Bakan Şahin, Mahkumların Ürettiği Ürünlerin Sergi Açılışına Katıldı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Terörle İlgili Suçlarda Dokunulmazlıkların Kaldırılmasının Anayasa Değişikliğiyle Mümkün Olabileceğini Belirterek, "Nitekim Şu Anda Hazırlanmakta Olan Birtakım Anayasa Değişikliği Taslaklarında Anayasa'nın 83. Maddesiyle İlgili Yeni Düzenlemeler Var" Dedi.

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, terörle ilgili suçlarda dokunulmazlıkların kaldırılmasının Anayasa değişikliğiyle mümkün olabileceğini belirterek, "Nitekim şu anda hazırlanmakta olan birtakım Anayasa değişikliği taslaklarında Anayasa'nın 83. maddesiyle ilgili yeni düzenlemeler var" dedi.

Şahin, ceza infaz kurumu işyurtlarında hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen ürünlerin, el ve sanat eserlerinin tanıtıldığı serginin açılışına katıldı. Zafer Çarşısı'nda 10 gün boyunca açık olacak serginin açılışında bir konuşma yapan Bakan Şahin, bu yıl 4.'sü düzenlenen serginin farklı anlamlar ifade ettiğini söyledi. Bu serginin ceza ve infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlülerin topluma kazandırılmalarının da gözönünde bulundurulduğunu gösterdiğini kaydeden Şahin, "Cezaevinde bulunanların sadece

volta atmadıklarını, ilmek de attıklarını görüyoruz. Bu yeni dönemin ürünüdür" dedi. Türkiye'de 392 adet cezaevi bulunduğunu, bunlardan 186 tanesinde işyurtları olduğunu söyleyen Şahin, burada çalışanlara günlük 5 YTL yevmiye verildiğini, kazalara karşı sigortalandıklarını ve kardan da pay verildiğini kaydetti. Şahin, satılan ürünlerden elde edilen gelirle Adalet Bakanlığı'nın yeni hizmetler yaptığını söyledi. Şahin, "Ceza infaz kurumlarında Avrupa Birliği standartlarından daha ileriyiz. Yurt dışından gelen

ziyaretçilerimizi önce cezaevlerine götürüyoruz" dedi.

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Bakan Şahin, kamuoyunda tartışmalara neden olan Hakim ve Savcı Kanunu'nda yapılan değişiklikle ilgili muhalefet tarafından kadrolaşma iddialarının hatırlatılması üzerine Şahin, şöyle konuştu:

"Bunları hem komisyonda hem Genel Kurul'da defalarca ifade ettik. Yaptığımız iş sadece hakim ve savcı açığını nasıl kapatabiliriz? Belirli şartları taşıyan avukat arkadaşlarımızı hakim ve savcılığa nasıl yönlendirebiliriz? Bu eskiden de vardı. Ama 1995 yılından beri uygulanmamış. Şimdi bir yasal boşluğu dolduruyoruz. Avukat arkadaşlarımızdan 35 yaşını geçmemiş 5 yıllık da avukatlık deneyimi bulunan arkadaşlarımız yazılı ve sözlü sınavdan geçtikten sonra kuşkusuz Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)

kararı ile hakim ve savcı olabilecekler. Buna aslında hiç kimsenin itiraz ettiği yok. Muhalefet partisine mensup arkadaşlarımız da buna itiraz etmediler, hatta buna destek verdiler. Biz de ne yaptık? 1934 yılından beri hakim ve savcı alımıyla ilgili yönetmelikteki düzenlemeyi daha da olgunlaştırarak yasaya taşıdık. Sanki mülakat sistemini bu kanunla ilk defa Türkiye'ye getiriyormuşuz gibi bir intiba uyandı. Halbuki 1934 yılından beri var. Daha önce iş başına gelen tüm hükümetler, tüm adalet bakanları bu

yönetmeliği uyguladılar. O zaman hiçbir şey söylemeyenler şimdi sanki ilk defa mülakat uygulanıyormuş gibi 'Kadrolaşma yapacaksınız, torpil yapacaksınız' diye beyanlarda bulunuyorlar. Adalet ve Kalkınma Partisi olarak iltimas yaparak, torpil yaparak, kayırmacılık yaparak, elaman almaya hiç ama hiç ihtiyacımız yok. Böyle birşeyi şiddetle reddediyoruz."

Böyle yapan siyasi iktidarların geçmişte hep kaybettiğini belirten Şahin, "İki kişinin gönlünü kazanayım derlerken milyonları karşılarına almışlardır. Biz bunu kökten kazımak istiyoruz. Aslında yolda yürüyen iki kişiden bir tanesi son seçimlerde partimize oy vermişlerdir. Diğeri ileride bizim gönlünü kazanmaya çalıştığımız insandır. Kimi kime tercih edeceğim. Tüm vatandaşlar bizim nezdimizde eşittir. Hiç kimseyi diğerine tercih etmeyeceğiz. Sınavda kim başarılı olursa kim yazılıda mülakatta başarılı

olursa hakim ve savcı mesleğine onlar geçerler. Torpilin kökünün kazımak istiyoruz. İktidar partisi olarak Adalet Bakanlığı olarak, torpili ve kayırmacılığı ortadan kaldırmak istiyoruz. Çünkü vatandaşlarımız arasında ayrımcılık yapamayız. O nedenle 'Bunlar kadrolaşıyor kendi adamlarını alacaklar' sözü hiçbir zaman doğru değildir" diye konuştu.

