15 Temmuz'un en genç şehidi Halil İbrahim Yıldırım'ın babası: 10 yıl geçse de o anı unutamıyorum

15 Temmuz'un en genç şehidi Halil İbrahim Yıldırım'ın babası: 10 yıl geçse de o anı unutamıyorum
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım'ın babası Bahaddin Yıldırım, o geceyi ve oğlunun unutamadığı son anlarını anlattı. Oğlunda o gün farklı bir hal olduğunu belirten Yıldırım, "Cumhurbaşkanı'mız 'Sokağa çıkın' dediği anda Halil İbrahim benden önce kalktı. Koşarken arkamda düştü, ben ayağı taşa takıldı sandım. Elimi başının altına koyunca kan vardı. Sonra biri 'Vurulmuş' dedi" ifadelerini kullandı.

  • 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde İstanbul'un en genç şehidi oldu.
  • Halil İbrahim Yıldırım'ın organları bağışlandı.
  • Babası Bahaddin Yıldırım, oğlunun darbe gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı üzerine sokağa çıktığını ve başından vurulduğunu anlattı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde İstanbul'un en genç şehidi olan 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım'ın babası Bahaddin Yıldırım, aradan geçen 10 yıla rağmen oğlunun şehit düştüğü gece yaşananları unutamıyor.

15 Temmuz hain darbe girişiminin İstanbul'daki en genç şehidi olan Halil İbrahim Yıldırım, 2016 yılında henüz 15 yaşındaydı. Şanlıurfalı 5 çocuklu bir ailenin oğlu olan Halil İbrahim, darbe girişiminin yaşandığı gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine babası Bahaddin Yıldırım ile birlikte demokrasiye sahip çıkmak için sokağa çıktı.  Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde darbecilere karşı direnen vatandaşların arasında yer alan Halil İbrahim, hain darbecilerin açtığı ateşte başına isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Halil İbrahim, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak şehit düştü.

ORGANLARI BAĞIŞLANDI

 Yıldırım'ın cenazesi, Bayrampaşa Muradiye Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Acılı aile, 15 yaşında şehit olan evlatlarının organlarını bağışlayarak başka insanlara hayat verdi.

Halil İbrahim Yıldırım'ın babası Bahaddin Yıldırım, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde oğlunun şehit olduğu geceyi ve aradan geçen 10 yılda yaşadıklarını anlattı. Tüm şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere de acil şifalar dileyen Yıldırım, 15 Temmuz gecesi çocuklarıyla birlikte parka giderek çay içtiklerini ve oyun oynadıklarını söyledi. Halil İbrahim'in isteği üzerine İncirli Parkı'na gittiklerini ve burada basketbol oynadıklarını anlatan Yıldırım, "Biraz oynadık, Halil İbrahim dedi ki 'Acıktım, kendime döner alayım mı?' Annesi para verdi, gitti geldi, baktım iki poğaça almış. 'Hayırdır, döner alacaktın?' dedim, 'Bu da yeter bana, çayla gider.' dedi." ifadelerini kullandı. 

"'BUGÜN HALİL İBRAHİM'DE BİR ŞEYLER VAR' DEDİM"

Çocuklarıyla bir süre daha parkta oyun oynadıklarını belirten Yıldırım, saat geç olunca eve gitmek istediklerini ancak Halil İbrahim'in biraz daha oyun oynamak istediğini söylemesi üzerine parkta kaldıklarını dile getirdi. Daha önce yer bulamadıkları parkta bu sefer kimsenin olmadığını belirten Yıldırım, "'Kimse yok.' dedim, 'Oynayacağız.' dedi, 'Hadi oynayalım.' dedim. Eşimle oturduk bankta, 'Bugün Halil İbrahim'de bir şeyler var.' dedim." diye konuştu.

Bir süre oynadıktan sonra eve gitmek üzere yola koyulduklarını ifade eden Yıldırım, bu sırada yolda bir kişinin kendisine "Darbe oluyor, içeri girin." dediğini, bunun üzerine hemen eve giderek televizyonu açtığını söyledi.

