Ülkemizde gıda üretimi yapan işletmelerle ilgili olarak son dönemlerde gerek televizyon kanallarında gerekse sosyal medya mecralarında sıkça karşılaştığımız olumsuz örneklerden sonra, bizzat ziyaret ettiğim bir baklava ve börek üretim işletmesine dair izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Açıkçası bu ziyarete giderken zihnimde daha önce izlediğim görüntülerin oluşturduğu ciddi bir önyargı vardı. Üretim alanlarında hijyenin yeterince önemsenmediği, kontrolsüz ve özensiz bir tabloyla karşılaşacağımı düşünüyordum. Ancak firma yöneticileriyle birlikte gezdiğim bu işletmede gördüklerim, beni hem şaşırttı hem de fazlasıyla sevindirdi. Önyargılı yaklaştığımı fark ettim ve dışarıda yemek yenebilecek işletmelere dair olumsuz düşüncelerim bu ziyaretle birlikte ciddi anlamda değişmeye başladı.
Elbette sektörü tüm detaylarıyla bilmediğim için benzer uygulamaların başka tesislerde de mevcut olup olmadığını net olarak söyleyemem. Ancak gördüklerimin paylaşılmaya değer olduğunu düşündüm. Bu nedenle izlenimlerimi depolama, temizlik ve hijyen ile üretim olmak üzere üç ana başlık altında ele aldım.
Depolama: Baklava ve börek üretiminde kullanılan tüm hammaddelerin, yönetim tarafından önceden belirlenen ve güvenilirliği tespit edilmiş tedarikçilerden temin edildiğini öğrendim. Ürünler tesise kabul edilmeden önce kalite kontrol ekibi tarafından detaylı bir incelemeden geçiriliyor, uygun bulunanlar teslim alınarak depoda kendileri için belirlenmiş alanlara yerleştiriliyor.
Depo düzeni son derece sistematikti. Hangi ürünün nerede, hangi koşullarda ve ne kadar süreyle saklanacağı net bir şekilde tanımlanmıştı. Gıda güvenliği kapsamında önceden belirlenen tedbirlerin titizlikle uygulandığını, hem malzemelerin saklanma koşullarında hem de depo ortamında gerekli tüm önlemlerin alındığını bizzat gözlemledim. Yaptığım detaylı sorgulamalar sonucunda işleyişin ne kadar sağlam temellere oturduğuna yakından şahit oldum.
Temizlik ve Hijyen: Temizlik ve hijyen konusunda gördüklerim ise gerçekten takdire şayandı. Üretimde kullanılan tüm makinelerin ve tesisin, her gün düzenli olarak uygun temizlik malzemeleriyle baştan sona temizlendiğini ve hijyenik hale getirildiğini uzun süre hayranlıkla izledim. Bu işin "göstermelik" değil, sistemli ve alışkanlık haline gelmiş bir disiplinle yapıldığı çok netti.
Üretim: Üretim sürecinde yalnızca lezzetin değil; insan sağlığı, gıda güvenliği ve helal-haram hassasiyetlerinin de dikkate alındığını görmek, dışarıda beslenme konusundaki bakış açımı bir nebze de olsa olumlu yönde değiştirdi.
Tadım testleri başta olmak üzere çeşitli kalite kontrollerinin düzenli olarak yapıldığını gözlemlediğimde, bu işletmenin pazarda uzun süre kalmasının ve istikrarlı bir şekilde büyümesinin temel nedenlerini daha iyi anladım.
Son olarak, bu süreçlerin tamamını dışarıdan denetleyen ve yönlendiren bağımsız bir denetçinin varlığı, kuruma ve ürünlerine duyduğum güveni bir kat daha artırdı. Uzman denetçiyle yaptığım görüşmede; üretilen ürünlerin güvenli, taze ve besleyici olması konusunda son derece titiz davrandığını, düzenli testler gerçekleştirdiğini ve işletme sahiplerinin de bu süreci sürekli desteklediğini öğrenmek, bir tüketici olarak beni gerçekten mutlu etti.
Bu ziyaret, her işletmenin aynı kefeye konulmaması gerektiğini ve doğru sistemler kurulduğunda gıda üretiminde yüksek standartların ülkemizde de mümkün olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.









