Ekren: "Parasal Büyüklükler Gelişmiş Ekonomilerde Yeteri Kadar İzlenmiyor"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Bazı Parasal Büyüklüklerin Gelişmiş Ekonomilerde Artık Yeteri Kadar Açık ve Şeffaf Biçimde İzlenmediğinin Gözden Kaçırılmaması Gerektiğine Kaydederek, "Ulusal Otoritelerin Gelişmiş ya da Gelişmekte Olan Otoritelerin Küresel Türbülansın Ortaya Çıkardığı Dezenflasyon ve Enflasyon Açmazıyla Karşı Karşıya Kalması Operasyonlarında İleriki Dönemlerde ...

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, bazı parasal büyüklüklerin gelişmiş ekonomilerde artık yeteri kadar açık ve şeffaf biçimde izlenmediğinin gözden kaçırılmaması gerektiğini kaydederek, "Ulusal otoritelerin gelişmiş ya da gelişmekte olan otoritelerin küresel türbülansın ortaya çıkarttığı dezenflasyon ve enflasyon açmazıyla karşı karşıya kalması operasyonlarında ileriki dönemlerde alınacak kararları adeta zorlamaktadır" dedi.

Ekren, TÜSİAD düzenlediği "Yurtdışı Finansal Piyasalardaki Gelişmeler Işığında Türk Bankacılık Sektörü: Eğilim ve Riskler" konulu konferansın açılışında yaptığı konuşmada, ağırlıklı olarak global krizin dünyaya etkisini değerlendirdi.

Merkez bankalarının faiz indirim süreçlerine bakıldığında, bazılarının çok saldırgan bazılarının oldukça nötr davrandığının görüldüğünü söyleyen Ekren, "Bu çerçeve içinde FED'in 2007 yılında 4.25 olan referans faiz oranını Nisan sonu itibariyle 2'ye düşürdüğünü dikkate aldığımızda özellikle bu ülkeden kaynaklanan kriz veya türbülansın boyutunun da ne kadar derin olduğu ve arka planının sorgulanması gerektiğini ortaya koyacak önemli bir göstergedir" dedi.

Ekren, Avrupa Merkez Bankası'nın istikrarlı bir trend göstermesi, İngiltere Merkez Bankası'nın az da olsa faizleri 5.50'den 5'e düşürmesi ve Japonya'nın da yine 0.50'de kalmasının da, ülkelerin geçmiş ekonomi ve finans tarihindeki tecrübeleri kadar gelecek olaylara bakma biçimini de kendilerine yansıttığı için üzerinde titizlikle durulması gerektiğini kaydetti. Ekren, bunun hem finansal otoriteler hem de uygulamacılar bakımından gelişmeleri izlemede kendilerine önemli ipucu sağlayacağını dile getirdi.

Ekren, küresel ekonomik entegrasyonda ülkelerin hem reel sektörleri hem de finansal sektörlerinin karşılıklı bağımlılığını dikkate alındığında Amerikan hane halkının her hareketinin sonuçlarının hem ABD için hem de ABD dışındaki bütün ekonomiler için çok farklı anlam ve mesajları olduğunu da gözden kaçırmamak gerektiğine dikkat çekti. Yükselen piyasalara bakış tarzı konusunda da ortak bir platform bulunmasının önemine de işaret eden Ekren, "Herhangi bir tedbir, yaklaşım ya da değişiklik söz konusu olduğunda otoritelerin

ya da bankaların, finansal kurumların üzerinde durması gereken en önemli konulardan bir tanesi de piyasadaki oyuncuların sadece göstergelere bakarak rasyonel davranmadığı veya davranmayacağı, ekonomi sosyolojisi dediğimiz kurumların ya da bireylerin kendi pozisyonlarının zorlandığı bir baskının da daha sonra sürü psikolojisine, diğerlerinin izleyebileceği ve ortaya çıkan sonucun beklediğimizden de farklı bir noktaya geleceğini gözden kaçırmamak gerekir" diye konuştu.

Ekren, sadece düzenleme ve denetim değil, hem kurumların kendi içinde hem de ekonomi yönetimiyle olan yönetişim kalitesinin artırılmasının kaçınılmaz olduğunu, bu sürecin, Türkiye gibi ülkeleri etkileme yön ve şekline bakıldığında, reel ve finansal etki alanından bahsedebileceklerini söyledi. Ekren, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin ve yükselen piyasaların muhtemelen karşılaşacağı en önemli konunun, bu alanlarda ortaya çıkacak stres düzeylerinin ve baskı alanlarının doğru teşhisi ve tespitinden sonra ortak bir finansal ve ekonomik yönetişim çerçevesinde olayı değerlendirmek ve gerekli inisiyatifleri kullanıldığını ifade etti. Bazı parasal büyüklüklerin gelişmiş ekonomilerde artık yeteri kadar açık ve şeffaf şekilde izlenmediğinin gözden kaçırılmaması gerektiğine işaret eden Ekren, "Ulusal otoritelerin gelişmiş ya da gelişmekte olan otoritelerin küresel türbülansın ortaya çıkarttığı dezenflasyon ve enflasyon açmazıyla karşı karşıya kalması operasyonlarında ileriki

dönemlerde alınacak kararları adeta zorlamaktadır" dedi. (ANKA)

(EYL/NB/ZG)

Kaynak: ANKA