BMGK, Kızıldeniz'de Husilerin saldırılarının raporlanmasıyla ilgili kararı 6 ay daha uzattı
BMGK, Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılarını durdurmasını talep eden kararın raporlama süresini 6 ay daha uzattı. ABD ve Çin arasında karşılıklı suçlamalar yaşandı.
BİRLEŞMİŞ Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik tüm saldırıları derhal durdurmasına yönelik karar dahil ilgili raporlamaların 6 ay daha uzatılmasına karar verdi.
ABD ve Yunanistan'ın hazırladığı karar tasarısı, "Uluslararası Barış ve Güvenlik" adı altında toplanan BMGK'de oylamaya sunuldu.
BMGK'nin 10 Ocak 2024'te kabul ettiği Yemen'deki Husi milislerinin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik tüm saldırılarını derhal durdurmasını talep eden 2722 sayılı kararı ile ilgili raporlamanın 6 ay daha uzatılmasını talep eden tasarı için yapılan oylamada 13 üye "evet" derken, Rusya ve Çin çekimser kaldı.
BMGK'nin bugün kabul ettiği 2826 (2026) karar, Yemen ve Kızıldeniz üzerine alınan tüm BMGK kararlarına hatırlatmada bulunarak özellikle 2722 (2024) sayılı karar için raporlama talebini 15 Ocak 2027 tarihine kadar uzatıyor.
ABD ile Çin konseyde karşılıklı tartıştı
Kararın kabul edilmesinin ardından konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Husileri İran'ın "yandaşı" olmakla suçlayarak, denizlerde seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası barış ve refah için elzem olduğunu söyledi.
Waltz, BM raporlarına göre Çin merkezli birey veya kuruluşların İran ve Husilere "çift kullanımlı" bileşen ve uydu görüntüleri sağladığını aktararak, üye devletlere BM tavsiyelerine göre hareket etme çağrısı yaptı.
Bunun üzerine söz alan Çin'in BM Daimi Temsilci Yardımcısı Sun Lei ise ABD'nin, Yemen ve Kızıldeniz'deki mevcut durumdan "tartışılmaz bir şekilde sorumlu" olduğunu savunarak, ABD'ye önce kendi eylemlerini gözden geçirme çağrısında bulundu.
Lei, "ABD diğer ülkeleri vurmaya ve suçu başkalarına atmaya çalışmak yerine Yemen ve Kızıldeniz'de kalıcı barış için yapıcı çaba göstermelidir." ifadesini kullandı.
Yemen ve Kızıldeniz sorununun, Orta Doğu'daki genel gerilimden bağımsız olmadığını vurgulayan Lei, "Filistin sorunu, bunun merkezinde yer almaya devam ediyor. Gazze'deki ateşkes anlaşması henüz gerçek bir barış getirmedi." dedi.







