Av. Ahmet Karaca Yazıları

Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca
Yazarın Profili
29.08.2026 21:27

Trafik kazasında sigortaya başvuru nasıl yapılır? 2026'da değişen kurallar - Av. Ahmet Karaca

Haber Detay Image


Trafik kazası geçiren çoğu kişi ilk hatasını kaza yerinde değil, kazadan sonraki üç gün içinde yapıyor. Aracını sanayiye çekiyor, sigorta şirketinin çağrı merkezini arıyor, "dosya açtık, bekleyin" cevabını alıyor ve bekliyor. Aylar sonra geldiğinde tablo şöyle oluyor genellikle: onarım bedeli ödenmiş, değer kaybı hiç konuşulmamış, imzalanan mutabakat metninde "bakiye haklarımdan feragat ediyorum" cümlesi duruyor.

Oysa 2026, trafik kazası tazminatlarında son on yılın en yoğun mevzuat değişikliği yılı oldu. 1 Temmuz'da zorunlu trafik sigortası genel şartları değişti. 31 Temmuz'da 12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi ve tazminat davalarının kurgusunu, faiz rejimini kökten değiştirdi. Ocak ve Temmuz aylarında Sigorta Tahkim Komisyonu'nun parasal sınırları ve başvuru ücretleri güncellendi. İnternette bulacağınız rehberlerin büyük kısmı hâlâ bu değişiklikler öncesine ait.

Bu yazıda süreci, bugün geçerli olan hâliyle baştan sona anlatıyorum.

Beş adımlık yol haritası
  1. Kaza yerinde: Tutanağı düzenleyin (mobil kaza tutanağı da matbu tutanakla aynı hükümde), araçların konumunu ve hasarı fotoğraflayın.
  2. Sigorta şirketine yazılı başvuru: Kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısına, ispatlanabilir bir kanaldan (KEP, noter, iadeli taahhütlü) başvurun. Bu adım dava şartıdır, atlanırsa dava usulden reddedilir. ( Hukuki süreçlerin hem usul hem de esas yönünden incelikli süreçler olması hasebiyle bir Avukat eliyle yürütülmesi maddi kayıplarınızın önüne geçecektir. Aksi takdirde çoğu durumda maalesef normalde hakkınız olandan daha az bedel alabilirsiniz.)
  3. 15 gün bekleyin: Sigorta kuruluşu başvuruyu 15 gün içinde yazılı cevaplamazsa ya da cevap talebi karşılamazsa dava veya tahkim yolu açılır (KTK m. 97).
  4. Ret veya eksik ödeme hâlinde: Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurun ya da arabuluculuk sonrası Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açın.
  5. Zamanaşımını kaçırmayın: Kural 2 yıl, her hâlde 10 yıl. Kaza suç oluşturuyorsa uzamış (ceza) zamanaşımı uygulanır.
Kaza anında yapılması gerekenler

Tazminat dosyasının kaderi büyük ölçüde kaza yerinde belirlenir. Sonradan telafisi en zor eksiklik, delil eksikliğidir.

Tutanak. Maddi hasarlı ve tarafların anlaştığı kazalarda tutanağı sürücüler kendileri düzenleyebilir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin (SBM) mobil kaza tutanağı uygulaması, matbu tutanakla aynı hukuki geçerliliğe sahiptir ve fotoğraf, konum, kare kod gibi verileri doğrudan sisteme işler.

Ancak şu hâllerde tutanağın kolluk tarafından düzenlenmesi gerekir: ölüm veya yaralanma varsa, sürücülerden birinde alkol ya da uyuşturucu şüphesi varsa, araçlardan birinin trafik sigortası yoksa, sürücünün ehliyeti veya aracın ruhsatı yoksa, kamu malına zarar verilmişse, taraflar anlaşamıyorsa.

Fotoğraf ve video. Araçları hareket ettirmeden önce; çarpma noktası, araçların yol üzerindeki konumu, fren izleri, trafik işaretleri, plakalar ve varsa çevredeki kamera konumları. Uygulamada kusur oranını değiştiren en güçlü delil, çoğu zaman çevredeki bir işletmenin kamerasıdır ve bu kayıtlar genellikle 7–15 gün içinde otomatik silinir. Kayıt talebini geciktirmeyin.

