Osman Okan Yazıları

Osman Okan

Kendisiyle çelişen adam Montella

26.06.2026 16:59
Haber Detay Image

2002 Dünya Kupası’nın o unutulmaz yazından sonra, tam 24 yıl süren bir hasretin ardından 2026’da nihayet sahneye çıktık. Tabii madalyonun öbür yüzünü, yani organizasyonun 48 takıma çıkarılmasının bu "hasretin sona ermesinde" oynadığı başrolü göz ardı etmemek gerek. Yine de 7’den 77’ye hepimizin kalbi o konvoylarla Amerika’ya uğurladığımız millilerimizle attı.

Grup kuraları çekildiğinde kağıt üzerinde şanslı olduğumuzu düşündük; ev sahibi ABD, Uruguay ve Avustralya… TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun 20 Temmuz’da şampiyonluk kupasını kaldıracağımıza dair o iddialı açıklaması, beklentileri zirveye taşıdı. Ancak unuttuğumuz bir şey vardı: Futbol sadece kağıt üzerinde oynanmıyor.

Gerçeklerden uzak bir yönetim anlayışı

Dünya futbolunun dinamiklerinden bu kadar bihaber bir TFF yönetimi olur mu? Maalesef oluyormuş. Hacıosmanoğlu, daha birkaç ay önce "en karakterli, en kaliteli oyuncu grubuna sahibiz" dediği futbolcuları ve teknik ekibi, ilk hüsranda yalnız bırakmakla kalmadı, adeta bir savunma mekanizması geliştirerek restleşme sürecine girdi. Yazarları, yorumcuları ve futbolseverleri Adalet Bakanı'na şikayet edecek kadar konuyu kişiselleştiren bir başkanlık profili, sporun ruhuna ne kadar hizmet edebilir?

Topa sahip olmak mı, maçı kazanmak mı?

Sahaya inelim; Montella’nın maç sonu açıklamaları tam bir ibret vesikası. "Yüzde 80 topa sahiptik, 65 şut attık" diyor. İyi de hocam, topa yüzde 20 sahip olan takımlara yenildikten sonra, istatistiksel bir başarıdan övünmek kimi ikna eder? Futbol; topu ayağınızda gezdirmek değil, sahaya doğru kadroyu çıkarmak, doğru müdahaleyi yapmak ve en önemlisi rakibinizi disiplinle alt etmektir.

Montella ve Hacıosmanoğlu, kendi doğrularıyla öyle bir çelişki içindeler ki; bir yanda "şampiyonuz" diyen bir başkan, diğer yanda "topa sahip olduk" diyerek teselli arayan bir teknik direktör… Sonuç ise 24 yıllık hasretin ardından gelen erken bir veda.

Şimdi hesap vakti

Futbolcuların bireysel performanslarına girip onları günah keçisi ilan etmek haksızlık olur. Asıl sorun, saha kenarındaki disiplinsizlik ve saha dışındaki gerçeklikten kopuk tavırlardır. Türk halkına bu hayal kırıklığını yaşatanların, "kısmet değilmiş" sığınaklarına başvurmadan önce aynaya bakmaları gerekir. Başarısızlık net bir şekilde ortada olduğuna göre; İbrahim Hacıosmanoğlu ve Vincenzo Montella için yapılması gereken en onurlu hareket, istifa etmektir.

Futbol; sadece bir oyun değil, doğrularla ve gerçeklerle yönetilmesi gereken bir tutkudur. Bu tutkuyu yönetemeyenler, bayrağı bırakmalıdır.

Yazarın Tüm Yazıları