Bir gazetecinin mülakatın kaldırılıp kaldırılamayacağı yönündeki sorusu üzerine Şahin, "Hayır TBMM hakim ve savcı alınırken mülakat sisteminin de varlığını kabul eden bir yasal düzenleme yaptı. TBMM, milletimizin iradesini temsil eder. Vermiş olduğu karar da Cumhurbaşkanı onaylarsa ve Resmi Gazete'de yayınlanırsa bizde bu sınav sistemini uygulamaya devam edeceğiz" cevabını verdi. İnfaz memurlarının sosyal haklarının düzenlemesiyle ilgili bir soru üzerine Bakan Şahin, " Bununla ilgili Sosyal Güvenlik

Yasası bağlamında bir çalışma yapılmıştır. Personelimizin bu hakkıyla ilgili düzenlemenin varolabilmesi için çaba sarfedeceğiz" dedi.

Bir gazetecinin af konusuyla ilgili sorusu üzerine ise Bakan Şahin, "Hükümetimizin ve Bakanlığımızın gündeminde bir af yok" karşılığını verdi. Terörle ilgili suçlarda dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili bir soru üzerine ise Bakan Şahin,"Anayasa'nın 83. maddesi dokunulmazlıklarla ilgili düzenlemeyi öngörmektedir. Eğer bu konuyla ilgili yeni bir düzenleme yapılacaksa bir Anayasa değişikliğiyle bunun mümkün olabileceğini düşünüyorum. Nitekim şu anda hazırlanmakta olan birtakım Anayasa değişikliği

taslaklarında 83. maddeyle ilgili yeni düzenlemeler var" karşılığını verdi.

Bakan Şahin, Yargıtay'daki iş yoğunluğundan dolayı 327 kişinin tahliye olamadığı yönündeki beyanın hatırlatılması üzerine ise, "Tabi özellikle Yargıtayımız'ın iş yükü son zamanlarda çok arttı. İlgili dairelerde görev yapan daire başkanlarımız ve Yargıtay üyelerimiz yoğun bir çaba sarfetmelerine rağmen bu iş yükü maalesef azaltılamadı. Bu nedenle dosyaların incelenmesi çok gecikiyor. Bana cezaevinden çokça bu konuyla ilgili mektup gelmişti. Özellikle tutuklular almış olduğum ceza ilgili tahliye zamanım

geldi ama dosyam Yargıtay'dan dönmediği için tahliye edilemiyorum veya açık cezaevine gitme şartlarım oluştu, ancak dosyam Yargıtay'dan dönmediği için a çık cezaevine gidemiyorum' diye mektuplar yazmıştı. Ben de bu konuyu bir incelettim ilgili genel müdürlüğümüz bana evet bu durumda olan Türkiye'de 327 tutuklunun bulunduğunu ve dosyası Yargıtay'dan döndükten sonra tahliye edilme imkanlarının olacağını ifade etti. Tabi bu bir sorun. Bununla kimseyi suçluyor değilim. Ama bunu çözmek vatandaşlarımızın

mağduriyetini gidermek başta ben olmak üzere Adalet Bakanlığı teşkilatımızın ve yargı mensuplarının görevidir. Yargıtay Genel Sekreterimizle görüştüm. Yarın Yargıtay Başkanımız'la görüşmemizde de bu konuyu dile getireceğim. Bu dosyalarla ilgili bir işlem yapılabilir mi onların öncelikle incelenmesi düşünülebilir mi? Mağduriyetlere karşı tedbirler almamız bizim görevimiz" dedi.

Bakan Şahin daha sonra serginin açılışını gerçekleştirdi. Teröristbaşının kaldığı ve zeytinlerin sergilendiği İmralı Kapalı Cezaevi'nin standında Bakan Şahin ile Cezaevi Müdürü Ahmet Uzman arasında ilginç diyalog yaşandı. Bakan Şahin'in, 'Zeytinleri toplamak için kimi çalıştırıyorsunuz?' yönündeki sorusuna Uzman, zeytinleri ceza infaz memurları ile dışarıdan getirilen işçilerin topladığı yanıtını verdi. Mermerden Anıtkabir ve Galata Kulesi'nin de yer aldığı sergide Bakan Şahin, Erzurum Kapalı Cezaevi'nde

bulunan mahkumların oltu taşından ürettiği 240 YTL tutarında 8 adet tespih ile Ankara 2 No'lu L Tipi Cezaevi'nde bulunan mahkumların ürettiği 50 milyon YTL değerinde iki kol düğmesi satın aldı.

(EDA-MAY-NÇ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı