu. İranlı yetkililer, bir ABD saldırısının karşılıksız kalmayacağını ve yanıtın bölge genelindeki ABD üslerini kapsayabileceğini belirtiyor. İranlı askeri sözcüler, olası bir savaşın "tüm bölge coğrafyasını kapsayacağını" ifade etti.
İran'ın askeri kapasitesi: Balistik ve seyir füzeleri
İran üzerine çalışan düşünce kuruluşları tarafından derlenen verilere göre, İran'ın kısa ve orta menzilli çok sayıda balistik füzesi bulunuyor. Bunlar arasında bin ila 2 bin kilometre menzile sahip katı ve sıvı yakıtlı sistemler ile 3 bin kilometreye kadar ulaşabilen seyir füzeleri yer alıyor.
Uzmanlara göre bu kapasite, İran'a bölgedeki ABD üslerini ve İsrail'i hedef alma imkanı veriyor. Tahran yönetimi, füze programını "savunma doktrininin temel unsuru" olarak görüyor ve müzakere konusu yapılmasına karşı çıkıyor. İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan 12 Gün Savaşı öncesinde yapılan ABD-İran görüşmelerinde de balistik füze kapasitesi gündeme gelmemişti.
ABD Dıişişleri Bakanı Marco Rubio'ya göre, ABD İran'ın yalnızca nükleer programını değil, balistik füze kapasitesini ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteği de görüşmelerde gündeme getirmeli. İran ise müzakerelerin yalnızca nükleer dosyayla sınırlı olması gerektiğini ifade ediyor.
Sahadaki askeri yığınak, tarafların müzakere masasına ciddi bir caydırıcılık hesaplamasıyla oturduğunu gösteriyor. Olası bir askeri tırmanma halinde çatışmanın yalnızca İran ile ABD arasında kalmayarak, Körfez ülkeleri ve İsrail'i de içine alabilecek geniş çaplı bir bölgesel savaşa dönüşme riskinden endişe duyuluyor.










