AB'ye katılım süreci tıkanan Türkiye, Avrupa ülkeleriyle ikili ilişkilerini derinleştiriyor

AB'ye katılım süreci ve SAFE programı dışında bırakılan Türkiye, Avrupa ülkeleriyle savunma, ticaret ve enerji alanlarında ikili anlaşmalarını hızlandırdı. İtalya, İspanya, Polonya ve Romanya gibi ülkelerle insansız hava araçları, savaş gemisi ve savunma sistemleri ihracatı yapıldı. Uzmanlar, bu ilişkilerin demokratik değerler yerine çıkar odaklı olduğunu belirtirken, gümrük birliğinin güncellenmemesinin ticarette risk oluşturduğunu vurguluyor.
Avrupa Birliği'ne (AB) katılım süreci tıkanan ve birliğin yeni savunma girişimlerinin dışında bırakılan Türkiye, Avrupa ülkeleriyle ikili ilişkilerini derinleştirme stratejisine yönelmiş görünüyor. Türkiye, AB'nin Avrupa İçin Güvenlik Girişimi (SAFE) programına dahil edilmese de son yıllarda Avrupa ülkeleriyle savunma iş birliği hız kazandı.Ankara, son bir yılda bazı AB ülkeleri ve İngiltere ile savunma, ticaret, enerji ve ulaştırma alanlarında çeşitli anlaşmalar imzaladı.Ancak uzmanlar, ekonomik ilişkilerin riskler barındırmaya devam ettiğini söylüyor. Uzmanlar, Avrupa ülkelerinin Türkiye ile güvenlik iş birliğine öncelik vermesinin demokratik değerler ve siyasi özgürlüklere ilişkin kaygıları ikinci plana ittiğine de dikkat çekiyor.Türkiye'nin AB'ye yönelik hayal kırıklığıTürkiye son yıllarda AB üyeliği, Avrupa'nın yeni savunma mimarisinde resmi bir yer edinme ve gümrük birliği anlaşmasının güncellenmesi gibi konularda ilerleme sağlayamadı.ABD'nin NATO harcamalarını azaltacağını ilan etmesinin ardından AB, üye ülkelerin büyük ölçekli savunma tedariklerini finanse etmelerine yardımcı olmak için SAFE adlı 150 milyar euroluk bir proje başlattı.Dışişleri Bakanlığı kaynakları, SAFE kapsamındaki ortak tedarik projelerine katılım taleplerini AB'ye ilettiklerini söyledi.Ancak Türkiye, son yıllarda savunma ihracatındaki artışa rağmen bu programa dahil edilmedi.Türkiye'nin AB'ye katılma yönündeki uzun soluklu başvurusu da Kıbrıs sorunu, birlik üyesi bazı ülkelerin muhalefeti ve Türkiye'nin insan hakları ile demokratik reform siciline yönelik eleştiriler nedeniyle 10 yıldan uzun süredir donmuş durumda.AB'nin Türkiye'ye karşı güvensizliğin boyutunu yansıtan bir işaret de birliğin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu'nun başkanı Ursula von der Leyen'in nisan ayında Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı kategoride değerlendirerek Brüksel'in bu ülkelerin "etkisi altına girmemesi" gerektiğini söylemesi oldu.
