5. Ulusal Membran Teknolojileri ve Uygulamaları Sempozyumu

5. Ulusal Membran Teknolojileri ve Uygulamaları Sempozyumu

5. Ulusal Membran Teknolojileri ve Uygulamaları Sempozyumu
Anadolu Ajansı - Haberler | Güncel

İSKİ Genel Müdürü Fatih Turan, membran alanında nanoteknolojinin geliştiğini belirterek, "Biz de de arıtma sistemlerimiz için bu alana odaklanıyoruz.

İSKİ Genel Müdürü Fatih Turan, membran alanında nanoteknolojinin geliştiğini belirterek, "Biz de de arıtma sistemlerimiz için bu alana odaklanıyoruz. Yerli olsun, milli olsun çabamız, membran için de geçerli." dedi.

Gebze Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen 5. Ulusal Membran Teknolojileri ve Uygulamaları Sempozyumu (MEMTEK 2017) başladı.

Sempozyumda sunum yapan Turan, artık suyun bir damlasının bile çok kıymetli olduğunu belirterek, o bir damla suyun kalitesini daha iyi hale getirmek için bir araya gelindiğini söyledi.

Günlük nüfus hareketi 20 milyonu bulan İstanbul'a günde ortalama 3 milyon metreküp su ulaştırdıklarını aktaran Turan, günde ortalama 3 milyon 302 bin 364 metreküp atık suyu da arıttıklarını anlattı.

İSKİ'nin içme suyu ve atık su ağı ile ilgili bilgi veren Turan, yatırımlarının da hızla devam ettiğini dile getirdi.

Turan, yeni İSKİ Master Plan hazırlıklarına başladıklarını aktararak, su ve kanalizasyon alanında en iyi, en yeni uygulamaları projelendirmenin, denemenin ve ülkenin, milletimizin hizmetine sunmanın İSKİ'nin işi olduğunu kaydetti.

Bu nedenle, gelişen ve değişen dünyada, özellikle AR-GE yatırımlarına büyük ağırlık verdiklerine işaret eden Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biyolojik arıtmada yeni bakteri türlerini incelemekten içme suyunda tat ve koku iyileştirecek membran teknolojilerini uygulamaya kadar sahamızda son yenilikleri takip ediyor ve uyguluyoruz.

Bunun yanı sıra, çevre dostu yenilenebilir enerji yatırımlarımız var. Kendi enerjimizi üretmeyi, böylece enerji giderlerimizi düşürmeyi amaçlıyoruz.

AR-GE ve yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık veriyoruz.

Bu kapsamda Büyükşehir Belediyemizle birlikte 250 kWp gücünde, ülkemizin ilk yüzer güneş enerjisi santralini hizmete aldık. Halen su kaynağı olarak şehrimize hizmet veren Büyükçekmece Gölü üzerine yüzer paneller yerleştirdik. Bu sistemle sudaki kalite değişimini takip etmek ve kara sistemlerine göre verimliliğini ölçmek istiyoruz.

Su havzalarımızda yürüttüğümüz rüzgar enerjisi fizibilite çalışmalarını tamamladık. Terkos Gölü mutlak koruma alanı içerisinde. 25 MW'lık rüzgar tarlası için model çalışmaları yaptık, türbinlerin yerini belirledik."

"Hedefimiz; yerli yüksek teknoloji"

Melen suyunu İstanbul'a ulaştıran 180 kilometrelik isale hattının uygun alanlarını da enerji elde etmek için değerlendirdiklerini anlatan Turan, bu alanlarda rüzgar ve güneş enerjisi potansiyellerinin ölçülmesi için rüzgar ve güneş ölçüm istasyonları kurduklarını söyledi.

Turan, yıl sonunda tamamlanacak ölçümler neticesinde enerji üretim projeleri hazırlayacaklarını belirtti.

Gelecek yılın ortasında Melen Barajı inşaatının da bitmiş olacağına işaret eden Turan, "1 milyar 77 milyon metreküplük verimiyle Melen, İstanbul'un daimi sigortası olacak bir su kaynağı. Melen, İstanbul tarihinin en büyük su temin projesi.

Yüksek teknoloji, üstünlük demek. Bizim hedefimiz; yerli yüksek teknoloji. Bu nedenle su ve atık su sektöründe yerli ve milli ürünleri destekliyoruz. Yerli ürünle dışa bağımlılığı azaltmak, sektörümüze ve nihayetinde ülke ekonomisine katkı sağlamak istiyoruz." diye konuştu.

