Dünya Doğayı Koruma Vakfı, İstanbul seli sonrası dere yatakları için uyarıda bulundu
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Dünya Doğayı Koruma Vakfı, İstanbul'daki sel felaketinin ardından hayatını kaybeden iki yurttaş için başsağlığı diledi. Vakıf, iklime dirençli kentler için dere yatakları ve taşkın alanlarının yapılaşmaya açılmaması, imar planlarında korunması çağrısı yaptı.
(İSTANBUL) - Dünya Doğayı Koruma Vakfı, İstanbul'da yaşanan sel felaketinden dolayı, "Kentler planlanırken doğanın işleyişini gözeten, suya ve doğal alanlara yer açan bir yaklaşım benimsenmeli. İklime dirençli kentler için, dere yatakları ve taşkın alanları yapılaşmaya açılmamalı, imar planlarında korunmalı" açıklamasını yaptı.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı, İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin sosyal medya hesabından yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"İstanbul'da etkili olan şiddetli yağışların ardından hayatını kaybeden iki yurttaşımıza Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. İstanbul'da ve selden etkilenen diğer illerimizde yaşayan herkese geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, yeni can kayıplarının yaşanmamasını temenni ediyoruz. İklim krizi, aşırı yağışların daha sık ve şiddetli yaşanması riskini artırıyor. Yağışların afete dönüşmesinde ise kentlerin nasıl planlandığı, doğal alanların ne ölçüde korunduğu ve altyapının bu koşullara ne kadar hazır olduğu belirleyici rol oynuyor.
"DOĞAYLA UYUMLU KENTLER MÜMKÜN"
Kentler planlanırken doğanın işleyişini gözeten, suya ve doğal alanlara yer açan bir yaklaşım benimsenmeli. Yoğun yapılaşma nedeniyle suyun toprağa sızamaması, yeşil alanların azalması, dere yataklarının kapatılması ya da taşkın alanlarının yapılaşmaya açılması ve altyapının aşırı yağışlara hazır olmaması… Bütün bunlar, suyun doğal akışını engelleyerek sokaklarda, alt geçitlerde ve binalarda su baskınlarına yol açıyor. Çözüm, yağmur suyunu bir an önce kentten uzaklaştırmaya çalışmak değil, suya kent içinde yer açmak: Yağmur suyunu emen, tutan, yavaşlatan ve doğal yollarla toprağa süzülmesini sağlayan sünger şehirler.
İklime dirençli kentler için, dere yatakları ve taşkın alanları yapılaşmaya açılmamalı, imar planlarında korunmalı. Kapatılan dere yatakları, mümkün olan yerlerde yeniden açılmalı. Orman, yeşil alan ve sulak alanlar yapılaşmaya feda edilmemeli. Geçirgen zeminler, yeşil çatılar ve yağmur bahçeleri gibi yağmur suyunu tutan ve toprağa kazandıran sünger şehir uygulamaları yaygınlaştırılmalı. Park ve sokaklar dahil kamusal alanlardaki altyapı, aşırı yağışlara karşı güvenli ve dirençli hale getirilmeli; erken uyarı sistemleri güçlendirilmeli. Doğayla uyumlu kentler mümkün. Afetler geleceğimiz olmasın!"












