'Cinsiyet Değiştirenler Çocuk Sahibi Olamaz'

FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç.Dr.Hayati Akbaş, cinsiyet değiştiren kişilerin sadece nüfus cüzdanı renginin değiştiğini fakat çocuk sahibi olamayacağını söyledi.
FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Hayati Akbaş, cinsiyet değiştiren kişilerin sadece nüfus cüzdanı renginin değiştiğini fakat çocuk sahibi olamayacağını söyledi.
Cinsiyet değiştirme operasyonları için plastik cerrahların son zamanlarda arttığını belirten FBM Tıp Merkezi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç.Dr. Hayati Akbaş, "Örneğin 20 yaşındaki bir erkek bize kadınsı bir bedene sahip olmak istediğini belirttiği gibi, bir kadın da kendini organlarının da değiştirilerek erkeksi bir yapıya bürünmek istediğini belirterek bize gelenler var. Bu durumlar toplumda oldukça yaygın. Ülkemizde ve dünya da bu konularla ilgili oldukça artış var. Çocuklar doğduklarında fiziksel olarak erkek ya da kadın fiziğine sahip olarak doğuyorlar. Fakat belli bir yaşa kadar artık çocuk kendinde bir ayniyet duygusu geliştiriyor. Belli bir dönemden sonra o çocuk kendini kız ya da erkek olarak görüyor. Kişi kendini fark ettiği andan itibaren toplumla bir analiz yapıyor, değerlendirme yapıyor. Toplumun kendisine biçtiği rolü alıyor ve artık kendisini kız ya da erkek olarak görmeye başlıyor. Burada bazı çocuklar belli bir aşamadan sonra artık sahip oldukları fiziksel yapının dışında kendilerini kadın fiziğine sahipse erkek olarak görüyorlar, erkek fiziğine sahipse de kadın olarak görüyorlar. Bu da ileriki dönemlerde çok sıkıntılı, çok sancılı, çok tahrip edici bir takım olaylara ve sonuçlara yol açıyor. Bu çocuklar okul dönemine geldiklerinde bunun sıkıntısını yaşıyorlar. Örneğin bir kız çocuğu kız önlüğü veya kız elbisesi giydiğinde bundan rahatsızlık duymaya başlıyor. Çünkü kendini erkek olarak görüyor" dedi.
Cinsiyet değiştirme operasyonlarının çok kolay yapıldığını ifade eden Akbaş, "Kendini karşı cinsten görenler bazı estetik kliniklerine giderek bir takım operasyonlar geçirip cinsiyetini değiştirebiliyorlar. Cerrahi olarak cinsiyet değiştirme operasyonu çok kolay bir ameliyat ama olayın psikoloji, sosyolojik, dinsel, etik ve yasal gibi birçok boyutları var. Bunlar çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Eğer ergenlik dönemini tamamlamış kız ya da erkek sahip olduğu bedenin dışında karşı cinse dönüşmek istiyorsa burada yapılması gereken psikiyatri, bir takım yasal müracaatlar, bekleme süreleri gibi bir takım prosedürler var. Bunlar tamamlandıktan sonra cinsiyet değişikliği yapılıyor" diye konuştu.
CİNSİYET DEĞİŞTİRENLER BABA OLABİLİR Mİ?
Cinsiyet değişikliği yapan kişilerin kendisine ait bir çocuk sahibi olamayacağının da altını çizen Akbaş, "Bir kız çocuğu ameliyat ile erkeksi bir görünüme kavuşturulabilir. Görünümü ayırt etmek mümkün olmaz. Yani görüntü olarak tamamen erkek görünümüne bürünür. Aynı durum karşı cinste de mümkün. Kadınlıktan erkekliğe geçen bir hastanın evlenebilmesi mümkündür. Ancak çocuk sahibi olması bugünkü tıbbi gelişmişlik seviyesi içersinde mümkün değildir. Bugün bir kadın cinsiyet değiştirip erkek olursa o erkeğin evlenip çocuk yapması ve baba olması mümkün değildir. Aynı şey kadınlar için de geçerlidir. Örneğin bir erkek kadına dönüştü, her şeyi kadınsı oldu, nüfus cüzdanı pembe oldu, hatta kadın cinsel organı takıldı ama evlendiği zaman onun bir anne olması, kendisine ait bir bebek dünyaya getirmesi bugünkü gelişmişlik seviyesinde mümkün değildir. Sadece nüfus cüzdanı rengi değişir ama çocuk sahibi olamaz" şeklinde konuştu.
TAVSİYELER
Ailelere de tavsiyelerde bulunan Akbaş, "Bu duyguların temelinde genetik bir takım faktörler olabilir ama genetiğin dışında çevresel bir takım faktörlerinde bu olayların ortaya çıkmasında önemli rol oynadığı bilinmelidir. Yani küçük bir kız çocuğunu doğduğunda onu erkek gibi yetiştirmeye başlarsanız o çocuğun psikolojisi yavaş yavaş değişir ve artık kendini erkek gibi görmeye başlar. ya da tam tersi erkek olarak doğmuş bir çocuğu kız gibi yetiştirmeye kalkarsanız, anne ile temizli yapan, rol model olarak anneyi örnek alan, kızlarla oyun oynarsa, o erkek çocuğu zamanla kendini kadın gibi hissetmeye başlar. Çocukların doğduğu andan itibaren onların cinsel gelişimlerinin, cinsel yönelimlerinin ve cinsel ayniyet duygularının aile ve çevre tarafından çok iyi yönetilmesi gerekir ve o çocuğun eğer kız olarak doğmuşsa kız gibi, erkek olarak doğmuşsa erkek gibi yetiştirilmesine aile, yakın çevre, mahalle, okul ve diğer sosyal ortamlar büyük destek vermelidirler. Aksi takdirde karşı cinsiyete farklı yönelimler ortaya çıkabilir. Aileler kız çocuklarını kız gibi, erkek çocuklarını da erkek gibi yetiştirsinler" - SAMSUN