"CUMHURBAŞKANI'MIZ 'SOKAĞA ÇIKIN' DEDİĞİ ANDA HALİL İBRAHİM BENDEN ÖNCE KALKTI"

Baba Yıldırım, evde yaşananları şöyle anlattı:

"Halil İbrahim koltuğa başını koydu. 'Hayırdır?' dedim, 'Yatacağım.' dedi. 'Yatacaksan git yatağında yat.' dedim. Ondan sonra gitti, bir iki dakika geçmeden geri geldi, yastığı kucağına koymuş. 'Uyku tutmadı.' dedi, gözleri parlıyor. Televizyona bakıyorum. Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan 'Sokağa çıkın.' dediği anda Halil İbrahim benden önce kalktı, 'Hadi sokağa çıkalım.' dedi. Annesi 'Nereye gidiyorsun?' dedi, ben 'Biz de çıkalım.' dedim. Çıktık, ben aşağıda bekliyorum. Annesine 'Geliyor mu?' dedim, 'Geliyor.' dedi. Ondan sonra geldi, aşağıda berber dükkanı var, saçını düzeltti. Yolda yürürken arkadaşlar var, komşular var, gittikçe kalabalıklaşıyoruz. Sokağın başından dönerken ATM var, marketler var, 'Baba bunlar yarın öbür gün bu ekmeğin bitmeyeceğini mi sanıyorlar?' dedi."

"BİRİ 'VURUMUŞ, BU GİTTİ' DEYİNCE..."

Yıldırım, Halil İbrahim'in bir süre daha telefonla arkadaşlarını aradığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bayağı yürüdük, baktım ayakkabısının bağı çözülmüş, 'Bağlayacağım.' dedi, 'Bağla.' dedim. Bağlıyor, ben de başında bekliyorum, arkadaşları gidiyor, 'Baba koşalım, geç kaldık, arkadaşlar da gitti, biz geç kaldık.' dedi. Koştu, ben de koştum. Tuna Lisesi var, elektrik idaresinin karşısında. Ben döndüm, arkamda düştü. Ben ayağı taşa takıldı sandım. Baktım, telefonu yerde. Telefon kaldırıp 'Kalk İbrahim.' dedim, kalkmıyor. Elimi başının altına koyunca kan var. Sonra biri 'Vurulmuş, bu gitti.' dedi. Gitti deyince... Bilmiyoruz tabii şok oluyor insan."

Yıldırım, vatandaşların araba ayarladıklarını ve beyaz bir arabada iki kişinin geldiğini söyleyerek, "Arabaya aldık, tabii gidemiyoruz. Sokağın arasına girdik, oradan gittik hastaneye. Hastanedekiler dedi ki 'Kurşun sıyırmış.' Sonra baktı ki öyle değil. Yani vurulduğu an, teslim olmuş, şehit olmuş. Oradan Bağcılar Hastanesi'ne sevk ettiler. Orada da zaten bize söyleneni söylediler. Baba, kendi eliyle çocuklarını alıp mezara da götürüyor." ifadelerini kullandı.

"ALLAH BİZİ YERİMİZDEN ETMESİN"

Bu vatan için yaşadıklarını ve mücadele ettiklerini belirten Yıldırım, "Her zaman biz hazırız bu vatan için. İbrahim şehit oldu. Bize de inşallah Allah nasip eder. Duamız hep öyle. Kolay değil vatan. Yerinden edilenler var. Allah bizi yerimizden etmesin. Diğer ülkelerden kaçıp bize sığınabiliyorlar ama biz kimseye sığınamayız. Biz büyük milletiz. İnşallah Allah onlara fırsat vermesin." dedi.

"HER GÜN O ANI YAŞIYORUZ"

Yıldırım, 15 Temmuz'un üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen kendilerinin her gün o anı yaşadıklarını dile getirerek, "Ben her zaman söylerim, Türk milletine, kardeşlerime, vatanımıza sahip çıkalım. Büyük devlet, devletimize sahip çıkalım." şeklinde konuştu.

Kaynak: AA / Hamdi Dindirek