Bitlis'te asırların izini taşıyan Ayasofya Cami ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor

Bitlis'in Tatvan ilçesinde, milattan sonra 500'lü yıllarda kilise olarak inşa edilip 1930'dan beri cami olarak kullanılan Çekmece Köyü Ayasofya Camisi, restore edilerek turizme kazandırıldı. Türkiye'deki 9 Ayasofya Camisi'nden biri olan yapı, Nemrut Kalderası güzergahında yer alıyor ve taş işçiliğiyle dikkat çekiyor.
ŞENER TOKTAŞ/BERFİN SİDAR AŞİT - Bitlis'in Tatvan ilçesinde bulunan ve kiliseden dönüştürülen Çekmece Köyü Ayasofya Cami, tarihi dokusuyla ve ihtişamlı mimarisiyle ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor.
Nemrut Dağı eteğindeki Çekmece köyünde kitabesi bulunmadığı için milattan sonra 500'lü yıllarda kesme taştan inşa edildiği değerlendirilen tarihi yapı, 1930'dan bu yana cami olarak kullanılıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğünün koordinesinde 2013-2015 yılları arasında restore edilerek yeniden turizme kazandırılan tarihi cami, taş işçiliği ve mimari detaylarıyla öne çıkıyor.
İnanç ve kültür turizmi açısından kentin en önemli değerleri arasında yer alan cami, gün yüzüne çıkarılan tarihi dokusu, ihtişamlı mimarisi, duvarlarındaki motifler, süslemeler ve yazılar ile her yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor.
"Türkiye'deki 9 Ayasofya Camisi'nden biri"
Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü Sanat Eserleri Şube Müdürü Taha Mamuk, AA muhabirine, Tatvan'ın Çekmece köyündeki Ayasofya Cami'nin, ülkedeki küçük Ayasofya camilerinden biri olduğunu söyledi.
Bilimsel olarak Türkiye'de 9 Ayasofya Cami'nin bulunduğunu belirten Mamuk, şöyle konuştu:
"Bu camilerden biri Bitlis'in Tatvan ilçesinde Nemrut Kalderası güzergahındaki Çekmece köyünde yer alıyor. Türkiye'deki 9 Ayasofya Camisi'nden biri. Bu caminin milattan sonra 500'lü yıllarda inşa edildiği bilinmektedir. Restorasyonlarda inşasıyla ilgili kitabeye rastlamadık ama bilimsel verilere dayanarak benzer kiliselerle kıyaslandığında bu tarihte inşa edildiği düşünülmektedir."
Kentte bulunan 71 kültür varlığının yüzde 90'ından fazlasını restore ettiklerini anlatan Mamuk, 2013-2015 yılları arasında Çekmece Köyü Ayasofya Camisi'ni de restore ederek ibadete açtıkları bilgisini verdi.
Tarihi yapının 1930'lu yıllardan itibaren cami olarak ibadete açıldığını dile getiren Mamuk, şunları kaydetti:
"Nemrut yolu üzerinde olduğu için turizm açısından da kıymetli bir eserimiz. Kiliseden camiye dönüştürülen bir eser olması hasebiyle Ayasofya Cami olarak isim altlığı bu şekilde oluşturuluyor. Bu şekilde Trabzon'da, İstanbul'da ve belli yerlerde 9 Ayasofya Cami bulunuyor. Burası kiliseden camiye dönüştürülen bir yapı olduğu için kıymetli. Bitlis'te han, medrese ve çeşitli camiler bulunmaktadır ama kiliseden camiye dönmüş tek eserimiz bu. Dolayısıyla bölgemizde turizm açısından değerli bir eserimiz."
Nemrut Kalderası güzergahındaki caminin ziyaretçilerin uğrak yeri olduğunu anlatan Mamuk, "Bitlis yerelinde bölgemizin en önemli ve nadide eserlerinden biri tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Bu yapı şehrimizin önemli kültür varlıklarından biri niteliğindedir." dedi.
"Camimiz 3 bölümden oluşuyor"
Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğünde görev yapan mimar Metin Akşit ise tarihi yapının kentin önemli kültür varlıklarından biri olduğunu vurguladı.
Caminin mihrap nişi ve minaresinin eklenmesiyle şu anki halini aldığını anlatan Akşit, "Detaylı bir restorasyondan geçirilen ve volkan tüfü olan Nemrut kesme taştan yapılan camimiz üç bölümden oluşuyor. Düz dam örtülü bir yapıya sahiptir." ifadelerini kullandı.
Bölgede turizmin gelişmesiyle kültür varlıklarına talebin her geçen gün arttığını dile getiren Akşit, yapının barındırdığı mimari ögeleriyle ilgi çektiğini söyledi.
Akşit, "Gelen vatandaşlarımız camideki bezemeleri, işlemeleri ve taşlara işlenen yazıtları inceliyor. Nemrut güzergahında bulunması da yoğun bir turist potansiyeli oluşturuyor. Buraya gelen yerli ve yabancı turistlerin şehrimize de katkısı oluyor." dedi.
Çekmece köyü muhtarı Mahir Akhan da Nemrut bölgesine gelenlerin camiyi de ziyaret ettiğini belirtti.













