Ahşap El Oyması Ürünlere Yoğun İlgi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Sivas'ta yaşayan ahşap oyma ustası Süleyman Daştan'ın, ince işçilikle yaptığı ürünler, camilerin yanı sıra, meraklılarının evlerini süslüyor.

MERVE TOPUZ - CÜNEYT ÇELİK - Sivas'ta yaşayan ahşap oyma ustası Süleyman Daştan'ın (35), Selçuklu ve Osmanlı eserlerinden esinlenerek, ince işçilikle, camiler için çivi kullanmadan yaptığı minber ve mihraplar ile çeşitli eşyalar yoğun ilgi görüyor.

Daştan, Eski Sanayi Sitesi'ndeki mobilya atölyesinde, çeşitli desen ve motifleri, iskarpela yardımıyla ağaca milim milim işleyip, minber, mihrap, tablo, ayna çerçevesi, sandık ve gelen talebe göre çeşitli eşyalar yapıyor.

Babasının işi dolayısıyla çocukluktan itibaren ahşapla iç içe olan ve Cumhuriyet Üniversitesi Sivas Meslek Yüksek Okulu Desinatörlük Bölümü'nü bitiren Daştan, motif, desen, tasarım ve kompozisyon üzerine aldığı eğitim sayesinde de ahşap malzeme üzerine özgün eserler ortaya koyuyor. Arapça ve Osmanlıca da bilen Daştan, bu bilgisini de ahşaba işliyor.

Süleyman Daştan'ın, son olarak ahşaba işlediği, bir hayırseverin merkeze bağlı Arpayazı köyündeki cami için sipariş verdiği mihrap, minber ve kürsü, ince işçiliğiyle dikkati çekiyor.

Eserin üzerindeki motifleri de kendisi çizen Daştan, camilerde el oymasına artan ilgi dolayısıyla de kendisine gelen siparişleri yetiştirmeye çalışıyor.

"Yaptığımız iş iğneyle kuyu kazmaya benziyor"

Süleyman Daştan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 yıldır ağaca oymalarıyla hayat verdiğini, evlere, camilere ve birçok kuruma çok sayıda el oyması eşya yaptığını söyledi.

Ürünlerin tasarım aşamasında, siparişi veren kişiyle ortak çalışma sonucu desen çıkardıklarını ya da beğendiklerini aktaran Daştan, 15 yılda 500'e yakın el oyması yaptığını belirterek, şöyle konuştu:

"Bizim işimiz el oyması olduğu için yavaş ilerliyor, en küçük işimiz bile en az 15 gün sürüyor. Yaptığımız iş iğneyle kuyu kazmaya benziyor. Bu zamana kadar ev dekorasyonunda kullanılacak oymalar, tavan göbekleri, kapı, sedirler de yaptım. Ama şimdiye kadarki en büyük hacimli işim mihrap ve minber yapmak oldu. Hayırsever iş adamımız kendi köyüne el oyması mihrap ve minber yaptırmak istedi. İşe tasarım aşamasıyla başladık, motifleri de Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde kullanılan motiflerden seçtik."

Daştan, eserlerin yapım aşamasında hiçbir teknolojik alet kullanmadığını ifade ederek, "Tamamen geleneksel, iskarpela dediğimiz ahşap oymada kullanılan bıçaklarımızla yapıyoruz. Zaten yaptığımız işin güzelliği de burada" dedi.

Yapım aşamalarını da anlatan Daştan, "Ağacı ince parçalara halinde kestim, yapacağım esere göre yapıştırdım, üzerine tasarladığım motifi çizdim, son olarak da oyma işlemine yaptım. Mihrap ve minberin tamamı 10 parça tahtadan oluşuyor. Yaklaşık 5 ayda bitirdim. Mihrap ve minber yapımında ithal çam ağacı kullandım. Eseri vernikleyip, montaj ve boyasını yaptıktan sonra teslim edeceğim" ifadesini kullandı.

Süleyman Daştan, el oymasındaki başarısının, desen ve motif eğitimini almış olmasından kaynaklandığını belirterek, "Türkiye'de tamamı el oyması ve çivi kullanılmadan üretilen mihrap ve minber çok nadir yapılıyor. İnsanların el ürünlerine karşı ilgisi son zamanlarda arttı. Artık mekanikten sıkıldılar, sanata, emeğe ilgi göstermeye başladılar. El oyması mihrap ve minberi yapmaya başladıktan sonra başka siparişler de aldım. Bunu teslim ettikten sonra diğer siparişleri yapmaya başlayacağım" şeklinde konuştu. - Sivas

Kaynak: AA