Pınar Dağ AYABAKAN Yazıları

Pınar Dağ AYABAKAN
Pınar Dağ AYABAKAN
Yazarın Profili
29.10.2026 02:04

BİR ZAMANLAR KIZILAY BAŞKANIYDIK…

Haber Detay Image

Bazı sorumluluklar vardır; çocukken üstlenir, büyüdüğümüzde anlamını kavrarız.

Hatırlar mısınız, bir zamanlar okullarımızda Kızılay kolu başkanlığı vardı?

Öğretmenimizin görev dağılımı yaptığı o günleri, Kızılay başkanı seçilmenin heyecanını, hazırladığımız panoları, okuduğumuz şiirleri… Küçücük yaşımızda ne büyük bir sorumluluk taşıdığımızı düşünürdük.

O günlerde belki iyiliğin felsefesini bilmiyorduk ama bir başkasının derdini önemsemeyi öğreniyorduk.

Çünkü o küçük görev, bize büyük bir hakikati öğretiyordu: İnsan, yalnızca kendinden sorumlu değildir.

Yıllar geçti. Okullar değişti, çocuklar büyüdü. Fakat insanın insana duyduğu ihtiyaç hiç değişmedi.

Bugün Kızılayın çocuklarla kurduğu bağı yaşatmak için gösterdiği çabayı bu yüzden kıymetli buluyorum.

Kızılayın değeri yalnızca ihtiyaç anında uzattığı yardım eliyle ölçülemez. Nesiller boyunca çocukların kalbinde yardımlaşma bilincine yer açabilmesi de bu değerin önemli bir parçasıdır.

Okullarda Kızılay kollarının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar, gönüllülük etkinlikleri, afet bilinci ve ilk yardım eğitimleri; çocuklara iyiliği yalnızca anlatmakla kalmayıp sorumluluk üstlenebilecekleri alanlar açma gayretidir.

Çünkü bir çocuğa iyiliği anlatmakla, onu iyiliğin öznesi yapmak aynı şey değildir.

Bir kurumun büyüklüğü yalnızca ulaştığı insan sayısıyla değil, yetişmesine katkı sunduğu vicdanlı nesillerle de anlaşılır.

Elmira’nın iyilik için gösterdiği çabaya, Türkiye İyilik Kulübü çocuklarının başka hayatlara dokunmak için taşıdığı heyecana baktığımda, çocukluğumuzun o Kızılay kolu başkanlıklarını yeniden hatırlıyorum.

Bir çocuğun başka bir çocuğun ihtiyacını kendine dert edinmesi, onun için düşünmesi ve çözüm araması, bana iyiliğin yaşla değil, vicdanla büyüdüğünü gösteriyor.

Belki de biz yetişkinlerin en büyük yanılgısı, çocuklara sürekli bir şeyler öğretmeye çalışırken onlardan öğreneceklerimizi unutmamızdır.

Kızılayın geçmişten bugüne taşıdığı dayanışma kültürü, çocuklara yalnızca yardım etmeyi değil, başka insanların hayatına karşı sorumluluk duymayı da hatırlatıyor.

İyilik bir haftaya, merhamet bir törene sığmaz. Ancak yaşandığında insanın karakterine dönüşür.

Bugün Kızılay Haftası vesilesiyle kendimize şu soruyu sormalıyız:

Çocukken büyük bir gururla taşıdığımız o iyilik sorumluluğunu, yetişkin olduğumuzda ne kadar koruyabildik?

Bir zamanlar Kızılay başkanıydık…

Ama asıl mesele, içimizdeki o küçük çocuğun iyilik yapma heyecanını da büyütüp büyütemediğimizdir.

Kızılay Haftası kutlu olsun.

Yazarın Yazıları