Fırat ve Kılıçdaroğlu İddiaları Tartıştı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Son Günlerdeki İddiaları TBMM'de 1.5 Saat Tartıştılar.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, son günlerdeki iddiaları TBMM'de 1.5 saat tartıştılar.
Tartışmayı yöneten gazeteci Uğur Dündar, tartışmacıların kırıcı olmayan bir üslup kullanacaklarına inandığını belirterek, kendisine gösterilen güven ve teveccühe teşekkür etti.
AK Parti'li Fırat, CHP'li Kılıçdaroğlu'na teşekkür ederek sözlerine başladı. Halkın büyük bir bölünün televizyonları başında bu tartışmaya kilitlendiğini belirten Fırat, ''Birileri belki şunu bekleyebilir; çok sert bir tartışma olacak. Biraz önce düellodan bahsediyordunuz. Biz düello filan yapmıyoruz. İkimizde siyasetçiyiz. Belli bir adap içerisinde konuşuruz ve bu adabın dışına çıkmayacağımızı hep beraber göreceğiz. O bakımdan, birileri belki hayal kırıklığına uğrarsa şimdiden özür dilerim'' dedi.
Dündar, daha sonra Kılıçdaroğlu'na söz verdi. Kılıçdaroğlu da Fırat'a teşekkür ettikten sonra, ''Bu toplantı, bir düello toplantısı değil. Siyasette ahlakı egemen kılma toplantısı olacak bu toplantı. Bu toplantı, sokaktaki yurttaşın rahat soramayacağı soruları, sorma toplantısı olacak. Bu toplantıda, siyasette yalanın çok uzun ömürlü olmayacağını, yine göreceğiz ve toplantıda tüyü bitmemiş yetimin hakkının nasıl arandığını hep beraber göreceğiz'' diye konuştu.
Gazeteci Dündar, daha sonra ilk sözü iddia sahibi olan CHP'li Kılıçdaroğlu'na verdi. Yaşamı boyunca hiç kimseye iftira atmadığını bildiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''İftira sözcüğü benim kitabımda yoktur. Söylediğim her şey, mutlaka ama mutlaka belgeye bağlıdır. Ben belgeyi bir fotokopi olarak algılamam. Mutlaka o belgenin orijinaliyle fotokopisini bulundururum. Hepiniz hatırlarsınız; Şaban Dişli olayını gündeme getirdiğimde, 'CHP Kurumsal kimlik olarak iftira atıyor, Kılıçdaroğlu iftira atıyor' dediler. Olayı sizin takdirinize bırakıyorum. Deniz Feneri olayını hepiniz biliyorsunuz. 'İftira atılıyor' deniyor, olay dalga dalga yayılıyor. Daha da büyüyecek gibi görünüyor. Almanya'nın en büyük dolandırıcılık davasında Mehmet Gürhan ile Zekeriya Karaman arasındaki ilişkiyi, genel vekaletnameyi yine ortaya koydum. Konu yine pek çok davaya konu olacak. Dolayısıyla söylediğim her şey doğrudur. Her şeyin belgesi vardır. İftira atmadım, öyle bir alışkanlığım da yoktur.''
-KONTROLÖR-
Daha sonra bir ihbar dilekçesi gösteren Kılıçdaroğlu, Başbakanlık Teftiş Kuruluna yazılan bu dilekçenin altında Dengir Mir Mehmet Fırat'ın imzasının yer aldığını iddia etti. Bu dilekçede, bir gümrük kontrolörünün, mal varlığında izah edilemeyecek haksız artış olduğu, varlığının eşi, çocukları ve kardeşleri üzerine geçildiği bilgisinin yer aldığını ifade etti.
