Mustafa Sarıgül'den Suç Duyurusu Metni
BASIN BüLTENİDİR.
BASIN BüLTENİDİR.
8 Mayıs 2010 tarihinde CHP Genel Sekreteri Önder SAV tarafından ve daha sonra Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz ATEŞ tarafından, adı meçhul bir kişi tarafından elektronik posta ile yapılan bir ihbara atfen hiç bir ciddi delile dayanmadan bir gün önce ortaya çıkan maalesef rezaletin yarattığı gündemi değiştirmek için Türkiye Değişim Hareketi Lideri ve Şişli Belediye Başkanı Sayın Mustafa SARIGüL hakkında iftiralarda bulunmuşlardır.
Milletimizin gönlünde ve zihninde Sayın SARIGüL 'e yönelik oluşmuş sevgi ve destek belli ki kendilerinde bir akıl tutulmasına neden olmuştur.
Yüzbinlerce Türkiye Değişim Hareketi mensubu, gönüllüleri ve Milletimiz tarafından büyük bir tepki ile karşılanan iftiralarla ilgili gerekli cevaplar, TDH Lideri tarafından düzenlenen basın toplantısı ile verilmiştir.
Yasal Müracaatımızda Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılmıştır.
Bu noktadan sonra soruşturmanın ve yasal sürecin takipçisi bizzat biz olacağız.
Ancak dokunulmazlık zırhı ile fikirlerini söyleme hakkını kötüye kullananlara karşı yapabileceğimiz yegane şey gerek Savcılığın gerekse emniyetimizin gereğini yapmasını beklemektir.
Biz Yargımıza da, Emniyet Teşkilatına da sonuna kadar güveniyoruz.
Mustafa SARIGüL Vekili
Av. Murat HAZİNEDAR
ŞİŞLİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA
Suç Duyurusunda
Bulunan : Mustafa Sarıgül (T.C. No: 48559292958)
Şişli Belediye Başkanlığı Esentepe Şişli İstanbul
Vekili : Av. Murat Hazinedar-Av. Sadık Durak-Av. Hale Karagülle
Adres antet
Şüpheliler :1. Önder Sav
Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / Ankara
2. Yılmaz Ateş
Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / Ankara
Konusu : Türk Ceza Kanununun 267. maddesinde işaret edilen suç fiilinin işlenmesi suretiyle kişilik haklarının ihlal edilmesi.
Suç Tarihi : 08.5.2010
Açıklamalar
1. Şüpheliler, 08.5.2010 tarihinde yapılmış olan basın toplantısında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilmiş imzasız bir "e-mail" ve 07.5.2010 tarihinde bir internet sitesinde yayımlanan ve CHP Genel Başkanı Sayın Deniz BAYKAL'a ait olduğu iddia edilen görüntülerden hareketle, müvekkilim hakkında Türk Ceza Kanununun 267. Maddesinde tanımlamış olan "iftira suçu"nu ika etmişlerdir.
2. Şüpheli Önder SAV, (Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri) 08.5.2010 tarihinde yapmış olduğu basın açıklamasında, hukuka aykırı yollarla kendilerine intikal eden "ihbarı" kamuoyuna açıklamak suretiyle hazırlık aşamasının gizliliği ilkesini ihlal etmiştir. Ancak, burada önemli olan, sadece hazırlık soruşturmasının gizliliği ilkesinin ihlali değil, bu ihlalin yöneldiği amaçtır. Şüpheli, henüz soruşturma aşamasında olan imzasız e-maili kamuoyuna açıklamak suretiyle, müvekkilimin; temsil ettiği kurumun ve önderliğini yaptığı siyasi hareketin zarar görmesini amaçlamıştır. İstihbari bilgi toplama teknik ve yöntemleriyle örtüşmeyen; tamamen karalama ve "suç uydurma" niyetinin ürünü olan imzasız e-mailin bu aşamada kamuoyu ile paylaşılması, şüpheli müvekkilin kişilik haklarına açık bir saldırı niteliğini taşımaktadır.
3. Şüpheli tarafından açıklanan imzasız ihbar mektubunda, müvekkilimin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı hakkında "vur emri" verdiği, bunun için bazı kamu görevlilerinin bir takım görevler
üstlenerek, "vur emri"ni yerine getirecek "infaz timi"ni belirlediği; yerine getirilecek suikast karşılığında bu kişilerle 750 Bin USD Doları karşılığında anlaşma sağlandığı, peşin olarak da 300 Bin USD doları belediyenin kasasından alınarak ödeme yapıldığı; infaz timi ile görüşmelerin gizliliğini sağlamak amacıyla "özel bir istihbarat kuruluşu"ndan "kriptolu telefon" temin edildiği, infazın CHP Genel Başkanının AB Genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle ile 15.4.2010 tarihinde Brüksel'de yapacağı görüşme esnasında yerine getirilmesinin planlandığı, bilahare suikastın ertelendiği iddialarına yer verilmiştir.
4. İmzasız "e-mail"in İstanbul Emniyetine gönderildiği tarih ile eylemin gerçekleştirilmesinin planlandığı görüşmenin tarihi, yeri; müvekkilin Cumhuriyet Partisinden yıllar önce koparak, yeni bir siyasi harekete önderlik ettiği; böyle bir suikastın gerçekleştirilmesinin müvekkil bakımından bir fayda sağlamasının olanaksızlığı gibi objektif olgular bir araya getirildiğinde, iddianın "deli saçması" niteliğinde veya başka bir planın parçası olduğu açıktır.
5. Diğer şüpheli Yılmaz ATEŞ de, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı) 09.5.2010 tarihinde yayımlanan bir haberde, bir gazetecinin sorusuna karşılık şu cevabı vermiştir: "06 Mayıs Perşembe saat 17.40'da Emniyet Genel Müdürü Oğuz KÖKSAL'la görüştüm. Görüşmenin ardından İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin çAPKIN'ı arayarak 7 Mayıs Cuma günü için randevu istedim. Cuma gecesi 23.00 için randevulaştık. Suikast girişimini peşine düştüğümüzü bir şekilde öğrenen o yapı Sayın BAYKAL'la ilgili olduğu ileri sürülen görüntüleri tam da 6 Mayısı 7 Mayısa bağlayan o gece servise koydu." Bu cevaptan da anlaşılacağı üzere şüpheli, sayın Baykal'la ilgili olarak bazı internet sitelerinde yayınlanan görüntülerin de müvekkil ve onun temsil ettiği "yapı" tarafından servis edildiğini iddia etmek suretiyle iftira suçunu ika eylemiştir.
Sonuç ve İstem : Yukarıdan bu yana açıklamaya çalıştığımız gerekçelerle, Türk Ceza Kanunu'nun 267 ve devam eden ilgili maddelerinde belirtilen suç fiillerinin ika etmiş olmaları nedeniyle, şüpheli hakkında gerekli yasal işlemlerin yerine getirilmesini arz ve talep ederiz.
10.05.2010












