3. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Petkim Genel Müdürü Kenan Yavuz, Petrolün Varilinin 100 Doların Üzerine Çıkmasının İnsanoğlu İçin Fransız İhtilali ve Uzaya Ayak Basılması Kadar Önemli Olduğunu Söyledi. Yavuz, Petrol Fiyatının Bu Kadar Yükselmesinin, Dünya Ekonomisi ve Yapılanmasının Kimyasını, Yapısını, Coğrafyasını Değiştirecek Kadar Önemli Olduğunu Belirtti.

Petkim Genel Müdürü Kenan Yavuz, petrolün varilinin 100 doların üzerine çıkmasının insanoğlu için Fransız İhtilali ve uzaya ayak basılması kadar önemli olduğunu söyledi. Yavuz, petrol fiyatının bu kadar yükselmesinin, dünya ekonomisi ve yapılanmasının kimyasını, yapısını, coğrafyasını değiştirecek kadar önemli olduğunu belirtti.

Kenan Yavuz, Adana Sanayi Odası (ADASO) ve Doğu Akdeniz Sanayicileri ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (DASİFED) tarafından ADASO Sakip Sabancı Toplantı Salonu'nda düzenlenen 3. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası'nda bir konuşma yaptı. Adana ve bölgesinin, BTC ile birlikte Türkiye'de Petkim'den sonra ikinci petrokimya merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Yavuz, Türkiye'nin, kimyanın yeniden gerçek anlamını bütün mekanizmalarıyla anlayan ve algılayan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini ifade etti.

Yavuz, petrolün 100 doların üzerine çıkmasının insanoğlu için Fransız İhtilali kadar, uzaya ayak basılması kadar önemli bir hadise olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Petrol fiyatının hızla yükselmesi, tüm dünyanın ekonomisinin ve yapılanmasının kimyasını, yapısını, coğrafyasını, her şeyini değiştirecek kadar önemli bir hadisedir. Bu hadiseyi yeterince algılayabilmek için olayın ciddiyetinin farkına varacak sanayileri ve gelecek yapıyı okuyabilecek bir durumda olmamız gerekiyor. Biz petrolü ve enerjiyi sadece zorunlu olduğumuz yurt dışından ithal etmeliyiz. Olmayan enerjiyi yurt dışından ithal ederken, diğer tüm prosesleri ve katma değeri ülkemiz sınırları içerisinde bırakacak mekanizmaları ve üretim proseslerini geliştirmek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde bu güzel coğrafyadan bizim üzerimizden geçen yüzlerce boru hattı ile sadece bir trafik polisi konumunda kalırız." Bölgede BTC'den faydalanmak için kimyanın zengin dünyasında mümkün olabildiğince katma değer yaratabilecek şekilde proseslerin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Yavuz, şunları söyledi: "Ancak, yerli üretim yapabilmek için üreticinin katlanmakta olduğu inanılmaz güçlükleri ve zorlukları bugünün rekabet dünyasındaki acımasız mücadeleyi yerli üretici karşılamak ve taşımak zorunda iken iki masa, bir sandalye ile villalar dolarlarca ciroyu yapmanın dışında hiçbir amacı ve hiçbir beklentisi olmayan ya da elini taşın altına koymadan bu ülkenin pazarının kaymağını yemekten başka hiçbir amacı olmayan bazı ithalata dayalı kar odaklı yapılanma karşısında da bunları orada elini taşın altına koymaya zorlayacak mekanizmaları da geliştirmemiz lazım." Dünyada Ortadoğu ve Çin'e yatırım yapıldığını anlatan Yavuz, şu soruları yöneltti: "Ortadoğu'ya neden yatırım yapılıyor? Hammadde var. Çin'e neden yatırım yapılıyor? Pazar var. Ya pazar olduğu için yatırım yapılıyor ya da hammadde olduğu için yapılıyor. Peki bizde hammadde yok pazar var. Peki bizde yatırım neden yok? Yani uluslararası yatırımcı Çin'e, Hindistan'a giden yatırımcılar Türkiye'ye neden yatırım yapmıyor?" Hemen yanıbaşımızda 1 milyar dolar pazara ciro yapmayı hedeflemiş bazı petrokimya, rafineri firmaları olduğunu anlatan Yavuz, şöyle konuştu: "Bunlar dünyanın her tarafına yatırım yapıyorlar ama Türkiye'ye yatırım yapmayı düşünmüyorlar. Bu sorunun cevabını biz kendi kendimize en azından verebilir olmalıyız. Çünkü eğer pazar önemli bir yatırım yapmak için önemli bir argüman ise ve Türkiye'de bu imkana sahip ise o zaman neden bu yatırımcılar Çin ve Hindistan'a yatırım yaparlarken dünyanın ikinci hızla büyüyen pazarı olan Türkiye'ye yatırım yapma noktasında bu kadar hevesli davranmıyorlar." Yavuz, yerli üreticinin hakkını ve hukukunu, iki sandalye bir masayla ve haksız rekabet içeren unsularıyla Türkiye'de ticaret yapan, yapmaya çalışanlara karşı da korumak mecburiyetinde olduklarını söyledi.

