Polonezköy'de orman nöbeti: Karbon ticaretine tepki

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul Barosu ve TOD, Polonezköy'de ormanların madencilik ve karbon ticaretiyle metalaştırılmasına karşı yürüyüş düzenledi. Prof. Dr. Tolunay, "Yangınlarda karbon stoğu atmosfere salınıyor" uyarısında bulundu.

(İSTANBUL) İstanbul Barosu ve Türkiye Ormancılar Derneği, Polonezköy'de düzenledikleri çevre yürüyüşünde Cumhurbaşkanı kararlarıyla orman dışına çıkarılan alanlara, maden şirketi kuşatmalarına ve ormanların "karbon yutak ormanları kuruyoruz" adı altında metalaştırılmasına karşı tepki gösterdi. Buluşmada konuşan Prof. Dr. Doğanay Tolunay, "yangın çıktığında hem karbonu depolayan canlı sistem yok oluyor hem de o ağaçların içinde on yıllardır birikmiş olan devasa karbon stoğu yanarak salım halinde atmosfere geri salınıyor. Yani atmosfere çift taraflı, telafisi imkansız bir darbe vurulmuş oluyor" dedi.

İstanbul'un hayati su kaynaklarını ve akciğerlerini barındıran Kuzey Ormanları'ndaki yapılaşma, madencilik faaliyetleri ve orman sınırlarının değiştirilmesi kararlarına karşı hukukçular ile bilim insanları tek ses oldu. İstanbul Barosu Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu ile Türkiye Ormancılar Derneği (TOD) Marmara Şubesi iş birliğiyle İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Prof. Dr. Gülen Özalp, Dr. Aytekin Ertaş ile Polonezköy Tabiat Parkı'nda geniş katılımlı doğa yürüyüşü gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 kişilik hukukçu ve doğasever grup, İstanbul'un akciğerlerini savunmak için bir araya geldi.

"ORMANLAR SÜREKLİ RUHSAT BASKISI ALTINDA"

Etkinliğin açılışında konuşan İstanbul Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Av. Esmanur Çağlak, Beykoz bölgesindeki ormanlık alanların son dönemde karşı karşıya kaldığı yapısal ve yasal tehlikelere dikkat çekti. İstanbul'un su ve nefes kaynağını savunmak adına her alanda kararlılıkla duracaklarını vurgulayan Çağlak, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün İstanbul Barosu olarak İstanbul'un su ve nefes kaynağı olan ormanlarımızı savunmak için buradayız. Özellikle içinde bulunduğumuz Beykoz ormanları, son yıllarda Cumhurbaşkanı kararlarıyla orman alanı olmaktan çıkarılan çok sayıda bölgeyi barındırıyor. Aynı zamanda bu hat, maden şirketlerinin de doğrudan odağında bulunan, sürekli ruhsat baskısı altındaki kritik bir alan. Hukukçular olarak hem ekolojik dengenin korunması hem de anayasal bir hak olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının tesisi için bu talan politikalarına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz."

Açılışın ardından söz alan TOD Marmara Şubesi Başkanı Sezai Kaya ise ormanları koruma bilincini yaygınlaştırmak amacıyla İstanbul Barosu ile birlikte Aydos, Belgrad Ormanı ve Şile'nin ardından dördüncü ortak saha etkinliğini gerçekleştirdiklerini belirtti. Polonezköy Tabiat Parkı'nın iyi bir koruma örneği teşkil ettiğini ancak mülkiyet sorunları ile kıyılardan ormana sızma girişimlerinin sürdüğünü belirten Kaya, "Kuzey Ormanlarının her bir parçası bir bütündür ve taviz verilemez" diyerek iş birliğinin süreceğini vurguladı.

"KARBON TİCARETİ" ÇELİŞKİLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Saha yürüyüşü esnasında orman ekosistemleri, iklim krizi ve karbon yutak alanları üzerine bir sunum yapan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, meclis gündemindeki Torba Kanun ile Orman Kanunu'na getirilen yeni maddelere ve "karbon ticareti" çelişkilerine dikkat çekti. Küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında tutulabilmesi için 2050 yılına kadar emisyonların sıfırlanması gerektiğini, ancak insanlığın yılda 60 milyar ton sera gazı salarken yutak alanların sadece 20 milyar tonunu emebildiğini belirten Tolunay, sistemin ticarileştirilmesini eleştirdi.

Türkiye'deki orman mevzuatının çelişkili yapısına da değinen Tolunay, "Mevcut yasamıza göre emek ve tabii olarak yetiştirilmiş ağaç toplulukları yerleriyle birlikte ormandır der. Ancak hemen ardından gelen 'Şunlar şunlar orman değildir' istisnaları ve bu istisnaların siyasi kararlarla sürekli genişletilmesi, orman bütünlüğünü bozmaktadır. İstanbul'daki tüm iğne yapraklı (ibreli) ormanlar –Beykoz'daki göknar ormanı ve Adalar'daki kızılçam gibi istisnalar hariç– ağaçlandırma ile sonradan getirilmiştir. Gerçek bir orman ekosistemi, sadece ağaçlardan ibaret değildir; kendine özgü iklimi, mikrobiyolojik toprak yapısı ve faunasıyla bir bütündür" uyarısında bulundu.

"TELAFİSİ İMKANSIZ DARBE VURULMUŞ OLUYOR"

Ağaçların kesilmesi durumunda sadece gelecekteki karbon tutma kapasitesinden mahrum kalınmadığını, olası yangınlarda felaketin boyutunun ikiye katlandığını vurgulayan Prof. Dr. Doğanay Tolunay, tehlikenin büyüklüğünü şu sözlerle özetledi:

"Bir ormanı yok ettiğinizde sadece onun gelecekte depolayacağı karbondan vazgeçmiş olmuyorsunuz. Bir de yangın ihtimalini düşünün; yangın çıktığında hem karbonu depolayan canlı sistem yok oluyor hem de o ağaçların içinde on yıllardır birikmiş olan devasa karbon stoğu yanarak salım halinde atmosfere geri salınıyor. Yani atmosfere çift taraflı, telafisi imkansız bir darbe vurulmuş oluyor."

"ASIL KARBON DEPOSU ORMAN TOPRAĞIDIR"

Doğru bilinen yanlışlar olduğunu da belirten Tolunay, fotosentezin ağaçların nefes alması değil "yemek yemesi" olduğunu, bu süreçten kalan şekerin oduna ve biyokütleye dönüştüğünü anlattı. Ormandaki dökülmüş yaprakların ölü örtünün ve devrilmiş yaşlı ağaçların ölü ağaçların sadece zengin bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapmadığını, aynı zamanda devasa birer karbon deposu olduğunu belirten Tolunay, "Dünya genelinde ağaçlar üstünde 500 milyar ton karbon depolanırken, orman topraklarında bu miktar 2 trilyon tondur. Yani asıl karbon deposu, ağaçların 4 katı kapasitesiyle orman toprağıdır" dedi.

Doğa yürüyüşünün ardından katılımcılar, Polonezköy Cam Sanat Merkezi ve Cam Atölyesi'ni ziyaret etti. Atölye sorumlusu ve cam sanatçısı Sertaç Bayraktar, grubu ağırlayarak merkezde yürütülen geleneksel cam sanatı çalışmalarını gösterdi. Katılımcılar, ormanların ve su kaynaklarının korunması adına verdikleri sözü yineleyerek, "Ormanlarımıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkıyoruz" yazılı ortak pankart arkasında Beykoz ormanlarını koruma kararlılıklarını bir kez daha deklare ettiler.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.