Osman Okan Yazıları

Osman Okan

Osimhen ipten aldı Galatasaray turu kaptı

26.02.2026 16:58
Haber Detay Image

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde adını son 16 takım arasına yazdırmayı başardı. Ancak bir hafta önce İstanbul'da sahayı dar ettiği, tam 5 gol atarak sürklase ettiği Juventus'a karşı deplasmandaki o "anlaşılmaz" oyun, gerçekten de üzerinde durulması gereken bir muamma. Bir takım, Konyaspor deplasmanı ve ardından gelen Juventus maçıyla birkaç gün içinde bu kadar keskin bir kimlik değişimi yaşamamalı.

Bir Haftada Rezilde Olursun Vezir de

Evet, karşımızdaki rakip Juventus. Avrupa futbolunun en köklü ekollerinden biri; Şampiyon Kulüpler Kupası'ndan Şampiyonlar Ligi'ne uzanan o devasa tarihin en istikrarlı aktörü. Geçen hafta İstanbul'da yedikleri 5 golün ardından, bu maçın hırslı, agresif ve "intikam" kokan bir atmosferde geçeceği gün gibi ortadaydı.

Tedirginlik ve Zihinsel Kırılma

Maçtan bir gün önce Okan Buruk ve Victor Osimhen'in basın toplantısındaki tavırlarında bir tedirginlik hissettim. Her ne kadar "kendi oyunumuzu oynayacağız, önde basacağız" deseler de, sahada ayakları birbirine dolanan, kafasında "acabalar" dolaşan bir takım izledik.

İstanbul'daki zaferin sarhoşluğuyla bulutların üzerine çıkanlar, Konyaspor karşısında –hakem hatası olsa dahi– oyun olarak dibe vurmuştu. Beni en çok şaşırtan ise profesyonel futbolcuların 2-3 günde zihinsel olarak nasıl bu kadar geriye gidebildiği. Futbolun sahada kazanıldığını, rakibi küçümsemenin faturasının ağır olacağını bu seviyedeki isimlerin bilmemesi mümkün mü? Belli ki Konya'daki yenilgi özgüveni sarsmış, 5-2'lik avantajın konforu ise takımı "panik atak" moduna sokmuş.

Hücum Yapamazsan Mahkum Olursun

Maçın başında bir gol bulsak rakip tamamen dağılacakken; korku ve inanılmaz top kayıplarıyla Juventus'u adeta biz cesaretlendirdik. Geçen haftanın kahramanları Sara sanki sahada yoktu, Lemina sallanıyordu, Barış Alper kayıptı. Osimhen ileride yalnızları oynarken, orta saha ile bağlar tamamen kopmuştu. Oysa futbolun en temel kuralıdır: En iyi savunma hücumdur. Topu kalenden ne kadar uzakta tutarsan o kadar güvendesindir.

Galatasaray, 10 kişi kalmış rakibi karşısında maçı turu verecek noktaya getirdi. Neyse ki uzatmalarda gelen Osimhen ve Barış Alper golleri, bizi o kabustan uyandırdı.

Eleştiri mi, Nankörlük mü?

İşin bir de tribün ve sosyal medya boyutu var. Futbolu sadece "Playstation" sananlar, hemen "Okan istifa, İlkay gitsin, Abdülkerim ağır" korosuna başlıyor. Sane girsin diyorlar, Sane giriyor ama ne çalım var ne pas. Takımın yarısından fazlası kötüyse, giren de bir şey değiştiremiyorsa suçluyu sadece kenarda aramamak lazım.

Gelelim asıl meseleye: Galatasaray, İtalyan devi Juventus'u eledi ve son 16'ya kaldı. İlk maç muazzam, ikinci maç felaket; ama sonuçta tur bizim. Şimdi destek olma zamanı değil mi? Dün gece turu geçen başkası mıydı? Eğer Juventus'u bir başka takımımız elemiş olsaydı, bugün hocası da yönetimi de yere göğe sığdırılamazdı.

Sonuç Olarak

Taraftarın bir kısmı bu yıkıcı tavırla devam ederse, başkaları gibi şampiyonluk hasretine mahkum kalırlar. Elbette hoca da futbolcu da hata yapar; mühim olan ders çıkarmaktır. Futbol ciddiyet ister, gevşemeye yer bırakmaz. Sahaya çıkan her isim arkasında milyonlar olduğunu unutmamalı.

Galatasaray turu geçmiştir, ancak bu ders niteliğindeki maç hafızalardan silinmemelidir. Büyük rakip küçük rakip yoktur, sadece "rakip" vardır.

Yazarın Tüm Yazıları