Sık yapılan bir hata: Yaygın kanının aksine, kaza tespit tutanağı kusur oranını kesin olarak belirlemez. Tutanak takdiri delildir. Nihai kusur dağılımı, dava veya tahkim aşamasında bilirkişi raporuyla belirlenir. Tutanakta aleyhinize bir tespit olması, dosyanın kaybedildiği anlamına gelmez.

5 iş günü kuralı kimin için geçerli? Genel şartlardaki "rizikoyu 5 iş günü içinde bildirme" yükümlülüğü sigorta ettirene, yani kendi poliçesini ilgilendiren tarafa aittir. Karşı tarafın sigortasına başvuran zarar gören üçüncü kişi için böyle bir hak düşürücü süre yoktur; onun için belirleyici olan zamanaşımıdır. Bu ayrımın karıştırılması nedeniyle "süreyi kaçırdım" diye başvurudan vazgeçen çok kişi var.

Hangi poliçe neyi öder?
PoliçeKimin zararını öderKapsam
Zorunlu trafik sigortası (ZMSS) Karşı tarafın (üçüncü kişinin)Maddi hasar, değer kaybı, sağlık gideri, sakatlanma, destekten yoksun kalma. Manevi tazminat ödemez.
Kasko Kendi aracınızınKusurlu olsanız dahi kendi aracınızdaki hasar. Değer kaybı kural olarak kaskodan istenmez.
İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) Karşı tarafın, ZMSS limitini aşan kısımLimit aşımı ve poliçeye göre manevi tazminat
Güvence Hesabı Sigortasız, çalıntı veya kaçan araç kazalarındaKural olarak bedensel zararlar ; maddi hasarı karşılamaz

2026 yılında otomobiller için geçerli zorunlu trafik sigortası asgari teminatları: araç başına maddi zarar 400.000 TL, kaza başına maddi zarar 800.000 TL, kişi başına sağlık gideri ve sakatlanma/ölüm teminatı 3.600.000 TL. Kaza başına bedensel teminat araç türüne göre değişir; otomobilde 18.000.000 TL seviyesindedir. Otobüs gibi yolcu taşıyan araçlarda bu limitler önemli ölçüde yükselir.

Burada kritik olan nokta şudur: uygulanacak limit, poliçenin düzenlendiği yılın değil, kazanın meydana geldiği yılın limitidir. 2023'te olan bir kaza için bugün başvuruyorsanız, 2023 limitleri geçerlidir.

Zararınız limiti aşıyorsa aşan kısmı sigortacıdan alamazsınız. O kısım için kusurlu sürücüye, araç sahibine ve işletene karşı doğrudan dava açmanız gerekir. Manevi tazminat da aynı şekilde: zorunlu trafik sigortası manevi tazminat ödemez, bu talebi ancak kusurlu tarafa yöneltebilirsiniz.

Sigorta şirketine başvuru: Atlanması dosyayı bitiren adım

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi açık: zarar gören, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorundadır. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da verdiği cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilir.

Bu bir özel dava şartıdır ve mahkeme tarafından resen incelenir. Başvuru yapılmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir.

Uygulamada en çok hak kaybı yaratan ayrıntı, başvurunun kendisi değil, başvurunun ispatıdır. Çağrı merkezini aramak, mobil uygulamadan dosya açtırmak veya şubeye evrak bırakmak; 15 günlük sürenin ne zaman başladığını ispatlamaya çoğu zaman yetmez. Başvuruyu KEP adresi üzerinden, noter ihtarnamesiyle ya da iadeli taahhütlü mektupla yapın ve tebliğ belgesini saklayın.

Başvuru ekinde bulunması gereken temel belgeler: kaza tespit tutanağı, poliçe ve ruhsat bilgileri, hasar fotoğrafları, onarım faturası veya ekspertiz raporu, banka hesap bilgisi (IBAN), vekâletname (avukat aracılığıyla yapılıyorsa). Bedensel zarar dosyalarında ayrıca hastane epikriz raporları, ameliyat ve tedavi belgeleri, maluliyet raporu ve gelir belgeleri gerekir.