BBC Monitoring medya izleme servisinin Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesi üzerinden yaptığı araştırma, Ankara'nın kimi Avrupa ülkeleriyle doğrudan temaslarının 2024'ten bu yana ciddi biçimde arttığını gösteriyor.Bunlar arasında Almanya ve Fransa gibi geçtiğimiz dönemlerde Türkiye'yi demokrasi ve insan hakları konusunda en sert eleştiren ülkeler de var. Savunma alanında ikili anlaşmalarAB ile ilişkiler kurumsal düzeyde çıkmaza girse de Ankara'nın son yıllarda Avrupa ülkeleri ile ilişkilerini geliştirdiği görülüyor.Türkiye SAFE programı dışında bırakılmasına rağmen AB üyesi ülkeler ve Ankara arasında savunma tedariki ve iş birliği anlaşmaları imzalandı.İtalya kilit ortaklardan biri haline geldi.Türkiye'nin önde gelen İHA üreticilerinden Baykar, 2024'te İtalya'nın Piaggio şirketini satın aldığını açıkladı.Türkiye aynı zamanda İtalya merkezli savunma şirketi Leonardo ile hava sistemleri üretimini de kapsayan ortaklık anlaşması imzaladı.İtalya Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Berutti Bergotto, martta yaptığı açıklamada İtalya'nın Baykar yapımı Bayraktar TB-3 insansız hava araçları satın almayı planladığını söyledi.Türk şirketleri HAVELSAN ve VN Maritime da nisanda İtalya'da insansız ve hibrit deniz araçları üretmek üzere ortaklık kurduklarını duyurdu.İspanya, Aralık 2025'te Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından üretilen 30 adet Hürjet eğitim ve hafif taarruz uçağı satın alacağını duyurdu.Anlaşmanın değeri 2.6 milyar euro (yaklaşık 140 milyar lira) olarak açıklandı.ASELSAN, Aralık 2025'te Polonya'ya elektronik harp sistemleri ihracatı için 410 milyon dolar değerinde bir anlaşma imzaladı.Ayrıca şubat ayında Çek Cumhuriyeti merkezli Excalibur International ile bir anlaşma imzaladı.Buna göre şirketin Korkut hava savunma sistemi, Çek üretimi Tatra Force 6x6 tekerlekli platformlara entegre edilecek.Askeri Fabrika ve Tersane İşletme AŞ (ASFAT), Aralık 2025'te Romanya ile anlaşma imzalayarak bir NATO ve AB üyesi ülkeye savaş gemisi satan ilk Türk şirketi oldu.Türkiye ayrıca Finlandiya, Polonya ve Macaristan ile de savunma iş birliği anlaşmaları imzaladı.Bunların yan sıra Almanya, Ekim 2025'te vetosunu kaldırarak İngiltere'nin Türkiye'ye 20 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağı satışı için 10.7 milyar dolarlık anlaşmanın önünü açtı.
Ticaret ve enerji iş birliği de hızlandıAB ülkeleriyle yapılan ticaret ve enerji anlaşmaları da basında sıklıkla yer buldu.Türkiye ile Macaristan, Aralık 2025'te enerji ve ulaştırma dahil çeşitli alanları kapsayan 16 anlaşma imzaladı.Fransa Ticaret Bakanı Nicolas Forissier, şubatta yaptığı açıklamada Fransız şirketlerin 2020-2024 döneminde Türkiye'ye 3,6 milyar euro yatırım yaptığını ve 2027'ye kadar buna ek olarak 5 milyar euro daha yatırım yapmayı planladığını söyledi.Türkiye ve Yunanistan, deniz yetki alanları ile enerji ve güvenlik konularında uzun süredir devam eden anlaşmazlıklara rağmen şubatta yatırım, deniz ticareti, ekonomik iş birliği ve teknoloji alanlarında çeşitli anlaşmalar imzaladı. Yunanistan ayrıca mayısta Türk vatandaşlarına yönelik kapıda vize uygulamasını bir yıl daha uzattı.Ticaret Bakanı Ömer Bolat, mart ayında yaptığı açıklamada Türkiye ile Bulgaristan'ın ticaret ve ulaştırma güzergahlarını rahatlatmak için yeni bir gümrük kapısı açmaya hazırlandığını söyledi.
