CHP'li Sarıbal: TMO fiyatları çiftçiye ceza

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP'li Orhan Sarıbal, TMO'nun 2026 hububat alım fiyatlarının çiftçiyi cezalandırdığını, mazot ve gübreye gelen yüksek zamlar karşısında yetersiz kaldığını belirtti. Parti içi sorunların ise birlik ve dayanışmayla aşılacağını söyledi.

(TBMM) - CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "CHP'nin 38. Kurultay'a ilişkin yapılan tartışmalar hakkında ne düşünüyorsunuz ve bugün Sayın Özgür Özel'in başkanlığında gerçekleştirilecek grup toplantısına katılacak mısınız?" sorularına, "Parti ile  ilgili sorunlarımız vardır ama Cumhuriyet Halk Partisi bütün sorunlarını kendisi aşacaktır. Herkes bizim arkadaşımız, bütün Cumhuriyet Halk Partililer bizim partilimiz, üyelerimiz. Bizim iç meselemizi de biz kendimiz elbette çözmek durumundayız" yanıtını verdi.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Tarım ve Orman Bakanlığı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2026 hububat alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sarıbal, "Aslında bugün Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yaptığı açıklama açıkça şunu söylüyor: Buğdaya zam değil, aslında çiftçiye ceza. Neden bunu söyledim? Buğdayda yüzde 22,2'lik bir artış var. Arpada ise yüzde 15,9 artış var. Ne yazık ki yakın tarih itibarıyla mazottaki artış yaklaşık yüzde 58. Mazot 45 liralardan 70 liraya kadar çıktı. Peki gübrede? Yüzde 57 ile yüzde 104 arasında artış var. Peki siz ne yapmışsınız? Buğdaya yüzde 22,2, arpaya yüzde 15,9. Niye bunu böyle yapıyorsunuz? İthalat zinciri kopmasın diye. İthal edilir korkusuyla, daha doğrusu tehdidiyle hareket ediyorsunuz. Dünya piyasaları böyle diyerek hesap yapıyorsunuz" dedi.

İran savaşından dolayı etkilenen gübre fiyatlarına da değinen Sarıbal, yüzde 57 ile yüzde 100'ün üzerinde bir artış yaşandığını belirtti. Sarıbal, şunları kaydetti:

"Şimdi enflasyon fiyatlarına bakalım: Yüzde 32,4. Siz ne vermişsiniz buğdaya? Yüzde 22. Siz ne vermişsiniz arpaya? Yüzde 15,9. Peki bu, çiftçi için gelir, kazanç ve insanca yaşamı sağlayacak bir ücret midir, bir fiyat mıdır? Yoksa çiftçiyi cezalandırmak mıdır? Cezalandırmaktır. Çiftçinin borcunu defalarca burada söyledim. Çiftçi, tarihin en büyük borç batağında. 1 trilyon 300 milyarı geçti ve 2002'den bugüne kadar 500 kat civarında arttı. Eğer bu ülkede bir dekardan ortalama verim 600 kilonun üzerindeyse bu rakamı tartışabiliriz, olumlu bölümüne bakabiliriz. Ama ülkede ortalama buğday verimi 300 kilo ise bu fiyat gerçekten büyük bir ceza. Yani üretimi fazla olan, göreceli olarak biraz daha yüksek gelire sahip olacak; üretimi düşük olan ise daha az bir gelire sahip olacak. Oysa aynı gübreyi atacak. Hatta verimi yüksek olan yerlerin dışındaki yerlerde gübre daha çok kullanılacak. Orada mazot daha çok kullanılacak. Bu, büyük bir haksızlık."

"ŞİRKETLERE VE İTHALAT LOBİSİNE ALAN AÇAN BİR FİYATTIR BU"

Buğday gibi temel, stratejik bir üründe ve yüzde 75'in üzerinde kuru tarım, yani sulanamayan, sadece yağışa bağlı ekim yapılan yerlerde; büyük bir kısmının geleneksel tohum olarak, sertifikalı ve planlı üretim olmayan, elbette olan miktarın dışında olmayanlar için söylüyorum; buralarda bu gelir, adeta çiftçinin daha da çaresiz ve çözümsüz olduğunu, daha da onun için ceza olduğunu ortaya koyan bir tutumdur. O yüzden 400 kilonun altında, 300 kilonun altında üretim alınan yerlere başka bir destekleme; 400 ile 600 kilogram arasındaki üretim verimi alınan yerlere başka bir destekleme; 600 ile 800 kilogram ve üstü üretim verimi alınan yerlere başka bir destekleme miktarı mutlaka konmalıdır. Özellikle 300 kilodan bahsediyoruz. Türkiye'nin ortalaması 300 kilodan. Siz eğer bunu 500 kiloya ayarladıysanız, 500 kilonun altındaki insan daha perişan. Siz eğer bunu 400 kiloya ayarladıysanız, 400 kilonun altındaki insanlar, verim alan insanlar, daha da perişan. Şirketlere ve ithalat lobisine alan açan bir fiyattır bu. 16,50, buğday için görecelidir. Çok yüksek verim alanlar için bile yetmez. Ama özellikle 400 kilonun altında, 200 kilo, 300 kilo verim alan yerler için ağır bir cezadır. Bu henüz daha sezonun başı. Mazotun maliyeti yüzde 58 artmış. Gübrenin maliyeti yüzde 57 ile, çeşidine göre yüzde 100'ün üzerinde artmış ve siz ne yazık ki yüzde 20'lerin üzerinde bir fiyat farkı veriyorsunuz. Kısacası bu, çiftçiyi cezalandırmaktır. Buğday, bu ülkenin insanının karnını doyurduğu temel gıdadır. O yüzden yol yakınken bu fiyatları değiştirmek gerekir. Çünkü biliyoruz, çok farkındayız; para sorunu yok, tercih sorunu var. Eğer bu ülkenin 2026 bütçesinden 3 trilyona yakın, belki de geçecek, faize bütçeden pay ayırıyor iseniz, böyle bir tercihiniz var ise çiftçinin buğdayını desteklememek gibi bir tercih olamaz. Mesele parasızlık değildir. Mesele, ülke tarımını ve ülke çiftçisini ayakta tutmaktır. Sürdürülebilir bir üretim modelini desteklemektir. Şirketleri ve ithalat lobilerini sevindirmek değildir."

"CUMHURİYET HALK PARTİSİ BÜTÜN SORUNLARINI KENDİSİ AŞACAKTIR"

Bir gazetecinin, "CHP'nin 38. Kurultay'a ilişkin yapılan tartışmalar hakkında ne düşünüyorsunuz ve bugün Sayın Özgür Özel'in başkanlığında gerçekleştirilecek grup toplantısına katılacak mısınız?" sorularına Sarıbal, şu yanıtı verdi:

"Parti ile de ilgili sorunlarımız vardır ama Cumhuriyet Halk Partisi bütün sorunlarını kendisi aşacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi bu erdeme, bu tarihsel birikime sahiptir. Herkes bizim arkadaşımız, bütün Cumhuriyet Halk Partililer bizim partilimiz, üyelerimiz. Bu bizim iç, temel meselemizdir. Bizim iç meselemizi de biz kendimiz elbette çözmek durumundayız. Biz çözmezsek çözülmemesi için başta basın yayın organları olmak üzere bütün yapılar devrede olacaktır. O yüzden ben bütün arkadaşlarımı, bütün partililerimi sağduyuya ve birlik ve dayanışmaya davet ederek ve bu sarmaldan dayanışarak, birleşerek, konuşarak, bir araya gelerek çıkacağımızı düşünüyorum."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.