Yunanistan'ın Engelleyemediği Toplantı
Geçen Hafta Brüksel'de Yaşanan Çok Önemli Bir Gelişmeyi, Gündemin Yoğunluğundan Dolayı Fazla Yansıtamadık. Bizler, Türkiye'de Parti Kapatma Davasının Avrupa'ya Yansımasının Peşine Düşüp, Dikkatimizi Daha Çok Bu Yöndeki Gelişmelere Verirken, Avrupa Parlamentosu (AP) Tarihinde İlk Kez "Batı Trakya'daki Türk Azınlığına" Yönelik Bir Toplantıya Ev Sahipliği Yaptı.
Geçen hafta Brüksel'de yaşanan çok önemli bir gelişmeyi, gündemin yoğunluğundan dolayı fazla yansıtamadık. Bizler, Türkiye'de parti kapatma davasının Avrupa'ya yansımasının peşine düşüp, dikkatimizi daha çok bu yöndeki gelişmelere verirken, Avrupa Parlamentosu (AP) tarihinde ilk kez "Batı Trakya'daki Türk Azınlığına" yönelik bir toplantıya ev sahipliği yaptı.
"Makedonlar ve Batı Trakya Türkleri" konulu bu toplantı, bizde hemen hemen hiç konuşulmazken, Yunanistan'da büyük gürültü koptu. Böyle bir toplantının gerçekleşmemesi için aylardan beri AP üzerinde tüm nüfusunu kullanan Yunan diplomasisi tolantıya engel olamayınca, daha beş ay önce, belli ki devlet eliyle kurdurulmuş olan "Pomak Kültür Derneği" üyelerini konuşmacı olarak çağırtmıştı. Amaç, Batı Trakya'da "Türk Azınlığı" değil; Türk, Pomak ve Çingenelerden oluşan "Müslüman Azınlık" olduğunu anlatmaktı. Yunanistan Komünist Partisi (KKE), AP Başkanı'na zehir zemberek bir mektup gönderdi. "Var olmayan Türk ve Makedon azınlığı" nın nasıl olur da AP'de böyle bir toplantı yapmasına izin verildiği sorgulandı. Hem Yunan diplomatları, hem AP'de görevli Yunan milletvekilleri, hem de medyanın karşı tavrına rağmen bu toplantı gerçekleşti ve AP'de bu konuda bir ilk yaşandı.
Yunanlılar bu toplantıyı, kalabalık bir medya ordusu ile izlediler. Ulusal basın, belki de Türk medyasında bu toplantının yeterince yer almamasından dolayı konuyu fazla büyütmedi. Ancak Batı Trakya bölgesi medyası, çarşaf çarşaf diziler ve makaleler yayınladı.
Katar'ı bile geçti
Bunlar toplantının hangi ortamda yapıldığını anlatmak için bazı bilgiler. Ama asıl önemli olan, bir AB ülkesi olan Yunanistan'da, azınlıklar konusunda hala "çağ dışı" uygulamalar yaşanmasının bugüne kadar doğru dürüst konuşulmaması değil mi? Biz aslında AP'de, bunca yıldan beri Yunanistan'daki azınlıklara yönelik yoğun insan hakkı ihlali yaşanmasına rağmen konuya değinilmemiş olunmasına şaşırmamız gerekmiyor mu?
Toplantıya katılan ve belki de bu katılımından dolayı "vatan haini" damgası yemiş olan Yunan Helsinki Denetleme Kurulu Sözcüsü Panayotte Dimitros'un söylediklerinin not edilmesi yeterli. Yunan demokrasisinin, azınlıklar konusunda "en katı" uygulamaları olan ve azınlık haklarına en az riayet eden ülkelerin başında geldiğini kaydetti. Hatta, "Öyle görülüyor ki, Yunanistan neredeyse Müslümanlara Katar'dan bile daha sıkı şeriat uygulayan bir ülke konumundadır" gibi bir ifade kullanarak, ülkesindeki katı tutumu çarpıcı bir örnekle anlattı.
Meşhur 19'uncu madde
Ya ünlü 19'uncu madde? Yunanistan Vatandaşlık Yasası'nın bu maddesi nedeniyle azınlıklar arasında Yunan vatandaşlığını kaybedenlerin sayısı 65 bini geçti. Ortada çok ciddi bir insan hakları sorunu yaşanıyor ve "vatansız" konumda olan bu insanların korkunç dramı konuşulmuyor.
Bu maddeye göre, "geri dönme niyeti olmayan ve başka soydan olan Yunan vatandaşlarının Yunan toprağını terketmesi. vatandaşlıklarını kaybetmesine neden olur". Bu madde, "başka soydan" ya da "soydaş" kavramlarıyla, zaten Yunan vatandaşları arasında açıkça ayrım yapmakta ve hala bir AB ülkesinin bu uygulamasına karşı hiç bir Uluslararası kurum ya da insan hakları kuruluşlarının ses çıkartmadığı görülüyor.
Geçen hafta Avrupa Parlamentosu'nda "çok gecikilmiş" olmasına rağmen bir ilk yaşandı. Hiç değilse bir AB çatısı altında Yunanistan'a, "Azınlık haklarına yönelik uygulaman, bir AB ülkesine hiç yakışmıyor" uyarısı yapıldı.
Ehh buna da şükür!..









