"Ahıska Türkleri Kayıp Sürgünün İzinde" sergisi AKM'de açıldı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dışişleri Bakanlığı ve DATÜB işbirliğiyle İstanbul AKM'de açılan 'Ahıska Türkleri Kayıp Sürgünün İzinde' sergisi, 1944 sürgününü tarihsel ve kültürel boyutlarıyla ele alıyor. Dijital sanatla zenginleştirilen sergi, 27 Haziran'a kadar ziyaret edilebilecek.

"Ahıska Türkleri Kayıp Sürgünün İzinde" sergisi, Dışişleri Bakanlığı ve Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) işbirliğinde Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Sanat Galerisi'nde, İstanbul'da açıldı.

Ahıska Türklerinin, yaşadıkları bölgelerden 1944'te zorunlu olarak göç ettirilmeleri ve sonrasında farklı coğrafyalara dağılmalarıyla başlayan sürgün sürecini tarihsel ve kültürel boyutlarıyla ele alan sergide, kolektif hafızanın korunması ve uluslararası farkındalığın artırılması amaçlanıyor.

Yıl boyunca çeşitli ülkelerde ve Ankara'da da açılması planlanan serginin küratörlüğünü Beste Gürsu üstlenirken sergiye özel müzikler Fahir Atakoğlu tarafından bestelendi.

Dijital sanatın kullanımıyla birlikte mekan, ses ve görüntünün parçalı bir yapı içinde sunulduğu sergide sürgün, yalnızca geçmişte kalmış bir olay değil, bugüne ve geleceğe uzanan bir hafıza alanı olarak ele alınıyor.

"Dünya müzeleriyle işbirliği yaparak bu projeyi bugün nihai hale getirdik"

Serginin küratörü Beste Gürsu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ahıska Türklerinin 1944 sürgünüyle dünyanın birçok ülkesine dağıldığını ve o tarihten bugüne uzanan yaşamlarını, sürgün sürecini ve güncel durumlarını toplumsal farkındalık oluşturacak şekilde anlatmak amacıyla bu projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.

Gürsu, proje sürecinde büyük bir altyapı araştırması yapılması gerektiğini belirterek "Akademisyenler, tarihçiler ve dünya müzeleriyle birlikte özellikle Rusya, Özbekistan, Kazakistan, Gürcistan gibi ülkelerdeki müzelerle işbirliği yaparak bu projeyi bugün nihai hale getirdik. Bu bir interaktif proje. Burada biz 1944 yılında Stalin tarafından sürgün edilen yaklaşık 2 milyon 500 bin Türk boyunun, Ahıska Türkleriyle birlikte o dönem yaşadıkları sürgünü bir yerde de görünür kılıyoruz." dedi.

Projeyi, bu sürgün hikayesinin unutulmaması için gerçekleştirdiklerini vurgulayan Gürsu, genç nesilden ailesinde sürgüne tanıklık edenlere ulaştıklarını anlattı.

Gürsu, Ahıska Türklerinin yaşadıklarının örnek teşkil etmesini istediklerini dile getirerek sergiye gelenlerin hem bu tarihi süreci anlamaları hem de empati kurarak unutamayacakları bir deneyim yaşamalarını amaçladıklarını aktardı.

Serginin yedi bölümden oluştuğunu belirten Gürsu, giriş bölümünde Ahıska'nın tarihsel ve siyasi sürecinin ele alındığını ifade etti. İkinci bölümde ise 14 Kasım sabahı kapıları çalınan bir Ahıska evinin, askerler tarafından "İki saatiniz var, toplanın." denilerek boşaltılmasının canlandırıldığını ifade etti.

Beste Gürsu, tren garına gidiş ve oradaki sürecin de sergide yer aldığını, buranın sürgün sürecindeki soğukluğun başlangıç noktası olarak kurgulandığını dile getirdi.

Ardından insanların nereye gittiğini bilmeden bindikleri tren yolculuğunun anlatıldığını, vagonların içinde ise yaşananların dijital ortamda hazırlanan farklı senaryolarla film olarak kurgulandığını kaydetti.

"Bugün de sürgün var, dünyanın her yerinde yaşanıyor"

Fotoğraf arşivlerinde sürgün öncesi ve sonrası yaşanmışlıkların yer aldığını aktaran Gürsu, "Serginin sonunda da güncel bir harita yer alıyor. Ahıskalıların dünyanın hangi ülkelerinde yaşadıkları, kaç nüfusla yaşadıkları ve yaşam şartlarına ilişkin bilgilendirdiğimiz filmlerimiz ve dokümanlarımız var. En sonda ise bir söğüt ağacımız bulunuyor. Söğüt ağacı Ahıska'da yetişen bir ağaç olduğu için ve bizim kültürümüzde sürgün aynı zamanda kök salmak, yeşermek anlamına geldiği için serginin finalinde bu sembolle izleyicileri uğurluyoruz." diye konuştu.

Gürsu, "Bu hikaye aslında birçok anıyı hatırlattı ve birçok belleğe sürgünü anlattı. Bugün de sürgün var, dünyanın her yerinde yaşanıyor. Bunu farklı yollarla anlatmak ve bilinçlendirmek projenin en önemli amaçlarından biri." ifadelerini kullandı.

Projede Fahir Atakoğlu'nun Ahıska sürgünü için bestelediği senfoninin de yer aldığını belirten Gürsu, serginin senfoni eşliğinde gezilebildiğine dikkati çekti.

Gürsu serginin Türkçe, İngilizce, Rusça, Kazakça, Gürcüce ve Azerbaycan dilinde hazırlandığını belirterek "Dışişleri Bakanlığımız ve DATÜB'ün arzusu, serginin uluslararası platformlarda da sergilenmesi. Bunun için ön çalışmalara başladık. Ahıskalılarının yaşadığı ülkelerde, Ahıska Türklerinin sürgün hikayesini 2026 sonuna kadar sergiyle sunacağız." dedi.

Türkiye'nin Ahıska Türklerinin kimliklerinin, kültürlerinin ve haklarının korunmasına, anavatanlarına dönüş süreçlerinin desteklenmesine ve bulundukları bölgelerde güvenli yaşamlarının sürmesine yönelik çabaları da sergi bağlamında vurgulanıyor.

Sergi, 27 Haziran'a kadar AKM Sanat Galerisi'nde ziyaret edilebilecek.

Kaynak: AA / Özlem Limon
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.