Su ve atık su sektöründe yerli ve milli ürünleri desteklediklerine dikkati çeken Turan, geçen günlerde ülkenin ilk yerli tünel açma makinesinin İstanbul'un ilk içme suyu tünelini inşa etmek için faaliyete geçtiğini kaydetti.

Turan, akıllı sistemlerle verimliliğin ve tasarrufun arttığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Riskler azalıyor ve kriz yönetimi kolaylaşıyor. Akıllı şehir uygulamaları kapsamında, debimetreler yerleştiriyoruz ve bu bölgelerde faturalandırdığımız su ile verdiğimiz suyu net olarak kıyaslayabiliyor, böylece kayıp kaçağı görebiliyoruz. Yine şebekede online klor değerini ölçüyor, içme suyu ağına, buna göre müdahale edebiliyoruz.

Nihayetinde İstanbul'un bütün su ve atık su altyapısının olabildiğince uzaktan, akıllı şebekelerle takibini yapmak, bizim için önemli bir hedef.

İSKİ'nin yeni hedefi; akıllı şehir, akıllı şebeke."

AR-GE faaliyetlerinin bir kısmının membran teknolojisi ile ilgili olduğunu ifade eden Turan, "Sürekli teknoloji diyoruz. Membran alanında da nanoteknoloji gelişiyor, ucuzluyor. Böylece maliyetler düşüyor. Biz de arıtma sistemlerimiz için bu alana odaklanıyoruz. Yerli olsun, milli olsun çabamız, membran için de geçerli." dedi. Çalışmalardan elde edilecek sonuçlara göre içme suyu arıtımında membran teknolojisinin kullanımının yaygınlaştırılmasını planladıklarını bildiren Turan, "Ambarlı tesisimizde ultrafiltrasyon ve ters ozmoz sistemi uygulaması için küçük bir ünitemiz var. Ağva biyolojik tesisimizde ise biyoreaktör ünitemiz birkaç ay içinde faaliyete geçmiş olacak. Paşaköy'de de yine yerli alt yapı ile bir ultrafiltrasyon sistemi kuracağız." ifadelerini kullandı.

Turan, halihazırda geri kazanımla elde edilen suyun park sulama ve sanayide kullanabildiğini anlatarak, geri kazanımla elde edilen su miktarını arıtmak için de yatırımlar yaptıklarına işaret etti.

Ataköy İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'nde ilave olarak günlük 20 bin metreküp kapasiteli membran sisteminin kurulmasına karar verdiklerini aktaran Turan, "İnşaat çalışmalarımız devam ediyor.

Yine Silahtarağa'da yeni bir atık su arıtma tesisi inşa edeceğiz ve bu tesisimiz tamamen membran sistemi ile atık suyun arıtılmasını sağlayacak." dedi.

"Teknolojide yeniliğe açık olmak gerekiyor"

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Cumali Kınacı da teknolojide yeniliğe açık olmak gerektiğini vurgulayarak, üniversitelerin ülkenin problemlerini çözecek araştırmalara yönelmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kınacı, membran teknolojilerinin uygulanmasıyla ilgili problemlere değinerek, öncelikli olarak maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini dile getirdi.

Membranla ilgili ayrıca işletme problemleri de olduğunu söyleyen Kınacı, "Ortaya çıkan konsantrelerin bertarafına yoğunlaşmak lazım. Özellikle desalinasyon tesisleri, ortaya çıkan konsantrelerin nasıl bertaraf edileceğinin araştırılması ve buna çözüm bulması gerekiyor. Desalinasyon tesislerinde içme suyu elde edildiği zaman tuzla beraber diğer mineraller de gideriliyor. Buna mineral ilave ediliyor ancak bu sağlık açısından yeterli değil. Önemli diğer konu, atık suların yeniden kazanımları. Öncelikle temiz üretim, geri kazanım... Bu ihtiyacı gidermek için membranlara önemli ihtiyaç duyuluyor." değerlendirmesinde bulundu.

Sempozyuma, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Recep Akdeniz, Prof. Dr. Dincer Topacık, Ulusal Membran Teknolojileri UYG-AR Merkezi Müdürü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, Organizasyon Komitesi Başkanı Prof. Dr. Bülent Keskinler, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ve Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün de katıldı.

Sempozyum, 23 Eylül'e kadar devam edecek.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title