"Dünyadaki Son Ekonomik Gelişmeler ve Adana'ya Yansımaları" Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Denizbank Baş Ekonomisti Doç. Dr. Saruhan Özel, ABD'nin, 1930 Yılından Sonra En Büyük Ekonomik Krizi Yaşadığını, Bu Krizin Türkiye'yi de Etkilediğini Belirterek, "Gerekli Önlemler Alınmazsa 2009'da Ekonomi Tamamen Durabilir" Dedi.

DenizBank Baş Ekonomisti Doç. Dr. Saruhan Özel, ABD'nin, 1930 yılından sonra en büyük ekonomik krizi yaşadığını, bu krizin Türkiye'yi de etkilediğini belirterek, "Gerekli önlemler alınmazsa 2009'da ekonomi tamamen durabilir" dedi.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ), Adana Ticaret Odası (ATO), Adana Ticaret Borsası (ATB), Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) ve Adana Güçbirliği Vakfı'nın katkılarıyla Seyhan Oteli'nde düzenlenen "Dünyadaki Son Ekonomik Gelişmeler ve Adana'ya Yansımaları" konulu toplantıda Özel, "Dünya Ekonomisi ve Tarım Sektöründeki Son Gelişmeler ve Beklentiler" başlıklı sunumunda Türkiye'nin dünyada görülen kriz ortamından gerekli dersi çıkarması gerektiğini söyledi. Önlem alınmaması durumunda özellikle konut sektöründe yaşanan krizin ülkemizi de vurabileceğine işaret eden Özel, krizleri 'Her zaman için inanılmaz para kazanılan dönemler' olarak değerlendirdi. İçinde bulunduğumuz dönemin dünyada ciddi bunalımlara gebe olduğunu, ABD'nin 1930'larda yaşadığı büyük krizin aynısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Özel, "Türkiye'nin tarihinde yaşadığı en büyük kriz olan 2001 krizini şu anda ABD yaşıyor" diye konuştu.

Türkiye'de faizlerin yüzde 30 düzeyinde olduğu dönemlerde ABD'nin faiz oranını yüzde 1'e indirdiğini hatırlatan ve ABD Merkez Bankası'nın para musluklarını kapattığı anda Türkiye'deki her bireyin cebinden para çıkacağına dikkat çeken Özel, şunları kaydetti:

"Türkiye'deki bankaların tüm suyu yurt dışından geliyor. ABD musluğu kapatırsa paramız gider, musluğu açarsa para gelir." Dünyadaki global krizin aşamalarını da anlatan Özel, Türkiye'nin bu krizde finansal sistemde ayakta kalanların yeniden yapılanması aşamasında olduğunu, ancak ekonomik tahribata doğru ilerlediğini kaydetti. Ekonomik tahribat olması durumunda reel ekonominin ciddi zarar göreceğini, bu zarardan kaçamayacağını belirten Özel, "Türkiye'de faizleri indirmek o kadar kolay değil. Çünkü ülkemizde enflasyon tehdidi var. Dünyada enflasyon canavarı hortladı. Artık merkez bankaları kolay kolay para vermiyor. Tarım ve enerji fiyatlarını koyduğunuzda enflasyon daha yüksek düzeylere çıkıyor. Tarım ve enerji fiyatları enflasyonu yüksek tutuyor. Özellikle 2006'da tarım sektöründe birtakım sıkıntılar başladı. Sadece pirinçte değil, diğer tüm ürünlerin fiyatlarında yükselme var. Tarım ürünlerine inanılmaz bir talep var. Adana için pamuktan vazgeçilmemesi gerektiğini daha önce de belirtmiştim. Şimdi özellikle tekstilde geldiğimiz nokta ortada. Son 2 yılda dünyada yaşanan ciddi kuraklık nedeniyle arz edilen ürün talebi karşılamıyor. Tarımda gübreden yakıta kadar tüm girdilerin maliyeti şişti. Tarım ürünlerinde bu nedenlerden dolayı fiyatlar arttı. Tarımdaki maliyet artışı dünyadaki sosyal sorunları da beraberinde getirdi" şeklinde konuştu.

Cari denge açığının Türkiye'nin başına büyük bir bela olduğunu, ülkemizin kazandığından daha çok döviz harcadığının altını çizen Özel, şöyle devam etti:

"Yılda 40 milyar dolar döviz bulmak zorunda bırakıldık. Aksi halde dövize dayalı ülkemizde taşlar yerinden oynayacaktır. Bu para bulunamazsa Türkiye ekonomik büyümeyi sağlayamaz. Türkiye hala sanayileşme üzerinden gitmeye çalışmamalıdır. İnanılmaz konumda olan tarım sektörü ve ihracat mekanizması iyi değerlendirilmelidir." Konuşmasında yatırım tercihlerine de değinen Özel, spekülatif yatırım için zirai ürünlere yatırım yapılabileceğini, ancak ekonominin yavaşladığı ülkemizde böyle devam etmesi halinde 2009 yılı sonunda ekonominin tamamen durabileceğini ve reel sektörün ağır bir yara alabileceğini sözlerine ekledi.

ÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahir Fisunoğlu da, 2000 yılından itibaren Adana'da açılan iş yeri sayısının kapanan iş yeri sayısından fazla olduğuna dikkat çekti. Son ekonomik gelişmelerin Adana'ya yansımalarını değerlendiren, Adana'nın ekonomik veri sıkıntısı yaşadığını dile getiren Fisunoğlu, "Kentimizde göstergeler olumlu olmakla birlikte 2007 yılında 2006'ya oranla açılan iş yerinde düşüş yaşandı. Bunun yanı sıra ticaret ve sanayi odalarının üye sayısında da artış var" ifadelerini kullandı.

Organize Sanayi Bölgesi'nde iş yeri ve işçi sayısının yükseldiğini, dolayısıyla ekonomik krize yönelik kötümser tablonun çok da doğru olmadığını vurgulayan Fisunoğlu, şunları söyledi:

"OSB'de elektrik tüketimi son yıllarda artış göstermiş. 2005'te Adana'da yabancı sermaye sayısı 91 iken, 2006'da 120, 2007'de 142, 2008'de ise 148'e yükselmiş. Bu oran Türkiye ortalaması için çok iyi. Yabancılar genelde perakende ve ticaret alanında yatırım yapıyor. 10 sektörden çeşitli yatırımlar var. Adana, yabancı yatırımcı sıralamasında 10. sırada yer alıyor. Olumlu gelişmelere karşın Türkiye'deki dış ticaret açığı kendisini Adana'da da gösteriyor. 20 değişik ürün ihraç eden Adana'da 2005 yılında 1.5 milyar YTL'lik tarımsal üretim gerçekleşmiş. Ancak 2007 yılında Türkiye'de olduğu gibi Adana'da da tarım yüzde 3 küçüldü." Toplantıya; Vali İlhan Atış, Adana Sanayi Odası Başkanı Ümit Özgümüş, Adana Ticaret Odası Başkanı Şaban Baş, Adana Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Cahit Sınmaz, Adana Güçbirliği Vakfı Başkanı Prof. Dr. Hamit Serbes, işadamları ve çok sayıda davetli katıldı.

(FK-MT-ÖZ-E)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı