Avukat ve yazar Abdurrahim Dede, aile birliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüyor
Dede: - "Aileyi kurtarabilirsek, toplumu da kurtarmış olacağız. Bunun için devletten beklemek yerine bizzat kendi imkanlarınızla 'Aile Huzurunun İnşası: Sonsuz Senfoni' kitabından yaptırabilir ve çevrenizdekilere hediye edebilirsiniz" - "Aile huzurunun inşası önleyici yapıdır. Suçluların ıslahı onarıcı adalet, aile avukatlığı da koruyucu hukuktur. Bu 3 ayak birlikte çalışmadıkça suç azalmaz, kavga bitmez, dava düşmez, barış kalıcı olmaz"
Tarih ve folklor araştırmaları yapan 72 yaşındaki avukat ve yazar Abdurrahim Dede, aile kurumunu güçlendirmeye yönelik sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında eserler kaleme alıyor ve "Aile Huzuru Diploması" adıyla bir belge hazırlayarak çiftlere rehberlik sunuyor.
İlk, orta ve lise öğrenimini İskeçe'de tamamlayan Batı Trakyalı yazar, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yaptı. Doktorasını "Devletler Hukuku" konusunda tamamlayan Dede, daha sonra azınlıkların haklarını savunmak amacıyla Türkiye'ye yerleşti.
Yunanistan'da yaşayan Türklerin hazırladığı yerel yayınlarda çıkan "Öğretmen" hikayesi ile "Gözlerim" şiirleri, Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilköğretim Türkçe kitaplarında yer aldı.
Abdurrahim Dede'nin "Batı Trakya Türk Folkloru" kitabı 1978'de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından basıldı.
Avukatlık mesleğinde tecrübe ettiği meselelerden, hayat tecrübelerinden ve müvekkillerinin hikayelerinden yola çıkan Dede, 250 kitap kaleme aldı. Dede, hem avukat hem de yazar olarak aile birliğini korumak ve okurlarında toplumsal farkındalık kazandırmak amacıyla eserlerini yazıyor.
Dede'nin yayınladığı kitaplar arasında "Rumeli'de Bırakılanlar", "Balkanlarda Türk İstiklal Hareketleri", "Tarih ve Memleketim", "Batı Trakya Köyleri ve Tarihi", "Damdan Düşen Avukat", "Benim Avukatım Var", "Var'la Yok'un Hikayesi", "Herkes Halife", "Adaletin Başlangıç Noktası", "Dünyanın Yönetimi", "Sorumluluk" ve "İnsanın Yaratılışı" eserleri yer alıyor.
Kendisine gelen hiçbir müvekkilinin boşanmasını sağlamadı
Son olarak "Aile Huzurunun İnşası: Sonsuz Senfoni" ve "Aile Huzuru" kitaplarına imza atan Dede, yazarlık hayatına ve aile birliği konusunda yaptığı çalışmalara dair AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Yazar Dede, yaklaşık 25 yıllık avukatlık hayatında boşanmaya gelen çiftlerin hiçbirinin boşanmadığını ve tamamının barıştığını belirterek, "Asla karı koca arasına girmem ve gelen müvekkillerime de hiçbir zaman 'Boşanmayın.' demedim. Bu onların kararıydı." dedi.
Boşanmak için gelen müvekkillerine ilk olarak çeşitli sorular sorduğunu ve sorulardan sonra çiftlerin kendilerini tanımaya ve sorgulamaya başladığını aktaran yazar, bu sorgulamadan sonra da genelde çiftlerin boşanmaktan vazgeçtiklerini anlattı.
Dede, boşanma davalarında çiftlerin genel olarak zanlarla hareket ettiğine işaret ederek, "Son olarak bir boşanma davasında bir çiftin eşine kitabımı gönderdim. Kitabı okur ve yazılanları doğru bulursa bana gelmesini rica ettim. Eşi geldi ve kitabı çok beğenmiş. Ona sorular sordum ve daha sonra o da kendisini sigaya çekti. Netice itibarıyla son olarak hazırladığım 'Aile Huzuru Diploması' protokolünü imzaladılar ve bu şekilde davalarını geri çektiler. Hatta onların bu hikayesini de 'Birlikte Kalabilme Sanatı' başlığıyla roman olarak yazdım." diye konuştu.
