CHP TBMM Grup Toplantısı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, "Şehitlerin sırtına binerek bu ülkede sen Cumhurbaşkanı olamazsın" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, "Şehitlerin sırtına binerek bu ülkede sen Cumhurbaşkanı olamazsın" dedi.
Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, şehit annelerinin kendisine ısrarla "Bitsin bu olay" dediğini belirterek, bu olayların bitmesi için CHP'nin iktidar olması gerektiğini söyledi.
CHP'nin sorunların üzerinden gelebileceğini, çünkü aynı zamanda devlet adamı kimliği taşıdıklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Zamanı gelir risk de üstleniriz. Devlet adamlığı budur. Hiçbir yurttaşımın hayatı bir başka şeyden önemli değildir. Benim yurttaşımın, askerlerimin saçlarının teline zarar gelmesini istemem. Onların hepsi ana kuzusudur" dedi.
-"Bu bir patolojik vaka"-
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
" Recep Tayyip Erdoğan'a sormak isterim: 'Dicle kenarında dul bir kadının koyununu kurt kaparsa, Allah onun hesabını senden sorar.' Bu var. Bir iki koyun değil, beşer onar değil, binlerce gencecik kuzumuzu kurtlar kaptı. Ben merak ediyorum Recep Tayyip Erdoğan, her şehit haberinden sonra sen acaba aynaya nasıl bakıyorsun- Nasıl uyku uyuyabiliyorsun- O analar ağlarken, umutsuzluğa gömülürken sen çocuğunu nasıl sevebiliyorsun-
Memleketin dört bir yanında feryat figan yükseliyor, Recep Tayyip Erdoğan Rize'de, 60-70 yıl önce anasının basanın ne kadar yoksul olduğunu anlatıyor ve onunla kendini tatmin etmeye çalışıyor. İnsanda vicdan olur. 17 çocuğumuzu daha toprağa bile vermemiştik.
Bu bir patolojik vakadır. Sıradan insan olsaydı hekime teslim ederdik, zaten sorunumuz kalmazdı. Ama patolojik vakanın kendisi Başbakan. Hangi doktora teslim edeceğiz- Tek yolu Recep Tayyip Erdoğan'ı millete teslim etmek. O kadar ki Başbakan olduğu için iktidarı da patolojik hale getirdi. Düşünün Adalet Bakanı
'beni aşar' diyor, İçişleri Bakanı 'beni aşar' diyor, Çevre Bakanı 'beni aşar' diyor. Kim karar verecek- Recep Tayyip Erdoğan karar verecek.
Eğer bir iktidar, bütün Bakanlar Kurulu her kararında 'Bu beni aşar' diyorsa, o zaman bu ülkenin sorunları çözülemez. Kimse de AKP'yi çözümün merkezi görmesin. AKP, sorunların merkezidir, çözümün değil."
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, her şehit cenazesinden sonra, şehit yakınlarının yürüdüğünü ifade ederek, "Hepsi fakir fukara insanlar. Yemen Türküsü'nü biliyorsunuz, 'Zenginimiz bedel öder, askerimiz fakirdendir' der. O fakirlerin hakkını kim savunuyor- Onların hayatı bu kadar ucuz mu- Bu ülkeyi seven, insanını seven her yurttaşımızı, AKP'ye karşı daha dirençli olmaya davet ediyorum" diye konuştu.
-"İktidar şiddetin bir paçası..."-
Türkiye'nin pek çok sorunla karşı karşıya olduğunu, ülkenin şiddet sarmalından dışarı çıkamadığını belirten Kılıçdaroğlu, iktidarın da şiddetin bir paçası olmaya başladığını savundu.
Türkiye'nin toplumsal çatışma ortamına sürüklenmek istendiğini öne süren Kılılaçdorğlu, Anamuhalefet Partisi'nin Genel Başkanı olarak, bu konuda Hükümet'in dikkatini çekmesinin kendisinin bir görevi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ben geceleri rahat uyuyamıyorum, Beyefendi rahat uyuyor. Ben, 'Ne olacak bu memleketin geleceği-' diyorum, Beyefendi'nin umurunda bile değil. 'Ben nasıl Cumhurbaşkanı olacağım' diye düşünüyor. Şehitlerin sırtına binerek bu ülkede sen Cumhurbaşkanı olamazsın" diye konuştu.
AK Parti'nin hem içeride hem dışarıda 'bela arayan Hükümet' olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, böyle bir Hükümet'in Cumhuriyet tarihi boyunca görülmediğini söyledi.
Ülkede acı, gözyaşı, şiddet ve kinin olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu,
"Kendisini defalarca uyardım. 'Ya şiddet dilini kullanma ya sus' dedim. 'Hayır. Ben istediğim gibi konuşurum' dedi. Sen istediğin gibi konuş da bedelini bu milletin fakir fukarası ödüyor, senin ailen, çocukların ödemiyor" dedi.
-"Gensorudan şikayet ediyorlar"-
Demokrasilerde kendi halkına bu kadar ağır bedeller ödeten siyasal iktidarların koltuklarında oturamayacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Hele hele patolojik bir vaka hiç oturamaz" dedi.
Ancak sevginin egemen olduğu coğrafyada barış olabileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Anayasa, 'tasada ve kıvançta' olmaktan söz eder. Bu da birlik olmaktan geçer. O birliği sağlayacak olanlar da iktidarlar, yani yöneticilerdir. Eğer yöneticiler toplumu ayrıştırıyor, kutuplaştıyorsa, Türkiye'de barış, birlik sağlanamaz.
CHP'nin her zamandan fazla sorumlulukları var. Her CHP'linin sorumlulukları var. Biz parlamentoda bütün sorunları çözmek isteriz. Gensorudan şikayet ediyorlar. Gensoru iktidara hesap sorma yoludur. Sen yolsuzluk yapacaksın da ben gensoru vermeyecek miyim- Biz parlamentoda sorunları çözmek için çaba harcayan siyasal partiyiz. Hiçbir şeye kategorik olarak 'ret' cevabı vermedik. Ülkenin yararına olana 'evet' diyoruz, aksi halde 'hayır' diyeceğiz. Bu bizim görevimizdir.
Bize, 'CHP çözüm üretmez, CHP sadece eleştirir' dediler. Biz çözüm üreten partiyiz, çözümü dillendiren, çözüme katkı veren partiyiz. Çünkü biz halkın partisiyiz."
(Bitti)
Muhabir: Kubilay Çelik
Yayıncı: Kudret Topçu - TBMM














