1atatürk Ölümünün 73. Yıldönümünde Dolmabahçe'de Anıldı

Dolmabahçe Sarayı'na gelen vatandaşlar Atatürk'ün hayata gözlerini kapattığı odaya kırmızı karanfil bırakarak, ona minnet ve saygılarını sundu.Haber.
Dolmabahçe Sarayı'na gelen vatandaşlar Atatürk'ün hayata gözlerini kapattığı odaya kırmızı karanfil bırakarak, ona minnet ve saygılarını sundu. Haber: Pınar ÇITAK KOYGUN - Kamera: İdris TİFTİKÇİ / İstanbul DHA Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 73. yıldönümünde Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen bir törenle anıldı. Atatürk'ün vefat ettiği odayı ziyaret etmek isteyen onlarca kişi Dolmabahçe Sarayı'nın bahçesini doldurdu. Ellerindeki Türk bayraklarıyla Dolmabahçe'ye gelen vatandaşlar Atatürk'e sonsuz minnetlerini sundu. Dolmabahçe Sarayı'nın bahçesine ise, Atatürk'ün fotoğraflarının gösterildiği dev bir ekran kuruldu.Bu arada Dolmabahçe Sarayı önünde demir atan ve gençlerin içinde olduğu bir tekne, " Açtığın yolda gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyoruz " yazılı bir afiş astı.
ATATTÜRK'ÜN YATAĞININ BAŞINDA HİTABE ATIŞMASI Dolmabahçe'deki ilk tören 09.05'teki saygı duruşu ve ardından da İstiklal Marşı ile başladı. Ardından TBMM İdari Amiri Mustafa Kabakçı tarafından şeref defteri imzalandı. Törenin ardından basın mensupları Atatürk'ün hayata gözlerini yumduğu odaya alındı. Atatürk'ün vefat ettiği yatağa ise,TBMM Başkanlığı yazılı çiçek bırakıldı. Ardından Atatürk'ün 10 Kasım günü saat 09.05'te vefat ettiği oda vatandaşların ziyaretine açıldı. Vatandaşlar Atatürk'ün odasına girerek, ellerindeki karanfilleri Atatürk için bıraktı. Bu arada Atatürk'ün çerçeve içindeki Türk Gençliğine Hitabesiyle odaya giren Fatma Ragıbe Kanıkuru adlı vatandaş, elindeki hitabeyi Atatürk'ün yatağının başucuna bırakmak istedi. Önceki yıllarda hitabeyi Atatürk'ün yattığı yatağın başucuna koyduğunu söyleyen Kanıkuru, bu kez buna izin verilmediğini iddia etti. Kanıkurtu, " Ben buraya bomba getirmedim ki. Ne olur şunu kendi elimle koysam şuraya ? " diye sordu. Görevliler tarafından uyarılan Kanıkuru ısrar edince, Kanıkuru ile görevliler arasında bir süre sözlü atışma yaşandı. Ardından Kanıkuru'nun hitabeyi yatağın başucuna koymasına izin verildi. Atatürk'ün Türk gençliğine hitabesini yatağın başucuna koyan Kanıkuru " Seneye Atatürk'ün Türk gençliğine hitabesinin altın harfler ve pırlantalarla buraya yazılıp konmasını istiyorum " diyerek odada beklemek istedi. Ancak görevliler buna izin vermek istemeyince Kanıkuru bu kez sinirlendi ve ardından da dışarı çıkarıldı.
" O TOZLARA BULAŞTIĞIMDA, SESİNİ, NEFESİNİ, ONU BURADA YAŞIYORUM "
Atatürk'ün vefat ettiği odadan çıkan vatandaşlar ise, duygu yüklüydü. Duygu yüklü olan vatandaşlardan biri de Dolmabahçe Sarayı'nda kalemker olarak çalışan Nergis Işık'tı. Işık, " Gelebileceğimiz tek yer burası . Ben burada çalışıyorum. Her gün onun evi olarak buraya adım atıyorum. Tavanlardaki işlemeleri yapıyorum. O tozlara bulaştığımda onu, sesi nefesi soluğu bu duvarlara sinmiş halde yaşıyorum. Çok başka tüylerim diken diken oluyor. Normalde kimse toza sürünür mü ? Suratına bile süresin geliyor o tozu. Yapacak başka şeyler bulamıyorsun çünkü. Cumhuriyetin o ilkelerine sahip çıkmaya çalışıyorsun. Kendi adıma ben sanata değer veriyorum. Sanata sahip çıkarak görevimi yapmaya çalışıyorum " dedi.
" BİR GENÇ OLARAK UTANIYORUM " Duygusal anlar yaşayan bir genç kız ise, konuşurken gözyaşlarına boğuldu. Genç kız " Biraz daha yaşaması gerektiğini düşünüyordum. Utanıyorum. Onun bize bıraktığından çok daha ileri gitmek zorundaydık. Şu anda çok daha gerideyiz. Bırakın emanetine sahip çıkmayı ben şu anda bir genç olarak çok utanıyorum " dedi. Genç kız özür dileyip konuşamayacağını söyledi ve ağlayarak uzaklaştı. Atatürk'ün vefat ettiği odayı ziyaret edenler arasında 6 yaşındaki Çağın da vardı. Çağıh "Atatürk'ün öldüğünü hissettim. Orada Atatürk'ün yatağını gördüm. Askerleri gördüm. Çiçekleri gördüm. " dedi. Annesi Rukiye Kamber, Antalya'dan geldiklerini söyleyerek, " Hem gördüğümüz için mutluyuz hem de özgünüz. İlk girdiğmdem çok üzüldüm En çok şuna üzüldüm Sadece protokol girebiliyor tören saateinde. Ben oğlumun ve kendimin de o dakikada orada olmasını isterdim " dedi. Atatürk'ün en küçük ziyaretçisi ise, 8 aylık Çınar Yüceldi. Annesi ve babaısyla Dolmabahçe Sarayı'na gelen Çınar annesinin kucağında olan biteni izledi. Annesi Şirin Yücel ise, " Duygulandık. Atamızı anmaya geldik saygıyla sevgiyle. O da sürekli etrafa baktı ama bilmiyorum. Birşeyler anladı mı ? 8 aylık şu anda " diye konuştu.
" SADECE ÖZÜR DİLEDİM LAYIK OLAMADIĞIM İÇİN " Atatürk'ün vefat ettiği odayı görenler daha sonra Dolmabahçe Sarayı'nın bahçesine inerek, burada hazırlanan defterlere duygularını yazdı. O deftere duygularını yazanlardan biri de 5. sınıf öğrencisi İkra Özdemir'di. Özdemir, "Atatürk'ün ölmesine çok üzüldük yazdım. Onu çok özledik. İçeride çok duygulandım. Atatürk'ü çok özlediğimi düşündüm. Ölmüş olmasına da çok üzüldüm. " dedi. Raşit Şengün ise, gençler ve kendi adına Atatürk'ten özür dilediğini anlattı. Şengün, " Sadece özür diledim hiç layık olamadığım için. Layık olamadığım için üzüldüm. Ben kendi adıma yazdım bu sefer. " diye konuştu.