"Aileyi kurtarabilirsek, toplumu da kurtarmış olacağız"
Sosyal sorumluluk amacıyla yazdığı "Aile Huzurunun İnşası: Sonsuz Senfoni" kitabının 50 binden fazla basıldığını söyleyen Dede, "Fabrikalara, iş adamlarına ve tanıdıklarıma kitaba onların adlarını da ekleyerek özel bastırıyorum. Böylece kitabı hediye ediyorlar. Yani bu kitap satılmıyor, hediye ediliyor ve bu kitap en az 20 milyon eve girmeli ki toplumda değişiklik olsun. Çünkü aile güzel olursa, toplum da güzel olur." ifadelerini kullandı.
Abdurrahim Dede, bütün problemlerin, cinayetlerin, toplumsal sorunların temelinin ailede başladığına dikkati çekerek, "Aileyi kurtarabilirsek, toplumu da kurtarmış olacağız. Bunun için devletten beklemek yerine bizzat kendi imkanlarınızla 'Aile Huzurunun İnşası: Sonsuz Senfoni' kitabından yaptırabilir ve çevrenizdekilere hediye edebilirsiniz. Herkesin bu projeye sahip çıkması lazım." değerlendirmesinde bulundu.
İnsanların yeterince kitap okumamasından dolayı çiftler için evlilik birliğinde yaşam ve sorumluluk belgesi olan "Aile Huzuru Diploması" hazırladığını dile getiren yazar, şunları kaydetti:
"Bu belgede aile huzurunu sağlayan 6 kuralım var. Aileler bunu imzalayıp, evlerine asarlarsa ve sürekli görürlerse aile huzurunun sağlanacağını düşünüyorum. Birincisi anlaşamamakta anlaşmak, ikinci kural zan yerine basiret, üçüncü kural gönül ile aklın izdivacı, dördüncü kural kendine savcı, eşine avukat ol, beşinci kural aile önceliği, altıncı kural ise sayılı günler bilinci. Yani insanoğlu garip. Kaç gün yaşayacağımızı bilmediğimiz halde, o kadar kıymeti günlerimizi kavgalarla heba ediyoruz."
"Aileyi onararak, hatayı dönüştürerek, hukuku koruyucu kılarak geleceği savunuyoruz"
Kendi aile hayatından yola çıkarak "Evi Cennete Çevirmenin Yolu" kitabına imza atan yazar, aile, ıslah ve koruyucu hukuk kavramlarının öneminin altını çizerek, şöyle devam etti:
"Aile huzurunun inşası önleyici yapıdır. Suçluların ıslahı onarıcı adalet, aile avukatlığı da koruyucu hukuktur. Bu 3 ayak birlikte çalışmadıkça suç azalmaz, kavga bitmez, dava düşmez, barış kalıcı olmaz. Koruyucu hukuk modeli bugün çoğu zaman iş işten geçtikten sonra konuşulur. En büyük hedeflerimden biri de budur, Türkiye'de herkesin doğumdan itibaren bir avukatı olmalı. Yani herkesin aile avukatlığı konusunda çalışmam var. Kendi çapımda bunu uyguluyorum ve bununla alakalı bir manifesto da hazırladım. Sonuç olarak aileyi onararak, hatayı dönüştürerek, hukuku koruyucu kılarak geleceği savunuyoruz."
Yazılarına ve aile birliği konusunda çalışmalarına devam eden Dede, "Her şey ailede başlıyor. Aileyi gözümüz gibi korumamız lazım. Ahlak, güzellikler her şey ailede öğreniliyor ve aileye sahip çıkma işi, devletin işi değildir. Hepimizin işidir. Aile huzuru olanlar iş yerlerinde verimli olur. Aile için ne kadar emek sarf etsek azdır." görüşlerini paylaştı.












