'Erivan yönetimi, halkı ve askerleri zafer kazanacakları yönünde kandırmaktaydı' - Haberler
Haberi Paylaş

"Erivan yönetimi, halkı ve askerleri zafer kazanacakları yönünde kandırmaktaydı"

AA / Kaan Bozdoğan - Haberler | Güncel

SETA Dış Politika Uzmanı Mehmet Çağatay Güler, "Erivan yönetimi uzun süredir hem halkı hem de cepheye savaşmaya giden askerleri zafer kazanacakları yönünde söylemlerle kandırmaktaydı.

SETA Dış Politika Uzmanı Mehmet Çağatay Güler, "Erivan yönetimi uzun süredir hem halkı hem de cepheye savaşmaya giden askerleri zafer kazanacakları yönünde söylemlerle kandırmaktaydı. Ermenistan ve Dağlık Karabağ bölgesindeki Ermeniler bu yönde bir teslimiyeti, bu ölçekte toprak kayıpları yaşanmasını aslında beklemiyorlardı." dedi.

Güler, AA muhabirine, 27 Eylül'de başlayan ve 9 Kasım'a kadar süren Azerbaycan'ın, Ermenistan işgalindeki Dağlık Karabağ topraklarını kurtarma mücadelesini anlamlı bulduğunu, bu dönemin herkese sahada sürdürülmesi mümkün olmayan statükonun değiştiğini, artık eski söylemlerin ve protokollerin hükümlerini yitirdiğini gösterdiğini söyledi.

Daha önce Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sinin işgal altında olduğunu, Karabağ ve 7 rayonun özünden koparıldığını ve halkın göç edilmeye zorlandığını hatırlatan Güler, 10 Kasım'a kadarki 44 günlük süre içerisinde Azerbaycan ordusunun işgal altındaki toprakların üçte birinden fazlasını kurtardığına dikkati çekti.

"Azerbaycan cephede net üstünlük sağlamıştır"

Kurtarılan bölgelerde 290'dan fazla yerleşim yerinin kontrolünün yeniden sağlandığını anlatan Güler, şöyle konuştu:

"Bu gerçeklikler önceki hükümlerin ve statükonun yitirildiğini bizlere göstermektedir. Tüm çatışma boyunca Azerbaycan ordusu hava üstünlüğünü elinde bulundurmuş, elektronik harp sistemleri ile hava savunma sistemleri dahil Ermeni ordusunda ciddi tahribatlar yapmıştır. Ermenilerin kara unsurları deyim yerindeyse tarumar edilmiş, 26 yıllık yığınakların büyük çoğunluğu yok edilmiş, Azerbaycan cephede net üstünlük sağlamıştır. Karabağ'ın en stratejik noktası Şuşa'nın alınmasını müteakip gidişat üçüncü taraflarda ve Ermeni yönetiminde ciddi endişelere yol açmıştır. Bu noktadan sonra tüm bölgenin çok kısa sürede kurtarılması hesaplanırken, Rusya'nın arabuluculuğunda 9 maddeden oluşan ateşkes anlaşması imzalanmıştır."

"Rusya araya girmemiş olsaydı..."

Azerbaycan'ın Ermenistan karşısında açık bir zafer elde ettiğini ve sahadaki tüm kazanımlarını diplomasi masasında da koruduğunu aktaran Güler, "Bu kazanımlara ek olarak Kelbecer, Laçin ve Ağdam bölgeleri savaşmadan geri almıştır. Dağlık Karabağ'ın çevresindeki rayonlar ve içerisindeki bazı bölgeler işgalden kurtarılmıştır. Ateşkes ile birlikte kurtarılan bölgenin oranı işgal altındaki toprakların dörtte üçünden fazlasına tekabül etmektedir. Ateşkese giden süreçte elde edilen kazanımlar iki katına çıkarılmıştır. Öte yandan Ermenistan tarafı ağır bir yenilgi almış, işgal ettiği topraklardaki etkisini yitirmiştir. Rusya araya girmemiş olsaydı Karabağ'ın sözde lideri Harutyunyan'ın tabiriyle Azerbaycan ordusu birkaç gün içerisinde işgal altındaki tüm toprakları kurtarmış olacaktı. Bu yanıyla Ermenistan için kötünün iyisi bir durum ortaya çıkmıştır." diye konuştu.

Ermenistan'ı çatışmanın "en büyük kaybedeni" olarak tanımlayan Güler, şunları kaydetti:

"Erivan yönetimi uzun süredir hem halkı hem de cepheye savaşmaya giden askerleri zafer kazanacakları yönünde söylemlerle kandırmaktaydı. Ermenistan ve Dağlık Karabağ bölgesindeki Ermeniler bu yönde bir teslimiyeti, bu ölçekte toprak kayıpları yaşanmasını aslında beklemiyorlardı. Hem Dağlık Karabağ'ın sözde lideri hem de Nikol Paşinyan'ın ateşkese dair itirafları halk nezdinde büyük infial uyandırdı. Ateşkesi müteakip halkın parlamento binasını basması, meclis başkanını linç etmesi bu durumun göstergeleridir.

Uzun süredir ekonomik dar boğaz içerisinde bulunan Erivan yönetimi, salgın şartlarının ve savaş maliyetinin getirdiği yükler ile birlikte yönetilmesi oldukça zor bir süreç içerisindeydi. Üzerine bir de savaşın kaybedildiğine, ateşkesin imzalanmak zorunda kalındığına, aksi takdirde Azerbaycan ordusunun tüm bölgeyi kurtarmış olacağına dair beyanlar gelmesi, meydana gelen protestoları açıklamaktadır. 2018 yılında devrim ile başa gelen Nikol Paşinyan iki yılın sonunda geldiği noktada siyasi ve ekonomik olarak yönetilmesi güç bir Ermenistan ile karşı karşıya kalmış, askeri olarak büyük kayıplar vererek 26 yıldır işgal altında tuttuğu toprakları tüm muğlaklıklara rağmen büyük oranda kaybetmiştir."

AA / Kaan Bozdoğan - Son Dakika Haberleri
/beğendim
/alkışladım
/beğenmedim
/güldüm
/üzüldüm
/sinirlendim
/şaşırdım
500