Japonya ile 17 yıllık mimarlık köprüsü

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile Mukogawa Üniversitesi arasında gerçekleştirilen ’ICSA in Japan Yaz Okulu" programı, 17 yıldır kesintisiz olarak devam ediyor.
Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile Mukogawa Üniversitesi arasında gerçekleştirilen 'ICSA in Japan Yaz Okulu" programı, 17 yıldır kesintisiz olarak devam ediyor. Bu yıl da Japonya'ya giden BAU'lu öğrenciler, hem mimari tasarım stüdyosu derslerine girdiler hem de Uzak Doğu ülkesinin geleneksel ve çağdaş mimari örneklerini incelediler. BAU Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Dündar, 2009'tan beri devam eden programın, öğrencilerin küresel vizyonunu genişlettiğini söyledi.
Dünyanın mimarlık ve mühendislik alanlarında örnek ülkelerinden biri olan Japonya'nın Mukogawa Üniversitesi ile Bahçeşehir Üniversitesi arasındaki iş birliği, 17'nci yılına girdi. "ICSA in Japan Yaz Okulu" programı kapsamında, BAU Mimarlık ve Tasarım Fakültesi'nden öğrenciler Japonya'ya giderken, Mukogawa Üniversitesi'nden öğrenciler de Türkiye'ye geliyor. Program başladığı günden bu yana her iki üniversiteden yaklaşık 400 öğrencinin katıldığı program kapsamında bu yıl da Japonya'ya BAU Mimarlık ve Tasarım Fakültesi'nden 10 öğrenci gitti. Dr. Öğr. Üyesi Belinda Torus eşliğinde Japonya'ya giden BAU'lu öğrenciler, Mukogowa Üniversitesi'nin Mimari Tasarım Stüdyosu derslerine katılarak akademisyenlerden eğitimler aldı. Geleneksel ve çağdaş Japon mimarisini yerinde gözlemlemek amacıyla çeşitli şehirlere ziyarette bulunan öğrenciler, Mukogawa Üniversitesi kampüsünde Japon öğrencilerle birlikte düzenlenen çay seremonileri, kimonoyla geleneksel törenler ve kültürel farkındalığı artıran etkinliklere katıldılar.
2009'dan beri devam ediyor
Mimarlık ve tasarımın, yalnızca yapı inşa etmek değil; kültürü, estetiği ve yaşamı yeniden kurgulamak olduğunu belirten Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Dündar, "ICSA in Japan Yaz Okulu" programıyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
"Öğrencilerin vizyonunu küresel ölçekte genişletmek amacıyla 2009 yılından bu yana Japonya'nın saygın kurumlarından Mukogawa Üniversitesi ile benzersiz bir iş birliği yürütüyoruz. Yalnızca bir öğrenci değişim programı olmanın çok ötesine geçen bu köklü ortaklık, öğrencilere tasarımın anavatanlarından birinde çok yönlü bir akademik ekosistem sunuyor. Japonya ; geleneksel ahşap işçiliğinin zarafetini, minimalizmin felsefi derinliğini ve depreme dayanıklı ileri teknoloji mühendisliğini aynı potada eritebilen nadir ülkelerden biridir. Malzemeye duyulan saygı, doğayla kurulan uyum ve detaylardaki kusursuzluk, Japon tasarım kültürünün temelini oluşturur. BAU Mimarlık ve Tasarım Fakültesi öğrencileri için Japonya'nın bu birikimini yerinde deneyimlemek, sıradan bir eğitimin ötesinde, mesleki hayata bakış açılarını kökünden değiştirecek bir ilham kaynağıdır. Japon kültürünün harmanlandığı bu ortam, öğrencilerin vizyonuna çok kültürlü bir boyut katarak onları geleceğin küresel tasarımcıları olarak yetiştirir."
'Hem teorik hem pratik donanımlar kazanıyorlar'
BAU ve Mukogawa Üniversitesi arasında gelenekselleşen bu program kapsamında Japonya'ya giden öğrencilerin, ortak proje derslerine, Japon çiçek düzenleme sanatı olan İkebana atölyelerine ve geleneksel ahşap uygulama çalışmalarına aktif olarak katıldığını da ifade eden Dündar, teknik ve kültürel gezilerle desteklenen bu yoğun yaz ve kış okulu programlarının, öğrencilere hem teorik hem de pratik anlamda önemli donanımlar kazandırdığını ifade etti.
Bir değişim programından çok daha fazlası: Dev bir akademik ekosistem
BAU'nun Japonya ile kurduğu bu güçlü bağın, sadece öğrencilerin karşılıklı gidiş-gelişleriyle sınırlı kalmadığını da söyleyen Dündar, "İki üniversitenin öncülüğünde kurulan "İpekyolu Üniversiteler Birliği", uluslararası alanda dev bir akademik köprü görevi görüyor. Bu birlik çatısı altında bugüne kadar ikisi Türkiye'de, ikisi Japonya'da ve biri Moğolistan'da olmak üzere çok uluslu konferanslara ev sahipliği yapıldı. Gerçekleştirilen her konferansın ardından yayımlanan bildiri ve seçilmiş makale kitapları, dünya mimarlık ve tasarım literatürüne kalıcı katkılar sundu. Ayrıca her iki kurum arasında sürekli devam eden akademisyen değişimleri ve ortak sempozyumlar, bu bilimsel üretimi her geçen gün daha da ileriye taşıyor." dedi.
Kültürlerarası anlayış ve bilimsel üretim
İki kurum arasındaki güven ve iş birliğinin en somut yansımalarından birinin de, 2011 yılında Mukogawa Üniversitesi bünyesinde kurulan ve halen aktif olarak çalışmalarını sürdüren "Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü"' olduğunu belirten Dündar, şunları söyledi:
"Bu enstitü tarafından her yıl İngilizce olarak yayımlanan 'Intercultural Understanding' isimli hakemli akademik dergi, 10'dan fazla sayısıyla uluslararası makalelere ev sahipliği yapıyor. Çevrimiçi (online) olarak tüm dünyanın erişimine açık olan bu yayın, BAU'nun uluslararası vizyonunun sadece mimarlıkla sınırlı kalmadığını, kültürel diplomaside de ne kadar etkin bir rol oynadığını kanıtlıyor."














