Eğitim Sen İzmir 2 No'lu Şube: Bayraklı'da bir ortaokulda öğrencinin çantasında bıçak ve silah bulunduğu tespit edildi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Eğitim Sen İzmir 2 No'lu Şube, 30 Eylül'de Bayraklı Şehit Uğur Sarıkaya Ortaokulu'nda bir öğrencinin çantasında bıçak ve silah bulunduğunu belirterek, "Bu olay, okullarımızda yaşanan güvenlik sorunlarının ne kadar yakıcı hale geldiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Okullar; çocukların korkuyla değil güvenle bulunduğu, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı yaşamadan görev yaptığı kamusal alanlar olmak zorundadır" açıklamasını yaptı.
(İZMİR) - Eğitim Sen İzmir 2 No'lu Şube, 30 Eylül'de Bayraklı Şehit Uğur Sarıkaya Ortaokulu'nda bir öğrencinin çantasında bıçak ve silah bulunduğunu belirterek, "Bu olay, okullarımızda yaşanan güvenlik sorunlarının ne kadar yakıcı hale geldiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Okullar; çocukların korkuyla değil güvenle bulunduğu, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı yaşamadan görev yaptığı kamusal alanlar olmak zorundadır" açıklamasını yaptı.
Eğitim Sen İzmir 2 No'lu Şube, okullardaki güvenlik sorununa ilişkin yazılı açıklama yaptı. Son dönemde farklı illerde okullarda meydana gelen silahlı saldırılar ile öğrencilerin okula silah veya benzeri araçlarla geldiğine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğu kaydedilen açıklamada, İstanbul, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Manisa ve Osmaniye'de yaşanan saldırıların yanı sıra Mersin'in Tarsus ilçesi ve Van'da öğrencilerin çantalarında ya da üzerlerinde silah bulunduğuna ilişkin haberler hatırlatıldı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"30 Eylül Çarşamba günü Bayraklı Şehit Uğur Sarıkaya Ortaokulu' nda bir öğrencinin çantasında önce bıçak, ardından silah bulunduğunun tespit edildiği bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Bu olay, okullarımızda yaşanan güvenlik sorunlarının ne kadar yakıcı hale geldiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Okullar; çocukların korkuyla değil güvenle bulunduğu, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı yaşamadan görev yaptığı, bilimsel ve demokratik eğitimin sürdürüldüğü kamusal alanlar olmak zorundadır. Bir öğrencinin çantasında silah ya da bıçak bulunması ihtimali bile üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir durumken, yaşanan olayları yalnızca bireysel davranışlara indirgeyerek geçiştirmek kabul edilemez.
Okullarda yaşanan şiddeti yalnızca güvenlik görevlisi sayısını artırarak, okul kapılarına denetim noktaları koyarak önlemek mümkün değildir. Elbette okullarda acil güvenlik önlemleri alınmalı; öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkı derhal güvence altına alınmalıdır. Ancak kalıcı çözüm, şiddeti ortaya çıkaran toplumsal, ekonomik, psikolojik ve eğitsel koşulların bütünlüklü biçimde ele alınmasını gerektirmektedir. Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, yoksulluğun çocukların yaşamını doğrudan etkilediği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, şiddetin gündelik yaşamda ve kamusal dilde sıradanlaştırıldığı bir ortamda okulları bu sorunlardan bağımsız düşünemeyiz. Denetimsiz bireysel silahlanma, silaha erişimin kolaylığı, çocukların şiddet içeren ortamlara maruz kalması ve rehberlik hizmetlerinin yetersizliği de bu tablonun önemli nedenleridir.
Eğitim kurumlarını güvensizliğin, korkunun ve şiddetin mekanlarına dönüştüren koşulları ortadan kaldırmak kamusal bir yükümlülüktür. Okulların güvenliği yalnızca eğitim emekçilerinin ya da okul yönetimlerinin sorumluluğuna bırakılamaz. Bu sorumluluk, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarının ortak sorumluluğudur. Şiddetin olağanlaştırılmasına, yaşanan olayların münferit vakalar denilerek geçiştirilmesine ve gerekli önlemlerin ertelenmesine karşı sesimizi yükseltiyoruz. Bilimsel, demokratik, laik, eşit ve kamusal eğitim; güvenli okullarda mümkündür. Çocukların korkmadan öğrenebildiği, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı taşımadan çalışabildiği bir eğitim ortamı oluşturulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."












