Darbe Girişiminde Fenerbahçe Orduevi'nin İşgali Soruşturması Tamamlandı

Darbe Girişiminde Fenerbahçe Orduevi'nin İşgali Soruşturması Tamamlandı

Darbe girişiminde Fenerbahçe Orduevi’ni işgal etmek isteyen 3’ü tutuklu 40 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı.

Darbe Girişiminde Fenerbahçe Orduevi'nin İşgali Soruşturması Tamamlandı

Darbe girişiminde Fenerbahçe Orduevi'ni işgal etmek isteyen 3'ü tutuklu 40 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. İddianamede, Fenerbahçe Orduevi'ni işgal için görevlendirildiği belirtilen üsteğmen Kayhan Korkmaz ifadesinde terör saldırısı olacak diye kandırıldığını ancak diğer şüphelilerin Kayhan'ın darbeden haberi olduğunu belirttikleri kaydedildi.

15 Temmuz Darbe girişiminde Fenerbahçe Orduevi'ni işgal etmek isteyen askerlere yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. İddianamede 3'ü tutuklu 40 şüphelinin, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek", "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek", "Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek", "Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına örgüt adına suç işlemek" ve "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıl 6'şar aydan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Darbe girişimi öncesinde 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Fenerbahçe Orduevinin 15 Temmuz gecesi kontrol altında tutulması görevinin şüpheli üsteğmen Kayhan Korkmaz'a verildiği anlatılan iddianamede, "2. Zırhlı Tugay Komutanlığından Fenerbahçe Orduevine 4 adet GZPT ile 1 üsteğmen, 2 uzman çavuş, 37 er-erbaş olmak üzere toplam 40 askerin sevk edildiği tespit edilmiştir" denildi.

2. Zırhlı Tugay Komutanlığından çıkış yaparak saat 22.58 sıralarında Fenerbahçe Orduevi'nin bulunduğu caddeye giden şüphelilerin, saat 04.00 sıralarına kadar dışarıda silahlı bir şekilde bekledikleri, orduevindeki müzakerecilerin ikna çabaları üzerine şüphelilerin silah ve mühimmatlarını zırhlı araçların içerisine bıraktıkları, silahsız bir şekilde Fenerbahçe Orduevi'nin nizamiyesinden içeriye alındığı, askeri araçların ise dışarıda bırakıldığı anlatıldı.

İddianamede, olay tarihinde Fenerbahçe Orduevi Müdürü olarak görev yapan Albay Cem Gültekin'in ifadesine yer verildi. Gültekin soruşturma kapsamında alınan ifadesinde, "Cep telefonumdan orduevinde görevli Astsubay Kıdemli Başçavuş İbrahim Ersoylu beni arayarak 'Komutanım, Fenerbahçe Stadı'nın oradan tanklar geliyormuş' dedi. Donanma Komutanının orduevinden ayrılmadığını öğrenince makam odamdan donanma komutanının odasını arayarak kendisine duyumlarımızı ilettim. Personele silahlanmalarını, nizamiye kapılarını kapatmalarını, gerekirse direnmelerini emrettim. Nizamiyenin dışına çıkarak zırhlı araçların yanına gittim ve isminin üsteğmen Kayhan Korkmaz olduğunu söyleyen ve zırhlı araçların emir komutasında geldiğini söyleyen askere 'Ne maksatla geldiniz?, Nereden geldiniz?' diye sordum. Bana 'Sizin emniyetinizi almaya 2'nci Zırhlı Tugay Komutanlığından geldik' diye cevap verdi. Bunun üzerine 'Biz kendi emniyetimizi kendimiz alırız siz niye geldiniz?' diye sordum. Nizamiye Karakoluna girerek Ordu Harekat Merkezi'ni aradım. Topçu Yarbay Ümit Ertuğrul ile görüştüm. Kendisine '2. Zırhlı Tugay Komutanlığından 4 adet GZPT'nin orduevine geldiğini ve bizim emniyetimizi almak istediklerini, bu konuda bilgisi olup olmadığını' sordum. Yarbay Ümit Ertuğrul bana 'Evet komutanım. Emniyetinizi almak üzere biz gönderdik' dedi. Baştan beri şüphelendiğim için 'Bu işte farklı bir şey varsa kendisini ellerimle boğacağımı' söyledim. Bunun üzerine bana enteresan ve birazda yüksek bir ses tonuyla 'Komutanım mutlak itaat' deyip telefonu kapattı" dedi.

Araçların başına tekrar gittiğini kaydeden Gültekin, "Üsteğmen Korkmaz'a tekrar ne maksatla geldiklerini sordum. Bana aynı cevapları verdi. Bende kendisine bir şeylerin yanlış gittiğini, eğer yalan söylüyorsa kendisini ellerimle boğazlayacağımı yüksek tonla söyledim. Ordu komutanımızı aradım ve kendisi 'Ne olursa olsun araçları içeri almamamı ve orduevinin emniyetini almamı' emretti. Üsteğmen Korkmaz'ı ordu komutanımız ile telefonla görüştürdüm. Ordu komutanımız, üsteğmen Korkmaz'a yaptığının yanlış olduğunu derhal benim emirlerime uymasını emretti ve telefonu bana vermesini söyledi. Ben ordu komutanı ile konuşurken Üsteğmen Korkmaz 'Biz kimden emir alacağız. Biri öyle söylüyor, diğeri farklı söylüyor' deyince ben hiddetle 'Sen ne diyorsun Üsteğmenim konuştuğun kişi ordu komutanı, tabi ki onun emirlerini yapacaksın' dedim. Üsteğmen Korkmaz o noktadan itibaren artık söylenenleri dikkate almaya başladı" diye konuştu.

Şüpheli Üsteğmen Kayhan Korkmaz ise ifadesinde FETÖ ile hiçbir bağlantısı olmadığını, Kurmay Yarbay Fatih Karakaya'nın kendisini terör saldırısı olacak diyerek kandırdığını söyledi. Korkmaz ifadesinde, "Darbe olduğunu öğrenince de darbecilerin hiçbir emrine uymadım. Ordu komutanımın emrine uydum. Herhangi bir suç işlemedim" şeklinde konuştu.

İddianamede ifadeleri yer alan şüpheli askerler ise üsteğmen Korkmaz'ın darbe olacağından haberi olduğunu söylediler. Şüpheli Uzman Çavuş Faruk Yüksel ifadesinde, "Fenerbahçe Orduevi'nin içerisindeyken üsteğmen Kayhan Korkmaz bana ve Uzman Çavuş Recai Yeğen'e kışladan çıkmadan darbeden haberdar olduğunu fakat mevki olarak nereye gideceğini bilmediğini söyledi. Sabah biz teslim olduğumuzda Kayhan üsteğmen yoktu. Üsküdar Çevik Kuvvete 3 saat sonra sivil kıyafetle getirildiğini gördüm" dedi. - İSTANBUL