Frankfurt Kitap Fuarı'nda Türkiye İlgisi, Yayıncıları Yordu!

Frankfurt Kitap Fuarı'nda Türkiye İlgisi, Yayıncıları Yordu!

EN son konuk olarak katıldığı Frankfurt Kitap Fuarı'nda 2008 yılında 40 yayıncıyla yer alan Türkiye, bu yıl 30 yayıncı, belediyeler, ajanslar ve matbacılarla birlikte ikinci defa konuk ülke çok yoğun bir katılım gösterdi.

Frankfurt Kitap Fuarı'nda Türkiye İlgisi, Yayıncıları Yordu!

EN son konuk olarak katıldığı Frankfurt Kitap Fuarı'nda 2008 yılında 40 yayıncıyla yer alan Türkiye, bu yıl 30 yayıncı, belediyeler, ajanslar ve matbacılarla birlikte ikinci defa konuk ülke çok yoğun bir katılım gösterdi. Fuarın ülkelerin, yayıncıların, yazarların ve kitapseverlerin buluşma noktası olduğuna dikkat çeken İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet, "Bu yüzden Türkiye için de çok önemli. Ekonomi her şey değil. Kültürsüz ekonomi anlam ifade etmez" dedi. 

4 MİLYON TÜRK İÇİN GELDİK

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş Genel Müdürü Kemal Kaptaner de fuara 100'den fazla ülkenin katıldığını aktararak, "Almanya'da 4 milyona yakın Türk yaşıyor. Onlara yeni yayınlarımızı tanıtmak ve ulaştırmak için geldik. Hem dünyaya hem de Almanya'daki Türklere ulaşmak için Frankfurt çok önemli" diye konuştu. Çok sayıda yayıncıyla tanıştıklarına dikkati çeken Kaptaner, baskı teknikleri, tasarım ve grafik gibi alanlardaki gelişmelerin ufuk açıcı olduğunu söyledi.

İKİNCİ DEFA KONUK GİBİYİZ

Basın Yayın Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Kısakürek, fuarın bu sene daha hareketli olduğunu aktararak, "En son 2008'de 40 yayıncıyla gelmiştik buraya. Bu yıl da 10'u çocuk, 20'si yetişkin olmak üzere 30 yayıncı burada. Ayrıca bizden başka Kültür AŞ, Bahçelievler Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi var. Yedi ajansın standını gördüm. Altı matbaamız var. Dolayısıyla bu yıl sanki Türkiye ikinci defa konuk ülke olmuş gibi. Gördüğüm kadarıyla yayıncılarımızın büyük çoğunluğu randevular arasında koşturmaktan, matchmaking programlara gitmekten otellerine yorgun argın dönüyorlar. Sabahları yine randevulara yetişmek için koşturarak fuara geliyor. Frankfurt Kitap Fuarı Türk yayıncılar açısından başarılı geçti" dedi.

HERKES BURADA

İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay, Frankfurt Kitap Fuarı'nın kitap ve kültür pazarı olduğunu ifade ederek, "Herkes burada. Dünya ülkeleriyle ilişki kurmak, alışveriş ve telif satışı yapmak ayrıca kültürler arasında ilişki anlamında bu fuar çok önemli. Türkçe konuşan, Türkiye'yi seven ve Türkiye ile bağlantısı olan insanlar içerisinde yazarlar, entelektüeller, mütefekkirler var. Onlarla da ilişki kurarak kültür endüstrimizi daha da güçlendirmemiz gerek" diye konuştu. 

TÜRKİYE'NİN TARANTİNOSU VAR MI

April Yayıncılık Editörü Nazlı Berivan Ak, "Aslında hepimizin hedefi, iyi kitaplar bulmak olduğu kadar kendi edebiyatımızı, Türk edebiyatını dünyaya tanıtmak. Son derece olumlu geçiyor. Artık yeni, taze bir şeyler bulmak istiyorlar. Daha birkaç saat önce yaptığım toplantıdaki soru şöyleydi, 'Türkiye'nin Tarantino'su var mı? Türkiye'nin Chuck Palahniuk'u var mı? Bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" dedi.

ÇOK İYİ SONUÇLARLA DÖNÜYORUZ

MÜSİAD Eğitim, Kültür ve Yayın Komisyonu Başkanı Melike Günyüz, fuarın çok yoğun ve kalabalık geçtiğini aktararak, "Biz, telif alış verişlerini artık diğer fuarlarda da yapıyoruz ama buraya, Türkiye'de çok ciddi bir yayıncılığın var olduğunu göstermek için geliyoruz" ifadelerini kullandı. Yayıncı Metin Celal ise "Çok geniş, yoğun ve güçlü bir Türkiye katılımı var. 30 yayıncımız buradaki standlarda temsil ediliyor. 100'ün üzerinde yayınevi de fuarda ziyaretçi pozisyonunda. Onun da ötesinde hepimiz Türkiye'nin telif hakları alıcısı değil satıcısı haline gelmesini sağlamak için çalışıyoruz. Zannediyorum iyi sonuçlar alacağız" diye konuştu. 

TÜRK MUTFAĞINI GÜLLAÇLA TANITTI

Şef Refika Birgül de Frankfurt Kitap Fuarı'nda yaptığı yemeklerle ilgi odağı oldu. Güllaçlı çikolatalı tatlı ve kipri şekilde yaptığı güllaçlı köfte büyük beğeni kazandı.

Türk mutfağındaki çeşitliliğin başka hiçbir ülkenin mutfağında olmadığını savunan Refika Birgül, "Anadolu bir geçiş yeri olduğundan Türk veya Türkiye mutfağı üç bileşimden oluşuyor. Bizans ve Roma etkisindeki karışık İstanbul mutfağı, Anadolu mutfağı ve Osmanlı mutfağı. Yemekte ortaya çıkan çeşitlilik hiçbir ülkede yok. Bu çeşitliliği hakkıyla göstermemiz gerek. Jamie Oliver, olmayan mutfağına yeni şeyler yaratmak için uğraşıyor. Cebi para dolu çocuk için yolda bulunan bin lira farklı, fakir çocuk için farklı anlam taşır. İşte biz, o zengin çocuklarız" dedi.

Kaynak: Hürriyet