Çanakkale - Atatürk 1913'De Truva'ya Gelmiş

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (çomü) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Mart 1913 Tarihinde Çıktığı Askeri İnceleme Gezisi Sırasında Truva Antik Kenti'ne de Gezdiğini Söyledi.
ÇANAKKALE Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Mart 1913 tarihinde çıktığı askeri inceleme gezisi sırasında Truva Antik Kenti'ne de gezdiğini söyledi.
ÇOMÜ öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, Mustafa Kemal'in, tuttuğu küçük not defterinden birinde, Truva'yı ziyaretinden bahsettiğini anlattı. Bu bilgiyi, 2010 yılı içinde ''Çanakkale 1915 Mustafa Kemal Atatürk ve Modern Türkiye' konulu sempozyumda tebliğ olarak da sunduklarını hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Atabay, yaptığı incelemelerde, Mustafa Kemal Atatürk'ün Gelibolu Yarımadası'na karadan ve denizden yapılacak genel bir saldırı için 26 Mart 1913 yılında askeri inceleme gezisine çıktığını belirtti. Atatürk'ün 32 tane küçük not defteri bulunduğunu aktaran Atabay, ''Mustafa Kemal, bu defterleri Harp Okulundan başlamak üzere 1932 yılına kadar tutmuştur. Bu defterlerin 14 tanesi yayınlandı. 23 tanesi ise ATESE Başkanlığında, 8 tanesi Anıtkabir Müzesi'nde, 1 tanesi de Cumhurbaşkanlığı arşivinde bulunmaktadır. Şuana kadar henüz açıklanmayan bir not defterindeki kısa yazıda, Mustafa Kemal 1913 yılında Truva'yı ziyaret ettiğinden bahsediyor' dedi.
Bu gezide, Mustafa Kemal'in yaveriyle birlikte önce Gelibolu Yarımadası'na geldiğini belirten Yrd. Doç. Atabay, şöyle devam etti:
''Mustafa Kemal ilk olarak Bolayır'a gelmiş. Ortaköy Tayfur üzerinden Karainebeyli, Kumköy, Yalova, Akbaş ve Sestos'a geçmiştir. Güzergah üzerinde Büyük İskender'in ordusunu geçirdiği yeri incelemiş ve notlar almıştır. Sonra Bigalı Kalesi'nde öğle yemeğini yemiş ve Maydos'a (Eceabat) geçmiştir. Kilitbahir Köyü'ndeki Namazgah Tabyasının durumunu inceledikten sonra 26 Mart 1913 tarihinde akşam Kirte'de kaldı. Ertesi gün Seddülbahir Kalesine geldi. Bir tekne ile Anadolu yakasına geçti. Büyük İskender de buradan geçmişti zaten. Orhaniye Tabyasına uğradı. Yer değirmenlerini geçerek Yenişehir'e geldi. Aşil'in mezarı olarak bilinen yere baktı. Ardından Truva'ya gelmiş ve harabeleri gezmiş. Küçük not defterine notlar almış. Mustafa Kemal, bu askeri inceleme gezisi sırasında Büyük İskender'in savaşı nasıl gerçekleştirdiğini ve nasıl başarıya ulaştığını, coğrafi açıdan nasıl bir konuma sahip olduğunu çok iyi bildiği görülmekte ve Kolordusu'nun da harekat tarzı ve planlamasını bu örneği dikkate alarak sonuçlandırmak istediği görülmektedir. Mustafa Kemal 28 Mart 1913 tarihinde yeniden Gelibolu Yarımadası'na geçmiştir. Ziyaretten anlaşılan, Mustafa Kemal'in, 1915 yalında Çanakkale Kara Savaşları başladığı sırada Gelibolu Yarımadası'nın savunma sistemiyle ilgili ortaya koyduğu düşüncelerin daha 1913 yılında şekillendiğine bir örnek teşkil eder. Bu konu şimdiye kadar hiç dikkate alınmamıştı.'
HEKTOR VE ATATÜRK KIYASLAMASI
ÇOMÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Truva kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Rüstem Aslan ise Truva Savaşı ile Çanakkale Savaşı arasında büyük benzerlikler olduğunu belirterek, ''Truva Savaşı'na baktığımızda, Truva'yı Akhalılara karşı savunmak için Anadolu'dan gelen güçleri görüyoruz. Anadolu birliği var. Aynı savunma tarzını ve dayanışmayı Çanakkale Savaşları'nda da görüyoruz. Anadolu'nun her köşesinden insanlar bu bölgeyi savunmaya geliyorlar. Truva Savaşı'nın, Anadolu Birliği'nin sembolü, komutanı Hektor, Gelibolu'daki dayanışmanın, savunmanın en önemli ismi de Atatürk' dedi.
Doç. Dr. Aslan şöyle devam etti:
''Biz Truva'yı politik anlamda değerlendirdiğimizde doğunun batıya karşı, batının doğuya karşı verdiği bir savaş gibi görüyoruz. Tarihsel bir devamlılık söz konusu. Bu devamlılığı hep biz Fatih Sultan Mehmet'e kadar getiriyorduk. Stratejik açıdan önemli bu yerin tarihsel algılamasının Atatürk'e kadar devam ettiğini anlıyoruz. Atatürk askeri stratejik açıdan İlyada destanından, Truva Savaşı'ndan dersler çıkarıyor. Stratejik anlamda yeni sonuçlar ortaya çıkartıyor. Bunu Çanakkale savunmasında da bir şekilde uyguluyor. Belki bu ziyaret Atatürk için çok önemli olmayabilir. Fakat Truva için, buraya ziyaret eden tarihsel askeri kişilikler açısından çok önemli bir ziyaret. Truva Savaşını bilmeden Çanakkale Savaşlarını algılayamazsınız. Çanakkale Savaşları'nı algılayamadan Truva Savaşı'nı anlamlandıramazsınız. Çanakkale Savaşları Korfmann'ında söylediği gibi son Truva Savaşı'dır. İki savaş arasında çok önemli benzerlikler vardır sonuçlar açısından. Atatürk'ün Truva'yı ziyareti de bize bunu çok açık şekilde göstermektedir.'