Ukrayna Hükümetinin, Türkiye Cumhuriyet Gümrük İdaresine bir yazı göndererek, MENAS firmasının faturalarının sahte olabileceğini ve bunun incelenmesini istediğini, bunun üzerine olayın bu gümrük kontrolörüne intikal ettirildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
''Bu olaydan sonra Sayın Fırat, gümrük kontrolörünü şikayet ediyor. Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan, onay veriyor. 'Evet inceleyin bakalım buradan ne çıkacak' diyor. Olay inceleniyor. Kendisi, kardeşleri, küçük çocukları da dahil onlar, bütün yakınları yani, bu kontrolör arkadaşın 7 sülalesi inceleniyor. Sonunda iki müfettişin vardığı sonuç şu: 'Müfettişliğimizce yapılacak işlem bulunmadığı, bu konuda müfettişliğimizce soruşturma yapılmasına gerek olmadığı kanısına varılmıştır' deniliyor. Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da 'haklısınız' diyor.
Bir politikacının bir müfettişe yönelik olarak, 'mal varlığınızı çocuklarınızın ve kardeşlerinizin üzerine geçirdiniz ve incelendiğinde bu görülecektir' diye çok açık ve net bir ifade kullandıktan sonra, Başbakanlık Teftiş Kurulundan iki müfettişin aylarını ortaya vererek çıkardıkları sonuç; bu ihbar dilekçesinin fiyasko olduğudur. Muhbir ben değilim. Şikayetçi ben değilim. Ama olayın ortaya çıkmasını isteyen Sayın Fırat. Suçlanan müfettiş, suçlandığı bütün konulardan Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişlerince aklanıyor.''
Kılıçdaroğlu, Fırat'ın şikayetle yetinmediğini, gümrük kontrolörünü mahkemeye verdiğini, kontrolörün mahkemede de beraat ettiğini anlatarak mahkeme kararını okudu.
Kılıçdaroğlu, ''Sormak isterim; kim müfteridir, kim müfteri değildir? Benim söylediklerimin hepsi doğru çıktı'' diye konuştu.
-FIRAT'IN CEVABI-
Daha sonra Dündar, iddialara cevap vermesi için sözü AK Parti'li Fırat'a verdi. Fırat, hiçbir zaman Kılıçdaroğlu'na ''muhbir'' demediğini ifade ederek, ''Ben müfteri dedim. İkisinin arasında fark var. Muhbir 'ihbar edendir', müfteri 'iftira atandır.' Dolayısıyla ikisi farklı şeylerdir'' dedi.
Siyasetçi olmanın dışında, her vatandaş gibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu kaydeden Fırat, ''Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası'nın her vatandaşına verdiği hak ve yetkileri kullanma hakkına sahibim'' ifadesini kullandı.
Fırat, Kılıçdaroğlu'na, söz konusu gümrük kontrolörünün 2002 ve 2007 seçimlerinde CHP'den Diyarbakır milletvekili aday adayı olup olmadığını sordu. Fırat, ''Eğer aday adayı olmuşsa CHP ile organik bağı vardır'' dedi.
Hakkındaki iddianın haksız bir iddia olduğu kanısıyla şikayet hakkını yetkili merciler nezdinde kullandığını dile getiren Fırat, Kılıçdaroğlu'nun konuyla ilgili diğer belgeleri okumadığını söyledi. Belgelerin belli bir kısmının okunduğunu ancak devamının okunmadığını belirten Fırat, Başbakanlık Teftiş Kurulunun belgesinin, ''Mal beyanı yönünden bir suç oluşmadığını fakat haksız yere beni suçladığından mahkemeye sevk edilmesine karar verilmesi gerektiğini söylediğini'' anlattı.
Şikayetlerinden birisinin uygun bulunmadığını ancak diğerlerinin uygun bulunduğunu ve kontrolörün mahkemeye sevk edildiğini ifade eden Fırat, adı geçen kişinin, eşinin ve çocuklarının kendisi hakkında tazminat davası açtığını, mahkemenin bu davayı reddettiğini açıkladı ve mahkemenin ret gerekçesini okudu.












