Tekirdağ'daki müzede 44 yıldır ziyaretçilere Macar Prensi Rakoczi'yi anlatıyor
Tekirdağ'da yaşayan 66 yaşındaki Ali Kabul, 1981 yılında başladığı işçilikten müze müdürlüğüne yükseldi. Osmanlı'ya sığınan Macar Prensi'nin hikayesini ziyaretçilere ileten Kabul, müzeyi kendi evi gibi görüyor ve her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.
Tekirdağ'da yaşayan Ali Kabul (66), 1981 yılında işçi olarak adım attığı Rakoczi Müzesi'nde 44 yıldır ziyaretçilere Macar Prensi'nin hikayesini anlatıyor.
Kabul, dönemin Macaristan Tekirdağ Fahri Konsolosu Erdoğan Erken'in tavsiyesi üzerine, Osmanlı'ya sığınan Macar Prensi'nin Tekirdağ'da yaşadığı ve daha sonra müzeye dönüştürülen evin restorasyonunda işçi olarak çalışmaya başladı.
Yaklaşık 7 ay süren restorasyon sürecinde Macar ekiplerle birlikte çalışan Kabul, bu dönemde Macarca öğrendi.
Restorasyonun tamamlanmasının ardından müzede görev yapmaya başlayan Kabul, 1982 yılından bu yana Macaristan İstanbul Başkonsolosluğu personeli olarak çalışıyor.
Zamanla müzenin tüm işleyişinden sorumlu hale gelen Kabul, Rakoczi Müzesi'nin müdürlüğünü yürütüyor.
Binanın temizliğinden bakımına, rehberlikten ziyaretçilerin ağırlanmasına kadar her aşamada görev alan Kabul, 44 yıldır müzeye gözü gibi bakıyor.
"Burayı kendi evim gibi görüyorum"
Rakoczi Müzesi Müdürü Kabul, AA muhabirine, müzede görev yapmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu söyledi.
1981 yılında müzeye işçi olarak girdiğini ve Macarlarla birlikte restorasyonda çalıştığını anlatan Kabul, "Müzeye işçi olarak girmiştim, yıllar içinde her işini öğrendim ve müdürlük görevini yürütüyorum. Burayı kendi evim gibi görüyorum."dedi.
Kabul, müzenin Osmanlı'nın güven ve misafirperverliğinin önemli bir sembolü olduğunu vurgulayarak, her yıl binlerce kişinin müzeyi ziyaret ettiğini anlattı.
Müzede bazı bölümlerin ziyaretçilerin daha fazla ilgisini çektiğini vurgulayan Kabul, "En üst katta yemek salonunda Rakoczi'nin yemek salonu ve misafir kabul salonu olarak kullandığı oda var. Burada Rakoczi'nin kendi eliyle gül ağacından oyduğu bir koltuğun kopyası var, birebir kopyası. En çok o oda ve o koltuk ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Ayrıca mutfak kısmı ilgilerini çekiyor. Macarları seviyorum, işimi seviyorum."
Macarlar için Rakoczi Müzesi'nin özel bir yere sahip olduğunu dile getiren Kabul, "Atatürk'ün Selanik'teki evi bizim için neyse, burası da Macarlar için o anlamı taşıyor." diye konuştu.
Rakoczi Müzesi
Eski bir Türk evi olan bina 1676-1735 yılları arasında yaşayıp, son yıllarını Tekirdağ'da geçiren Erdel Prensi ve Macar Halk Kurtuluş Kahramanı II. Rakoczi Frençh'in anılarına izafeten Macar Hükümeti tarafından müze olarak düzenlendi.
Mülkiyeti ve içindeki zati eşyalarıyla birlikte Macar Hükümeti'ne ait olan müze 25 Eylül 1982'de ziyarete açıldı.
Sergilenen eserler arasında Türk-Macar ilişkilerini ve iki ulusun halk sanatlarındaki beraberliklerini simgeleyen eserler ile Rakoczi'nin şahsına ve ailesine ait eşyalar yer alıyor.







