Bornova'da kız arkadaşını öldürdüğü iddia edilen sanığın beraatı bozuldu, eksikler giderilecek

İzmir Bornova'da kız arkadaşı Duygu Bölükbaş'ı öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Emre T. ve halası S.T.'ye verilen beraat kararı, istinaf mahkemesi tarafından eksik inceleme ve delil yetersizliği gerekçesiyle bozuldu. Yeniden başlayan duruşmada mahkeme, kamera kayıtları ve diğer eksik belgelerin tamamlanmasına karar vererek duruşmayı 26 Kasım'a erteledi.
İZMİR'in Bornova ilçesinde, cesedi havlupana asılı bulunan kız arkadaşı Duygu Bölükbaş'ı (33) öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Emre T. (32) ile halası S.T.'ye verilen beraat kararının istinaf tarafından bozulmasının ardından, sanıklar yeniden hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti, olay günündeki apartman kamera kayıtlarına ulaşmak için kamera firmasına yazı yazılmasına ve diğer eksik belgelerin giderilmesine hükmedip, duruşmayı erteledi.
Olay, 3 Kasım 2022'de Bornova'da bir sitede meydana geldi. Bir firmada pazarlama müdürü olarak çalışan Duygu Bölükbaş, erkek arkadaşı Emre T. ile yaşadığı evin banyosunda havlupana çarşafla asılı halde ölü bulundu. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada Emre T. ile halası S.T., hem polise hem de aileye Bölükbaş'ın intihar ettiğini söyledi. İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü Biyoloji İhtisas Dairesi'nden alınan raporda Duygu'nun tırnak örneklerinde ve tişörtünde Emre T.'nin DNA'sının bulunduğu belirtildi. Bölükbaş'ın ailesi ve yakınları da verdikleri ifadelerde, Duygu Bölükbaş'ın intihara meyilli biri olmadığını belirtti. Soruşturmada, site güvenlik görevlilerinin ifadesinde, Emre T.'nin daha önce elinde bıçakla eve girmeye çalıştığı öğrenildi. Soruşturma sonunda elde edilen bilgi ve belgeler ışığında, olayın 'Kasten öldürme' suçu olduğunun değerlendirilmesi sonrası Emre T. hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Üzerine atılı suçlamaları reddeden Emre T., olaydan yaklaşık 1,5 yıl sonra 22 Mart'ta tutuklandı.
KARARA İTİRAZ EDİLDİ
Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede, Duygu Bölükbaş'ın çarşafla kendini asmasının mümkün olmadığına vurgu yapıldı. Savcı, Emre T. için 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, sanığın halası S.T. için 'Yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapis cezası isteminde bulundu. İddianame, İzmir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde kabul edildi. Sanık, yargılama süresince Duygu'nun intihar ettiğini savundu. Geçen yıl 30 Mayıs'ta görülen duruşmada karar çıktı. Sanıklara beraat verilirken, karara İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve şikayetçi avukatlarınca itiraz edildi. Öte yandan gerekçeli kararda; sanığın suçu işlediğine dair kesin, somut ve inandırıcı bir delil elde edilemediği, savunmalarının tutarlı olduğu, bu nedenle de 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği mahkumiyetine hükmedilemeyeceği kanaatine varıldığı kararda yazıldı.
İSTİNAFA KARARI BOZDU
İtirazların ardından dosya istinaf mahkemesine taşındı. Dosyayı inceleyen İzmir 4'üncü Ceza Dairesi, olay yerinde bulunan çarşafın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmesi gerektiğine vurgu yapıp, Duygu'nun, çarşafla kendisini banyodaki havlupana asmış olması halinde ölü muayene ve otopsi raporunda yazdığı gibi, 'boyundaki kemik kırığı ve izlerin' oluşmasının ve ölümün de bu nedenle meydana gelmesinin tıbben mümkün olup olmadığı' konusunda rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmediği belirtildi. Olaya ilişkin kamera kayıtlarının temin edildiği ancak görüntülerde saat kaydı olmadığı kaydedildi. Kameranın, sanığın saat 18.33'te otoparktan asansöre binip yukarı çıkmasının ardından Duygu ile yaşadıkları daireye dönüşünü de göstermesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca S.T.'nin hem kendi beyanına hem de sanık Emre'nin savunmasına göre aynı daireye ilk girişine dair görüntülerin de bulunması gerektiği ancak bu görüntülerin dosyada yer almadığı vurgulandı. Duygu Bölükbaşı'nın telefonunun WhatsApp ve sanal medya yönünden incelendiği, olay günü telefon ile arama ve aranma kayıtlarına dair inceleme yapılmadığı da belirtildi. Ceza Dairesi, bu konuyla ilgili bilirkişiden ek rapor alınması gerektiğine de kanaat getirdi. Ceza Dairesi, kamera kayıtlarının konusunda uzman bilirkişiye gönderilip saat kaydı bulunan kamera görüntüleri ve telefonların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kayıtları karşılaştırmalarının yapılmadığı, olayın kronolojik gelişiminin gerektiğinin gözetilmediğinin de altını çizildi. Tüm bu nedenlerden dolayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4'üncü Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği hükmün bozulmasına karar verip, dosyayı yeniden İzmir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.
EKSİKLER GİDERİLECEK
Bozma kararının ardından tutuksuz sanıklar İzmir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuksuz sanıkların yanı sıra Duygu Bölükbaş'ın annesi Nuriye Bölükbaş, babası Selahattin Bölükbaş, kardeşleri ile avukatlar ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri katıldı. Mahkeme başkanı, istinafta bozma sebepleri arasında gösterilen eksik belgelerin istenileceğini söyledi. Celsede söz verilen Bölükbaş'ın anne ve babası, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Tutuksuz sanık Emre T. ise suçsuz olduğunu belirtip, şehri terk etmeme şeklindeki adli kontrol talebinin kaldırılmasını istedi.
Mütalaasını sunan iddia makamı, sanığın mevcut adli kontrol durumunun devamı ve eksikliklerin giderilmesi yönünde görüş bildirdi. Mütalaanın ardından ara karar açıklandı. Sanığın mevcut adli kontrol durumunun devamına karar veren mahkeme heyeti, olay günündeki apartman kamera kayıtlarına ulaşmak için kamera firmasına yazı yazılmasına ve diğer eksik belgelerin giderilmesine hükmederek duruşmayı, 26 Kasım'a erteledi.















