Gökçeada'nın Sınırlarını Aşan Lezzeti; Efibadem

Gökçeada'nın Sınırlarını Aşan Lezzeti; Efibadem

Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nde Rumların unutulmaya yüz tutan kurabiyesi, pastane işletmecisi Ergin Çelik'in girişimiyle 5 yıl önce yeniden hayat buldu.

Gökçeada'nın Sınırlarını Aşan Lezzeti; Efibadem

Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nde Rumların unutulmaya yüz tutan kurabiyesi, pastane işletmecisi Ergin Çelik'in girişimiyle 5 yıl önce yeniden hayat buldu. Tarifi veren Rum vatandaşı ve çevresinde Efi olarak anılan Efterpi Zguromali ile kurabiyenin eski adı birleştirilerek ortaya çıkarılan Efibadem'in ünü Gökçeada'nın sınırlarını aştı.

Gökçeada'daki Meydani Pastanesi, Anadolu Rumlarına ait olan ve unutulmaya yüz tutan önemli bir lezzetin ününü dünyaya yaymaya devam ediyor. Bir çeşit un kurabiyesi olan bu geleneksel ürün, uzun ve zahmetli çabalar sonunda eski ününe yeniden kavuştu. Pastane işletmecisi Ergin Çelik, 2005 yılında, çocukluğundan kalan damak tadını yeniden ortaya çıkarmak için çalışmalara başladı, 3 yıl boyunca uğraştı ancak Rumlara ait o lezzeti yakalayamadı. Çelik, son olarak, 2008 yılında yazları Gökçeada'da yaşayan emekli rehber Efterpi Zguromali'nin kapısını çaldı. Bu denemede Rumlara ait o lezzetin tadı yakalandı. Çelik, bu tadın canlanmasında büyük katkılarından dolayı ona hayat veren kadının adını vermeyi uygun gördü. Efi ile eski adı bademli kurabiye birleşti ve Efibadem doğdu.

Pastane işletmecisi Ergin Çelik, Efibadem'in sıradan bir un kurabiyesi olmadığını, tadı, kokusu ve kıvamının diğerlerinden çok farklı olduğunu söyledi. En kaliteli unların, kendine has tereyağının ve ona yoğun bir tat kazandıran bademlerin karışımıyla yaratılan bu ürünün doğduğu topraklara yeniden döndüğünü belirten Çelik, "Gökçeada'ya has bu ürünün benzerlerinden ayrı olmasının, daha farklı bir kurabiye olarak anılmasının sırrı ise içindeki karışımlarda saklı. Yapımında kullanılan tereyağı, hiçbir katkı maddesi içermediği için ağızda çok hoş bir tat bırakıyor. Kurabiyeler ağızda o kadar kolay dağılıyor ki açığa çıkan badem parçalarının tadı hemen hissediliyor. Efibadem'i farklı kılan önemli bir özelliği de uzun bir bekleme süresine sahip olması. Uygun saklama koşullarında 6 ay süreyle hiç bozulmadan bekletilebiliyor. Üstelik tadından ve kokusundan hiçbir şey kaybetmeden" diye konuştu.

ÇİN PAZARINA GİRECEK

Gökçeada'daki imalathanede üretilen Efibadem'in daha çok Ada'ya gelen Yunan, Bulgar ve Rumen turistlerden rağbet gördüğünü söyleyen Ergin Çelik, son olarak geçen günlerde katıldıkları Çin Sial Gıda Fuarı'nda Efibadem'in görücüye çıktığını ve büyük beğeni topladığını söyledi. Çelik, "Bu ürün tamamen el emeğiyle yapılıyor. Bu yüzden şu andaki üretim kapasitemiz çok yüksek değil. Günde 180 kilogram Efibadem üretiyoruz. Ancak Efibadem'in ünü sınırları aşmış durumda. Çin'de katıldığımız fuarda Efibadem büyük beğeni topladı, 10'a yakın firma talepte bulundu. Bir firma neredeyse 6 aylık üretimimiz kadar ürünü deneme amaçlı olarak talep etti. Bir başka firma, Çin'de imalathane açmamızı önerdi. Ayrıca ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkelere de hediye olarak götürülmek üzere birçok sipariş aldık. Kısa süre önce de Atatürk Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı ile İDO'nun İstanbul ve Bursa'daki iskelelerinde bulunan işletmelere ürünümüzü göndermeye başladık ve buralarda satılıyor. İlgi her geçen gün artınca üretim kapasitemizi de arttırmaya karar verdik. Ancak bunu fabrikasyona geçmeden, aynı lezzeti koruyarak yapacağız" dedi.

Efibadem, 600 gramlık kutuda 15 lira, 375 gramlık kutuda 10 lira ve 200 gramlık kutuda 7 liradan satılıyor. - Çanakkale