Yer bilimleri uzmanı, peribacalarındaki tehlikeyi aylar önce anlatmış
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Haber Videosunu İzle 
Kapadokya'da 3 kişinin hayatını kaybettiği peribacası faciasından 2 ay önce Maden Teknolojisi ve Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli'nin uyardığı ortaya çıktı. Yıkılan peribacasının yakınında video çeken İçelli'nin o dönem, oluşumların zamanla yıprandığını belirterek, "Burası kafamıza düşebilir." dediği görüldü.
- Göreme Açık Hava Müzesi girişinde bir peribacası yıkıldı.
- Maden Teknolojisi ve Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli, aynı bölgede 2 ay önce çektiği videoda çökme riskine dikkat çekmişti.
- İçelli, bölgedeki oyukların 10 milyon yıl önce doğal yollarla oluştuğunu, 4 bin yıl önce insan eliyle yaşam alanına dönüştürüldüğünü ve 1950'lerin ortasına kadar yerleşim yeri olarak kullanıldığını belirtti.
Maden Teknolojisi ve Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli, Kapadokya bölgesinde yıkılan peribacası yakınında aylar öncesi çektiği video olabilecek tehlikeyi gözler önüne serdi. Göreme beldesinde bugün yaşanan peribacası yıkılmasının ardından açıklamalarda bulunan İçelli, bölgedeki oluşumların zamanla yıprandığını ve bu yapıların tek tek tespit edilerek doğaya uygun şekilde restore edilmesi gerektiğini vurguladı.
"BİRÇOK YAPI YIPRANDI"
Göreme Açık Hava Müzesi girişindeki yıkılan peribacasının olduğu bölgede aylar öncesinde inceleme yapan Serkan İçelli, bölgedeki tehlikeyi işaret etti. Bölgede birçok yıpranan yapı olduğunu ifade eden İçelli, yapıların disiplinli bir şekilde doğaya uygun restore edilmesi gerektiğini vurguladı.
İçelli açıklamasında şunları söyledi: "Kapadokya bölgesi; volkanizma, farklılaşmış erozyon sonucunda oluşmuş bir bölgedir. Yaklaşık 9 -10 milyon yıl öncesinde oluştuğunu varsaydığımız jeolojik bir yapı. İklim dalgalanmaları, yüzey akışları, donma ve çözülme gibi süreçlerden dolayı üzerindeki şekiller oluşmuştur.
"SUYA DOYDUKÇA AKMASI KOLAY BİR YAPIYA DÖNÜŞÜYOR"
Bugün o bölgede acı bir olay gerçekleşti. Görmüş olduğunuz meşhur oyuklar aslında jeolojik bir süreçten dolayı değil tamamen insan eliyle yapılmış, yaşama alanına çevrilmiş kısımlardır. Yaklaşık 10 milyon yıl önce doğal yollarla oluşan bu oyuklar, 4 bin yıl önce insan eliyle yavaş yavaş kentleşme ve şehir haline dönüşen bir bölge.
Oradaki toz taneleri suya doydukça akması kolay ve şişen bir yapıya dönüşüyor. Bu da gözenek basıncını artırıp ağırlaşmasını sağlıyor. Ağırlaştığı zaman da elle oyulmuş, parçalanmış olan yerlerin daha çok deformasyona uğramasına sebep oluyor. Bugün yaşadığımız olay da birebir bunun örneğidir. Bu bölge 1950'lerin ortasına kadar faal şekilde yaşam merkezi olarak insanlığa hizmet ediyordu, orada yaşıyordu.
"BURASI KAFAMIZA DÜŞEBİLİR"
1950'lerden sonra kaya düşmeleri, aynı bugün yaşadığımız gibi çökmelerin oluşması sonucunda oradan insanlar tahliye edildi ve açık hava müzesi olarak sergilenmeye başlandı. 2 ay önce orada bir video çekmiştim, 'burası kafamıza düşebilir' diye. Bugün göçen yer gibi birçok yerin olduğunu tespit ettik. Bunların tespit edilip güçlendirme olabilir, restorasyon yaparken doğaya uygun bir şekilde restore edebiliriz. Çok disiplinli bir çalışmayla oradaki yapı turizme tekrardan kazandırılabilir. Bir tehlike varsa bize diyor ki; 'ben geliyorum.' Yeter ki onun dilinden anlayın."












