Böbreğiyle hayata tutunduğu eşine minnettar

- Zonguldak'ta böbrek yetmezliği nedeniyle 3 yıl diyaliz tedavisi gören Ayhan Özsoy, eşi İlknur Özsoy'dan yapılan böbrek nakli sayesinde 5 yıldır yaşamını sağlıklı sürdürüyor 61 yaşındaki Ayhan Özsoy: "Eşime duyduğum sevgi ve bağlılık daha da arttı. Zaten değer veriyorsun da daha hoşgörülü oluyorsun ona karşı. Kendini ona minnettar hissediyorsun"
Zonguldak'ta 3 yıl diyaliz tedavisi gören 61 yaşındaki Ayhan Özsoy, böbreğiyle hayata tutunduğu eşine minnettarlık duyuyor.
Evli, 2 çocuk ve 2 torun sahibi Ayhan Özsoy'a yaklaşık 8 yıl önce böbrek yetmezliği teşhisi konuldu.
İlk yıllarda hastalığın ilerleyeceğini düşünmeyen ancak zamanla artan şikayetler üzerine diyaliz tedavisi haftada 3 güne kadar çıkan Özsoy, yaşamını yeniden planlamak zorunda kaldı.
Böbrek nakil süreci başlayan Özsoy için ilk gönüllü kişi, o dönem 32 yıllık eşi İlknur Özsoy oldu. Ayrıntılı tetkiklerde eşinin böbreğinin uygun olduğunun belirlenmesi üzerine gerçekleştirilen nakille Ayhan Özsoy yeniden sağlığına kavuştu.
Ameliyatın ardından geçen 5 yılda herhangi sağlık sorunu yaşamayan Özsoy çifti, hastalıkta ve sağlıkta hayatı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor.
"Sağlık durumu el veren herkes organ bağışında bulunmalı"
İlknur Özsoy, AA muhabirine, eşinin böbrek yetmezliği tanısı almadan önce kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğünü, bu sebeple ilk etapta böbreklerdeki sorunun önemini kavrayamadıklarını söyledi.
Hastalığın ilerlemesiyle başlayan diyaliz sürecinin aile yaşamını tamamen değiştirdiğini belirten Özsoy, "Hayat tamamen diyaliz üzerine kuruldu. Başka bir hayat düşünülemez oldu. Sonra da nakil olayına karar verdik." dedi.
Özsoy, nakil kararı alındığında çocuklarının da böbreklerini vermek istediğini ancak ilk olarak kendisinin donör olmak istediğini, tetkikler sonucu da naklin uygun görüldüğünü dile getirerek, "Hayatı eşinizle paylaşıyorsunuz, onun sıkıntılarında, sancılarında, dertlerinde birebir yanındasınız ve onu görüyorsunuz. Eşi olarak en yakını olabilirim ama hiçbir şekilde kan bağımız yok, tutmayabilirdi de. Süreç biraz uzun. Vericinin tamamen sağlıklı olması gerekiyor. Çok şükür o zamandan bu zamana kadar da 5 yıl geçti." ifadelerini kullandı.
Kararıyla ilgili zaman zaman eleştirildiğini ancak eşine böbreğini vermekten hiçbir zaman pişmanlık duymadığını anlatan Özsoy, insanın, sevdiği kişinin yaşadığı zorluğa kayıtsız kalamayacağını, sağlık durumu elveren herkesin organ bağışında bulunması gerektiğini kaydetti.
Özsoy, organ bağışını "iyilik yapmak" olarak gördüğünü ifade ederek, "Beraber yaşlanacaksınız, beraber yol yürüyeceksiniz. Hayatımızın sonuna kadar beraber olacağız diye söz verdiyseniz, o yolu en dikensiz, dalgasız geçirmenin yollarını aramak gerekiyor. Bu da bir aşamaydı, onu geçirdik. Çok şükür sıkıntımız yok. Çocuklarımızı büyütmüşüz, torunlarımız olmuş. Hayatımızda bundan sonra isteyeceğimiz şey sağlıktı, sağlığımız da çok şükür yerinde." diye konuştu.
"Organ naklinin ardından yeniden özgürce yaşamaya başladım"
Ayhan Özsoy da hastalığı nedeniyle ticaret hayatını sonlandırmak zorunda kaldığını, diyalizin yaşamını büyük ölçüde kısıtladığını söyledi.
Eşinin böbreğini bağışlamayı teklif ettiği anı hiç unutamadığını belirten Özsoy, "Böbrek istenecek bir şey değil. Karım 'Böbreğim uyarsa vereceğim' dediğinde çok duygulandım. Böbrek uyarsa diyaliz benim için bitmiş olacaktı. Haftanın üç günü diyalizle geçiyordu, bu ağır bir olay. Böbrek nakil olayını duyunca haliyle çok sevindim, çok duygulandım." dedi.
Özsoy, organ naklinin ardından yeniden özgürce yaşamaya başladığını anlatarak, "Eşime duyduğum sevgi ve bağlılık daha da arttı. Zaten değer veriyorsun da daha hoşgörülü oluyorsun ona karşı. Kendini ona minnettar hissediyorsun. Kırmamaya çalışıyorsun. Daha evvel patavatsızlık yapıp kırabiliyordum şimdi kırmamaya özen gösteriyorum." ifadelerini kullandı.
Organ bağışının önemine dikkati çeken Özsoy, "Bir kadavranın olmasını, birinin ölüp de onun organlarının naklini beklemek gerekmiyor. Vücut sağlığı müsaitse herkes, yakınına, sevdiğine organ bağışı yapmalı. Yaşam mücadelesini beraberce göğüslemeli, katlanmalı. Herkesi organ bağışına davet ediyorum. Yeniden hayat vermek gibi bir şey bu. Yeni bir hayata kavuşuyorsun." diye konuştu.













