İDOB'un Afife balesi 28 yıl sonra AKM'de prömiyer yapıyor, biletler tükendi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
İDOB'un Afife balesi 28 yıl sonra AKM'de prömiyer yapıyor, biletler tükendi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Afife Jale'nin sanat mücadelesini sahneye taşıyan 'Afife' balesi, 28 yıl sonra yeni prodüksiyonuyla yarın AKM'de prömiyer yapacak. İDOB'un sahneleyeceği eserin prömiyer biletleri günler öncesinden tükendi, eser 14, 15, 17 ve 29 Ekim'de yeniden sahnelenecek.

Türk tiyatrosunun öncü isimlerinden Afife Jale'nin sanat mücadelesini sahneye taşıyan "Afife" balesi, 28 yıl sonra yeni prodüksiyonuyla Atatürk Kültür Merkezi'nde ( Akm ) sanatseverlerle buluşuyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) tarafından sahnelenecek eser, yarın AKM Türk Telekom Opera Salonu'nda prömiyer yapacak.

Bestesi Turgay Erdener'e, librettosu ve koreografisi Beyhan Murphy'ye ait eser, Afife Jale'nin özgürlük tutkusu, sahnede var olma mücadelesi, aşkları ve yaşamının farklı dönemlerini çağdaş bir sahne diliyle izleyiciye aktarıyor.

Eserin ilk ortaya çıkışı 1998'de oldu

Esere dair AA muhabirine açıklamada bulunan Beyhan Murphy, Afife Jale'nin hayatının sahneye taşınmasının önemli olduğunu belirterek, ilk olarak 1998'de Halk Sigorta, Haldun Dormen ve dönemin Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen'in girişimiyle böyle bir projeyi yapmak için kendisine teklif geldiğini söyledi.

Murphy, sürece dair, "Halk Sigorta, 'Bir Afife Balesi yapalım ve bunu Devlet Opera Balesine hediye edelim. Onların repertuvarında kalsın.' demiş. Ne kadar güzel bir şey. Keşke özel sektörden böyle daha çok teklif olsa da kocaman baleler yapılsa ve bize hediye edilse." ifadelerini kullandı.

"Afife" balesinin ilk olarak Ankara, İzmir, Samsun ve Antalya Devlet Opera Balesi'nde izleyiciyle buluştuğunu aktaran Murphy, İDOB tarafından da 2013-2014 sezonunda İstanbul'da sahnelendiğini dile getirdi.

Afife Jale'nin hayatı 4 dönem olarak sahneye yansıtılıyor

Murphy, Afife Jale'nin çok trajik bir hayat yaşadığına dikkati çekerek, "Şanssızlıklar var ve o zamanın şartları zor. Düşünsenize, kurallara aykırı işler yapıyor. Çok rahatsız ediliyor ve başarıları çok fazla." diye konuştu.

Eseri, sanatçının genç yaşlarından Selahattin Pınar ile evliliğine kadar dört bölüme ayırdığına işaret eden Murphy, şunları söyledi:

"Çoklu roller var. Dolayısıyla bir bale kumpanyasındaki birçok dansçının faydalanabileceği dramaturjik yapıya sahip bir eser. Zaten bu şekilde yazmıştım ve çok fazla bir şey değiştirmedim. Biraz sahne anlatımını güncelledik. Çünkü AKM'nin yeni hali teknolojik olarak tabii ki daha üstün eski halinden. Dolayısıyla biraz teknolojiden faydalandım."

Sahnede 30'dan fazla dansçı yer alacak

Beyhan Murphy, dans draması aracılığıyla hikaye anlatmayı sevdiğinin altını çizerek, Afife balesinde cesaret ve metanet kavramlarını ön planda tutmaya çalıştığını dile getirdi.

Afife Jale'nin genç yaşta vefat ettiğini aktaran Murphy, "Çok şanssızdı. Hakikaten onun trajedisini izleyici zaten hissediyor sahnede. Kalplerine dokunuyor. Ağlayanlar olabiliyor. Seyirciye dokunabilmek de güzel bir şey aslında." değerlendirmesinde bulundu.

Murphy, 30'dan fazla dansçının sahnede yer alacağını kaydederek, şu bilgileri verdi:

"Sahnede dört dönemi canlandıran dört Afife ile geçmişe bakıp geçmişi hatırlayan bir tane ana Afife var yani 5 Afife. Dört adamımız var. Kuzeni Ziya, Afife Jale'yi hayatı boyunca çok sevmiş. Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey. Onu tedavi eden doktor Suat ve Selahattin Pınar. Gayrimüslim bir aktris de var Eliza Binemeciyan. Eliza, bir nedenden dolayı o dönem Paris'ten dönemiyor. O gece, onun rolünü Afife bildiği için Eliuza'nın yerine paldır küldür sahneye çıkıyor. İlk sahneye çıkması da bu. Ayrıca yapımda Eliza Hanım'ın rolünün yanı sıra anne, baba, abla, abi rolleri var."

Afife balesinin bestesini Turgay Erdener'in hazırladığını söyleyen Murphy, "Beraber çok oturduk. Ben ona librettoyu yazıp verdim. Turgay da bu libretto üzerinden Afife'nin müziğini yazdı. Müzikte hiçbir değişiklik yapmadık, gerek yok AKM'de koşma mesafemiz çok iyi. Bir kulisten çıkıp dolanıp öbür kulisten girilmesi için dansçılar yetişsin diye ufak tefek eklemeler yaptık." dedi.

Afife Jale'nin hayatının dört dönemi dört farklı yorumla sahnede

Müslüman Türk kadınlarının sahneye çıkmasının önünde ciddi engellerin bulunduğu bir dönemde tiyatro sahnesine çıkan Afife Jale'nin yaşamı, eserde farklı dönemler üzerinden anlatılıyor.

Jale'nin hayatındaki dört ayrı dönem, dört farklı dansçı tarafından canlandırılırken, geçmiş ile bugün, gerçek ile hatıralar arasında kurulan anlatı, izleyiciyi sanatçının yaşamındaki mücadele, aşk ve kırılma anlarına götürüyor.

Yaşamının son döneminden geçmişine uzanan hatırlama yolculuğunda farklı evreler, "Altın Afife", "Kırmızı Afife", "Mor Afife" ve "Gümüş Afife" karakterleriyle sahneye yansıtılıyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrasını İbrahim Yazıcı'nın yöneteceği prodüksiyonun dekor tasarımını Efter Tunç, kostüm tasarımını Bahar Korçan, ışık tasarımını Cem Yılmazer, video tasarımını ise Aisha Hajiyeva üstleniyor.

Eserde Afife karakterini dönüşümlü olarak İlke Kodal ve Melike Manav canlandıracak. "Altın Afife" rolünde Berin Günay ve Aslı Ulu, "Kırmızı Afife" rolünde Gizem Atik Tuncay, Büşra Ay ve Nisa Deniz Ekmekçi, "Mor Afife" rolünde Deniz Kılınç Tunçeli, Büşra Ay ve Aslı Ulu, "Gümüş Afife" rolünde ise Berfu Elmas, Berin Günay ve Naz Kurtuluş dönüşümlü olarak sahne alacak.

İlk kez 1998'de Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen bale, İstanbul Devlet Opera ve Balesinin yorumuyla yeniden hayat buluyor.

Yarın AKM Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştirilecek prömiyer sanatseverlerden yoğun ilgi gördü, prömiyerin biletleri günler öncesinden tükendi.

Eser prömiyerinin ardından 14, 15, 17 ve 29 Ekim'de yeniden AKM Türk Telekom Opera Salonu'nda sahnelenecek.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.