Türkiye ile İngiltere, nisanda stratejik ortaklıklarını güçlendirmek adına Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi'ni imzaladı.İki ülke yetkilileri ayrıca 2026'nın ikinci yarısında yürürlüğe girmesi beklenen güncellenmiş serbest ticaret anlaşması ile teknoloji, finans teknolojisi ve inşaat alanlarında iş birliğinin genişleyeceğini açıkladı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de mayısta ticaret, sanayi yatırımları ve ulaştırma alanlarını kapsayan 11 anlaşma imzaladı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Macaristan'ın MOL Grubu da mayıs ayında Macaristan'daki iki sahada petrol ve doğal gaz çalışmalarında ortaklık için anlaştı.Bu, TPAO'nun Avrupa'daki ilk enerji yatırımı oldu.Aynı ay Romanya ile Türkiye acil durumlarda Romanya'nın Türkiye'den günlük dört milyon metreküpe kadar doğal gaz ithal etmesine olanak tanıyan bir enerji iş birliği anlaşması imzaladı.'Değer' yerine 'çıkar' odaklı bir ilişkiKonuyu BBC için değerlendiren uzmanlar, üyelik süreciyle beraber "değerler" odaklı ilişkinin rafa kalktığını ve "çıkarların" ön plana çıktığını söylüyor. Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, Ukrayna ve Ortadoğu'daki savaşlar ve AB-ABD ilişkilerinin "gerilimli hale gelmesi" gibi gelişmelerin Türkiye ve Avrupa ülkelerini savunma alanında beraber çalışmaya ittiğini söylüyor.Ülgen, "AB ile artık üyelik gibi geniş ve kural bazlı bir çerçeve yerine, daha çıkar odaklı olarak tanımlayabileceğimiz alanlarda ilişkinin derinleşmesi söz konusu" diyor ve ekliyor: "Bunların en başında jeopolitik konjonktürün zorladığı güvenlik alanı geliyor." Oxford Üniversitesi'nden Uluslararası Hukuk Profesörü Başak Çalı da "AB-Türkiye ilişkilerinde demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü değerlerine dayanan bir iş birliği çizgisi gözlemlemiyoruz" ifadelerini kullanıyor.Başak Çalı'ya göre AB'nin, CHP'ye yönelik davalara verdiği yanıtın "zayıf ve söylemsel" düzeyde kalmasının nedeni de üyelik müzakerelerinin durmuş olması.Çalı, "AB, Türkiye ile ilişkilerini göç kontrolü ile güvenlik ve enerji politikaları alanlarında kendi belirlediği stratejik öncelikleri üzerinden kuruyor" diyor.'Gümrük birliğinin güncellenmemesi gerçek eksiklik'Sinan Ülgen de AB'nin Türkiye'yi gerçekçi olarak genişleme kapsamında görmediği için ülkedeki "demokratik erozyonu" eleştiri konusu yapmadığını söylüyor.Ancak Ülgen'e göre AB ülkeleriyle çıkara dayalı ilişkilerin de riskli yanları var.Ülgen, gümrük birliği anlaşmasının yenilenmemesinin yanı sıra, Avrupa ülkeleriyle son yıllarda imzalanan ticaret anlaşmalarının da "yüzeysel" olduğunu söylüyor. "Made in Europe", sınırda karbon düzenlemesi (CBAM) ve demir çelik ithalatına getirilen yeni kısıtlamaları da AB'nin yeni korumacılığında Türkiye'yi üçüncü ülke olarak görmesi şeklinde değerlendiren Ülgen, ilişkilerde böyle zorlukların devam etme ihtimalinin yüksek olduğunu ekliyor.Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmaları Direktörü Profesör Murat Yeşiltaş ise Türkiye-AB ticaretinin 2025'te 217 milyar euroyu aşarak rekor kırdığını hatırlatıyor.Günlük ticaretin derinleştiğini söyleyen Yeşiltaş, gümrük birliğinin güncellenmemesinin "gerçek bir eksiklik" olduğunu savunuyor.Yeşiltaş ek olarak, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesinin çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi kalemlerde Türkiye'nin ihracatını doğrudan etkileyeceğini belirtiyor.AB'nin demokrasi ve hak söylemini ortağına göre sertleştirip yumuşatmasının "ne yeni ne de Türkiye'ye özgü" olduğunu söyleyen Yeşiltaş, "Bu seçicilik, Körfez'den Kuzey Afrika'ya kadar bütün ilişkilerinde işliyor" diyor ve ekliyor: "Bugün değişen, bu seçiciliğin artık örtülmeden işlemesi. Böyle bir dünyada yaşıyoruz artık."
İlgili haberler





