Yerli üreticiden kastının Türkiye sınırları içerisinde yatırım yapan herkes olduğunu anlatan Yavuz, sözlerine şöyle devam etti: "Kim olursa olsun. Yeter ki bu ülkenin sınırları içinde iki tane duvarı, üç tane makinesi, üretim prosesi olsun ve bu ülkenin zorluklarına karşı elini taşın altına koymuş olsun. En azından niyet etmiş olsun. Bu anlamda bu bölge, Petkim'den sonra ikinci petrokimya merkezi olarak yapılandırılırken, dünyadaki çağdaş örneklere bakarak ve kimya sanayisinde dünyada çok geçerli olan klassıs modelinin dünyadaki örneklerinden daha da ileriye olması gerekiyor. Tüm kanaat önderlerinin, sivil toplum örgütlerinin, yatırımcıların el birliğiyle Ceyhan'ın geleceğin gerçek bir petrokimya merkezi olması için elinden geleni yapması lazım. Petrol artık gelecekte yakıt değil kimyanın temel hammadesidir. Bu önemli hammaddeyi arabalarımızda tüketmek yerine, çağdaş yaşamımızın hemen hemen bütün unsurlarının temel hammaddesinin petrol olduğu bilinciyle bunu kimyanın hammaddesine dönüştürmemiz lazım.

Yani benzin ihraç etmekle övünen bir ülke dünyada bir tek biz varız." TOBB Kimya Sanayi Meclis Başkanı ve Kimya Sektör Platformu Başkanı Timur Erk ise, 1. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası'nı Mayıs 2006'da yaptıklarını, yine Haziran 2007'de 2. şurayı yaptıklarını, şimdi de 3. şurayı Adana'da gerçekleştirdiklerini belirterek, "Niçin Adana? İkinci bir proses. Yani zamanında 1970'lerde planlanmış bulunan Devlet Planlama Teşkilatı'nın yaptığı rafineri, petro rafineri ve petrol rafinerisinin burada olmasını arzu ediyoruz. Onun için buradayız. Bu şuranın ana amaçlarında Ceyhan bölgesinde petro rafineri kurulması ve petrokimyasal üretilmesi bakımından sadece rafineri değil, petro rafineri nafta üretecek çok önemli. Bu sinerjiyi mutlaka burada yaratmak gerekiyor. Bekleyen yatırımlar var. Bunun tetiklenmesi lazım. Onun için buradayız" dedi.

Adana Valisi İlhan Atış da, Adana'nın gelecekte kimya endüstrisinin merkezi olacağını, bunun çevreye zarar vermeden yapılması gerektiğini söyledi.

ADASO Başkanı Ümit Özgümüş ise, petrokimya sektöra'feu soruları yöneltti: "Ortaünün, dünyanın en önemli ve en stratejik sektörlerinden biri olduğunu, uzmanların bile zaman zaman bu sektör hakkında yorum yaparken yanılabildiğini, bundan 10 yıl önce Karadeniz ve Hazar Denizi'nde petrol üzerine kurulan stratejilerin boşa çıktığını anlattı. Karadeniz ve Hazar Denizi'nde petrol yerine gaz çıktığını anlatan Özgümüş, şöyle konuştu: "Acaba ABD burada petrol yerine gaz olduğunu biliyor muydu? Türkiye'de de bir dönem enerji paranoyası yaratıldı. Enerji konusunda manipilasyon yaratıldı. Türkiye fazla enerji satın aldı. Bunun arkasında tabii ne vardı, anlaşılamadı." Bugünlerde ortaya atılan Büyük Ortadoğu Projesi'nin altında petrokimya stratejisi olduğunu anlatan Özgümüş, sözlerine şöyle devam etti: "Ancak ileriki yıllarda bunun altından belki farklı birşey çıkabilir. BTC Boru Hattı Adana'nın geleceği ve bölgenin geleceğini çok yakından ilgilendiriyor. BTC Adana'yı şaha mı kaldıracak, yoksa Türkiye sadece geçiş noktası mı olacak? İleriki yıllarda göreceğiz. Ancak bunun olmaması için bölgeye gerekli tesislerin yapılması gerekiyor. Özellikle petrokimya tesisleri kurulmalı." TOBB Kimya Sanayi Meclis Başkanı ve Kimya Sektör Platformu Başkanı Timur Erk, konuşmaların ardından Petkim Genel Müdürü Kenan Yavuz, ADASO Başkanı Ümit Özgümüş ve DASİFED Başkanı Süleyman Onatça'ya katıkılarından dolayı şilt verdi.

(FK-MT-HO-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı