Gürsel Tekin'den "Vardar Ovası" Açıklaması

Gürsel Tekin'den 'Vardar Ovası' Açıklaması
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Bülent Arınç'ın 'Vardar Ovası' türküsünün söylenmesini istememesi ile ilgili yazılı basın açıklaması yaptı.

Chp Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Bülent Arınç'ın 'Vardar Ovası' türküsünün söylenmesini istememesi ile ilgili yazılı basın açıklaması yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, yaptığı basın yazılı açıklamasında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 'Vardar Ovası' adlı türküyü söylemek isteyen Bulgaristan Kültür Bakanlığı'nda ses sanatçısı olduğunu söyleyen Fahriye Güney'i engellemesine tepki gösterdi. Tekin açıklamasında, "Yasakçı ve sansürcü zihniyet, kendisini bir kez daha gösterdi. Ne yazık ki bu zihniyet Başbakan Yardımcısı koltuğunu işgal ediyor ve yine ne yazık ki bu zihniyet TRT'yi de yönetiyor" dedi. Arınç'ın 'Vardar Ovası' adlı türküyü söylemek isteyen bir kadını engelleme çabasının altında birkaç sebep olduğunu belirten Tekin, açıklamasında şu sözlere yer verdi:

"O türkü, vatan hasretini anlatır. Tarihsel bir gerçekliği ifade eder. Arınç'ın vatan sevgisi ve vatan hasretini anlayabilmesini beklemiyoruz. Zaten anlasa, türkünün söylemesine engel olmazdı.

Arınç, türküdeki rakı sözcüğünün Osmanlı dönemindeki toplumsal anlamını dahi bilmiyor. Bilmediği konulara girince, yasakçı ve sansürcü zihniyeti de ortalığa dökülüyor.

Ne yazık ki bu yasakçı ve sansürcü kafa, kamusal yayıncılığın en önemli sembollerinden biri olması gereken TRT'ye de hükmediyor. TRT'nin son yıllarda geçirdiği evrimin kaynağı da Arınç'ın sözleriyle ortaya çıkıyor. Türkiye, bu zihniyet tarafından yönetilmeyi hak etmiyor.

Vardar Ovası, vatan hasretini anlatan bir türküdür. Ülkesinden ayrılmak zorunda kalanların feryadıdır. Vatan toprağına aşkla bağlı olanların isyanıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ün o toprakların feryadını anlatan bu türküyü çok sevdiği bilinmektedir. Arınç, bu yüzden de türkünün söylenmesini istemiyor. Mustafa Kemal Atatürk'le sembolleşmiş olan her şeyle aklınca hesaplaşmak istiyor. Bu hesaplaşmaya değil Arınç'ın, hiç kimsenin gücü yetmez.

AKP yönetiminin Gezi Parkı direnişi sonrası kimyası bozuldu. Hergün saçmalama haklarını kullanıyorlar. Biri halkı tehdit ediyor, diğeri siyasetçileri. Bu korkunun ve tükenişin ifadesidir.

Ruh hali sürekli gelgitler yaşayan Arınç, dün de Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nu hedef almış. Aklınca, Kılıçdaroğlu'na tehditler savurmuş. Kılıçdaroğlu'nun da yargılanabileceğini söylemiş. Arınç'ın bu sözleri, yargının AKP iktidarının elinde nasıl bir tehdit mekanizmasına dönüştüğünün en açık göstergesidir. Arınç, biz istersek yargılatır, istersek mahkum ettiririz diyor ve aklınca bizi tehdit etmeye çalışıyor.

Bülent Arınç, bizim yargılanmaktan korkacağımızı sanıyor. Bizim arkamızda Deniz Feneri Davası yok. Bizim arkamızda AK-BİL yolsuzluğu dosyası yok. Bizim yetim hakkını yandaşa peşkeş çekme suçumuz yok. Suçu olanlar yargılanmaktan korksunlar. Arınç eğer birilerinin yargılanması gerektiğine inanıyorsa, dönsün yakın çalışma arkadaşlarına baksın. Biz defalarca dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasını istedik. Arınç ve AKP buna karşı çıktı. Yargılanmaktan korkanlar kendileridir. En büyük korkuları da birgün iktidardan düşüp yargılanacak olmalarıdır. Şimdi bu korkularını dışa vuruyor ve bizim de yargılanmaktan korkacağımızı sanıyorlar.

Arınç, Kemal Kılıçdaroğlu'nu tehdit etmeye ve CHP'lileri baskı altına almaya çalışıyor. CHP'nin onurlu tarihi, hiçbir baskı ve zulme boyun eğilmediğinin kanıtıdır. Arınç bizim tarihimizi öğrensin ve yargı sopasıyla bizi terbiye etmeye çalışmaktan vazgeçsin. Yasaklar, sansürler, tehditler, iktidar baskıları, CHP'ye vız gelir, tırıs gider. Arınç da bunu bilsin ve artık laf kalabalığı yapmaktan, yargıyı elindeki bir oyuncağa çevirmekten vazgeçsin." - İstanbul

Kaynak: Demirören Haber Ajansı