Doç. Dr. Serdar Samur Yazıları

Doç. Dr. Serdar Samur

Yapacak çok iş var diyorsanız, önce hesap verin

26.06.2026 22:44
Haber Detay Image

Dün yine kameraların karşısındaydı. Yine aynı cümleyi kurdu: “İstifa etmeyeceğim, daha yapacak çok işim var.” İnsan ister istemez duruyor ve düşünüyor. Hangi işler sayın başkan? Gerçekten hangi işler? Çünkü futbol kamuoyu artık slogan değil, proje duymak istiyor. “Çok iş var” demek kolay. Zor olan ise o işi kiminle, nasıl ve hangi vizyonla yapacağını ortaya koyabilmek.

Bugün dönüp futbolumuza bakalım. Milli takımın yaşadığı dalgalanmalar ortada. Altyapılarımızın durumu ortada. Kulüplerimizin ekonomik yapısı ortada. Hakem tartışmaları bitmiyor. Sistem üretmiyoruz; kriz yönetmeye çalışıyoruz. Bütün bunlar yaşanırken hâlâ “önümüzde yapacak çok iş var” deniyorsa, insan şu soruyu sormadan edemiyor: Bu noktaya birlikte geldiysek, bundan sonrasını kimlerle düzelteceksiniz? Aynı anlayışla mı? Aynı kadrolarla mı? Aynı zihniyetle mi? Çünkü dünyada başarılı spor yönetimleri önce aynaya bakar.

Başarısızlığın ardından koltuğu değil, sistemi sorgular. Bizde ise koltuklar hizmet makamı olmaktan çıkıp vazgeçilmez mülke dönüşüyor. Oysa istifa bazen başarısızlığın kabulü değil; kuruma duyulan saygının en güçlü ifadesidir.

Ama asıl üzerinde durmak istediğim başka bir konu var. Bu ülkede yüzlerce spor bilimci var. Profesörler var. Dekanlar var. Konseyler var. Peki neredeler? Türk futbolunun yapısal sorunları yıllardır büyüyor. Bilim dünyasından kaç ortak rapor çıktı? Kaç yol haritası hazırlandı? Kaç kez kamuoyuna “Türk futbolunun geleceği için bunları yapmak zorundayız” denildi? Sessizlik…

İşte en büyük problem de burada başlıyor. Bilim konuşmadığında, boşluğu siyaset dolduruyor. Akıl susunca, popülizm konuşuyor. Uzman geri çekilince, kararları uzman olmayanlar veriyor. Sonra da aynı sonuçları izleyip şaşırıyoruz.

Sevgili hocalarım… Üniversiteler yalnızca diploma veren kurumlar değildir. Topluma yön gösteren kurumlardır. Spor bilimleri yalnızca makale üretmek için değil, ülkenin spor politikalarına yön vermek için vardır. Gençlere sadece teori anlatmak yetmez. Onlara cesaret de öğretmek gerekir. Sorgulamayı öğretmek gerekir.

Bilim insanı gerektiğinde yanlışın karşısında durabilmelidir. Çünkü sessizlik de bir tercihtir.

Bugün belki kimse istifa etmiyor. Kimse sorumluluk almıyor. Kimse hesap vermiyor. Ama tarih ilginçtir… Bugün alkışlayanları değil, doğru zamanda doğru sözü söyleyenleri hatırlar. Koltuklar gelip geçer. Makamlar değişir. Unvanlar unutulur. Geriye yalnızca ortaya koyduğunuz fikirler ve gösterdiğiniz duruş kalır.

Bu yüzden son bir soru sormak istiyorum. Sayın TFF Başkanı… Gerçekten bundan sonra ne yapacaksınız? Daha önemlisi… Bunu kiminle yapacaksınız? Ve spor bilimleri dünyasına da aynı soruyu yöneltiyorum: Siz daha ne kadar seyredeceksiniz?

Tarihe kısa bir not : bir kurumun geleceğini, koltukta kalma iradesi değil, gerektiğinde koltuğu bırakma eylemi belirler

Yazarın Tüm Yazıları