Eminağaoğlu: Bu Belirsizlik Hukuk Devletinde Olmaz

Ömer Faruk Eminağaoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda belirsizlik olduğunu, eğer süre 5 yıl ise 6 aylık zaman dilimi kalmasına rağmen hala belirsizlik bulunduğunu söyledi.
Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği'nce düzenlenen 'Hukukun Üstünlüğü' konulu söyleşiye katılan YARSAV eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda belirsizlik olduğunu, eğer süre 5 yıl ise 6 aylık zaman dilimi kalmasına rağmen hala belirsizlik bulunduğunu söyledi. Eminağaoğlu, "Eğer bir hukuk devleti isek bu kadar kısa süre kala böyle bir belirsizliğin yaşanmaması gerekiyor" dedi. Eminağaoğlu Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili yapılacak yasal düzenlemenin de Anayasa hükmü gereği 1 yıldan önce uygulanamayacağını söyledi.
Yaklaşık 200 kişinin izlediği söyleşide Ömer Faruk Eminağaoğlu öncelikle uzun süredir tartışılan Cumhurbaşkanlığı seçimi konusuna değindi. Mevcut Cumhurbaşkanı'nın 5 yıl mı, 7 yıl mı görev yapacağının hala belli olmadığını kaydeden Eminağaoğlu, "Eğer bir hukuk devleti isek bu kadar kısa bir süre kala böyle bir belirsizliğin yaşanmaması gerekiyor. Hukuk devletinde bu gibi belirsizliklerin olmaması herkesin süreçle ilgili olarak her türlü konuda aydınlatılması gerekiyor" dedi. Eminağaoğlu, seçme ve seçilme hakkına sahip bir yurttaş olarak YSK'ya Ekim ayında başvurduğunu belirterek şöyle devam etti:
YSK AÇIKLAMA YAPMADI
"Başvurumun temelinde eğer Cumhurbaşkanlığı seçimi 2012'de yapılacak ise YSK'nın bu konuda üzerine düşen görevi yapması, belli kararları alması gerekiyor. 2014'te ise, kamuoyunu aydınlatması yine gerekiyor. Şöyle ki, gündemden düşmeyen AB ilerleme raporları vardır. Bilirsiniz. AB ilerleme raporuna 2011 ilerleme raporunda Cumhurbaşkanı görev süresi 2012 de mi? 2014 te mi sona erecek? sorusu girmiş. YSK bu konuyla ilgili her hangi bir açıklama yapmadı. Hatırlarsak 2007 yılında TBMM 5 yıl için seçilmiş idi. TBMM 5 yıl için seçildikten sonra 2007 Temmuz ayında bir anayasa değişikliği yapıldı. TBMM 'nin görev süresi 4 yıla indirildi. Yani seçilmiş olan milletvekillerinin o dönemde seçilmiş milletvekililerinin görev süresi 4 yıla indirildi. 2 yıl sonra da Milletvekilliği Seçim Kanunu'nda değişiklik yapıldı. Orada da 5 yıl olayı 4 yıla indirildi. 2011'e geldiğimiz zaman bu şekilde. Dışişleri Bakanlığı gümrük kapılarında oy kullanılacak yürürlükteki yasa ve anayasa metnine göre her ne kadar 5 yıl için seçim yapılmış ise de, bağlayıcı olan, yürülükte olan, uygulanacak olan yürürlükteki metindir. Mevcut 5 yıl için seçilse de 2007'deki Anayasa değişikliğine göre görev yapacak olan Meclis 4 yıl görev yapacaktır."
YSK KARAR ALMAKTAN UZAK DURUYOR
Ömer Faruk Eminağaoğlu konuşmasında, şu anki metinlerin, YSK'nın ve YSK'daki o kararı alan kişilerin de bugün göreve devam eden aynı kişiler olduğunu belirterek, "Milletvekili seçimi ile ilgili olarak 5 yıl, 4 yıl konusunda ortaya çıkıp o kararı alan YSK, her nedense bugün Cumhurbaşkanlığı konusunda aynı kararı almaktan uzak durmaktadırlar. Bunu nasıl yorumlamak lazım?" diyerek şöyle devam etti:
ALDATMACA SÖZKONUSU
"Bu konuda 'TBMM'nin herhangi bir görevi var mı?' derseniz, çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili Meclise sunulan ama çıkmayan yasa var. Böyle bir yasanın çıkması şart mıdır? Anayasa der ki 'Cumhurbaşkanlığı seçimleri milletvekilliği seçimlerine ilişkin hükümlere göre yapılır.' Milletvekili seçimlerine ilişkin özel yasalarımız olduğuna göre o yasa çıkana kadar mevcut hükümler bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılması için yeterli. Yeni bir özel yasa çıkabilir. Ama çıkması zorunlu değil. Kaldı ki böyle bir özel yasa beklense, çıkacak olsa bile 1 yıl içerisinde uygulanamıyor. Neden? Anayasa'da bir hüküm var. 'Seçim yasalarındaki değişiklikler yürürlüğünden itibaren 1 yıl içerisindeki seçimlerde uygulanamaz' diye hüküm var. Diyelim ki bu gün Cumhurbaşkanı istifa etti veya hayatını kaybetti. Hemen yarın o özel yasayı çıkaracak olsanız bile o özel yasa o seçimde uygulanamaz. Meclis'ten açıklamalar yapılıyor. 'Henüz özel yasa çıkmadı, çıkacak, şöyle olacak, böyle olacak' Çıkarsalar bile 1 yıl içerisinde bu mevcut Anayasa karşısında o Anayasa değiştirilmediği sürece o özel yasa zaten uygulanamaz. Dolayısı ile burada kamuoyuna yönelik bir aldatmaca söz konusu."












