Bitkisel Hayatta Yaşamından Ümit Kesilmişken Hayata Dönen Gencin Babası Yaşadıklarını Anlattı

Kastamonu'da Geçirdiği Trafik Kazası Sonrasında 1 Ay Kadar Yoğun Bakımda Yatan ve Beyin Ölümü Gerçekleşen, Ancak Yaşam Destek Ünitesinin Çekilmesine Karar Verilmesinin Ardından Yeniden Hayata Dönen Hamdi Mantar'ın Babası Hasan Mantar Yaşadıklarını Anlattı.
Kastamonu'da geçirdiği trafik kazası sonrasında 1 ay kadar yoğun bakımda yatan ve beyin ölümü gerçekleşen, ancak yaşam destek ünitesinin çekilmesine karar verilmesinin ardından yeniden hayata dönen Hamdi Mantar'ın babası Hasan Mantar yaşadıklarını anlattı.
22 Mayıs Salı günü askere gitmesine 3 gün kala Kastamonu'nun girişindeki bir benzinlikte motosikleti ile kaza yapan Hamdi Mantar'ın babası Hasan Mantar yaşadıklarını İHA'ya anlattı. Kaza geçirdiğinde oğlunun sülüsünün cebinde olduğunu ve asker konvoyunda kaza olmasından korktuklarını belirten Hasan Mantar, kazayı gören bir postacının, kendisine arkasında 'Mantar' yazan bir motosikletli gencin kaza yaptığını söylediğini anlattı. Mantar, bunun oğlu olduğunu anladığını ve hemen olay yerine koştuğunu
belirterek, oğlunun devlet hastanesine kaldırılmış olduğunu duyduğunu söyledi. Devlet hastanesinde oğlunun yaşamından ümidin kesildiğini ve özel hastaneye kaldırdıklarını belirten Mantar, şunları kaydetti:
"Özel hastaneye kaldırdık. 24 Mayıs'ta özel hastaneye kaldırıldı. Özel hastanede bakım daha bambaşka. Bu arada oğlum komadaydı. 12 gün komada yattı. Oksijenle yaşadı. 12 gün sonra doktoru 'Tıbbın yapabileceği birşey kalmadı. Oksijeni çekeyim mi? Hazırlığınızı yapın. Gerisi Allah'a kalmış' dedi. Ben 'çekmeyin' dedim. 'Annesi gelsin' dedim. Ben günde 5 dakika doktor elbisesiyle yanına giriyordum. 'Annesi iyi değil, ikisine birden hiç dayanamam' dedim. 'Yarın sabah normal bir ziyaret gibi annesini
getireyim. O zamana kadar bir mucize olmazsa, ki benim inancım var'. Sabahleyin annesini getirdim. Ayrı odaya aldım. Yani doktor annesine iğne yapıp kontrol altına alacak sonra oksijeni kesecek, biz de cenazemizi alacağız. Bu arada köyümüzde mezarı kazıldı, kabir kurbanı kesildi. Yani bir cenaze için gereken ne ise yapıldı. Ama ben o gece sabaha kadar namaz kıldım. Yatsı namazını saat 01.00'de kıldım. Ben bugüne kadar kendim için bile ağlamadım. Döktüğüm gözyaşı seccadeyi ıslattı, sabah namazına kadar.
Sabah erkenden gittik. Annesini uyutmaya çalışıyoruz. Doktora 'bir an önce uyutur musunuz? dedim. Bu arada hastanenin önünde 300-400 kişi gelmiş. Herkes 'başın sağolsun' diyordu. Ben annesi duymasın diye işaret ediyordum. Doktor o arada 'annesini uyutmaya gerek yok' dedi. 'Gözleri reaksiyon verdi' dedi. 'Duamız kabul oldu' dedim. Biz sevinçten yeni bir şoka girdik. 'Çekin' deseydim çocuk gidiyordu. Kendi elimizle ipini çekmiş olacaktık. Ama sabaha kadar reaksiyon vermiş. Cenazeye gelenler bu sefer ziyarete
gelmeye başladı."
Ölmek üzere olan oğlunun hayata dönmesiyle neler hissettiğinin sorulması üzerine Mantar, "Zehrin içine bir kaşık bal katmak gibi birşey" dedi. Oğlunun 19 gündür GATA'da yattığını, kendsisiyle şu anda telefonla görüşebildiğini, yemeğini kendisinin yiyebildiğini öğrendiğini anlatan Mantar, oğlunun 1 haftaya kadar da taburcu olacağını söyledi. Tüm bu olayları oğlunun hayata dönmesinden 2 gün sonra eşine anlattığını, eşinin ikinci bir kurban kestiğini belirten Mantar, "Biz çok şaşırdık, herkes de şaşırdı.
Gerçekten Allah'ın mucizesi" diye konuştu.
(MÜG-OK-OK-Y)