1 Temmuz 2026 değişikliği: Değer kaybı için artık ayrı başvuru gerekmiyor

12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren genel şart değişikliği, uygulamada en çok mağduriyet üreten başlığı doğrudan hedef aldı.

Değer kaybı artık otomatik talep edilmiş sayılıyor. Kaza sonrası araç hasarı nedeniyle sigorta şirketine başvuran hak sahibi, ayrıca bir dilekçe vermese dahi değer kaybı talebinde bulunmuş kabul ediliyor. Atanan sigorta eksperi, değer kaybını hasar raporunda ayrıca göstermek zorunda. Sigorta şirketi ise hesaplanan tutarı, nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde hak sahibine yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla bildirmekle yükümlü.

Bu, "değer kaybı diye bir şey olduğunu bilmiyordum" diyerek hakkını kaybeden yüz binlerce sürücünün sorununu büyük ölçüde çözen bir düzenleme. Ancak otomatik hesaplanması, doğru hesaplandığı anlamına gelmiyor. Değer kaybı; aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el rayiç değerleri arasındaki farka göre, marka, model, yaş, kilometre ve geçmiş hasar kayıtları dikkate alınarak belirleniyor. Eksper raporundaki rayiç değer veya hasar sınıflandırması hatalıysa sonuç da hatalı çıkıyor. Eksper raporunun bir örneğini mutlaka talep edin. Rapor, itirazınızın dayanağı olacak tek belgedir.

Aynı düzenlemenin diğer başlıkları:

  • Orijinal parça önceliği. Hasarlı orijinal parça onarılamıyorsa yerine orijinal parça takılır. Eşdeğer veya çıkma parça ancak araç sahibinin rızası varsa ya da tedarik sorunu bulunuyorsa kullanılabilir.
  • İspat yükü sigortacıda. Eşdeğer parça kullanımının teknik olarak mümkün olduğunu ispat yükümlülüğü sigorta şirketine ait.
  • Değer artışı kesintisi yasak. Yeni parça takılması aracın değerini artırsa bile, sigorta şirketi bu farkı tazminattan düşemez.
  • Ağır hasarlı (pert) araçlar. Eksper raporuyla ağır hasarlı olduğu belirlenen araçlarda ödemenin yapılabilmesi için "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesinin ibrazı zorunlu.
  • Rücu hâlleri netleşti. Can güvenliği tehlikesi veya yaralıyı hastaneye yetiştirme gibi zorunlu hâller dışında kaza yerini terk etmek ağır kusur sayılıyor. Kaza tespit tutanağının veya alkol raporunun düzenlenmesini engelleyen sürücüden, ödenen tazminat sigorta şirketince geri istenebiliyor.
Talep reddedildi ya da ödeme yetersiz: Tahkim mi, mahkeme mi?

15 gün doldu, cevap gelmedi ya da gelen teklif zararınızı karşılamıyor. Bu noktada iki yol var ve seçim, çoğu dosyada sonucu belirliyor.

Sigorta Tahkim Komisyonu

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine dayanan tahkim yolu, sigorta uyuşmazlıklarında mahkemeye göre belirgin biçimde hızlı işliyor. Hakem, görevlendirmeden itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorunda. Kararlar ilam hükmünde olup doğrudan icraya konulabiliyor.

22 Ocak 2026'dan itibaren geçerli parasal sınırlar:

  • 35.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir, itiraz edilemez.
  • 35.000 TL ve üzeri uyuşmazlıklarda Komisyon bünyesindeki İtiraz Hakem Heyeti'ne başvurulabilir. İtiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren 10 gündür ve bu süre takvim günü olarak işler.
  • 122.000 TL ve üzeri uyuşmazlıkların en az üç kişilik hakem heyetiyle görülmesi zorunludur.
  • 383.000 TL'yi aşan uyuşmazlıklarda İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı Yargıtay'a temyiz yolu açıktır.

16 Temmuz 2026'dan itibaren geçerli başvuru ücretleri (KDV dâhil): 0–8.500 TL için 600 TL, 8.501–17.000 TL için 1.200 TL, 17.001–85.000 TL için 1.750 TL, 85.001 TL ve üzeri için uyuşmazlık tutarının %1,8'i (en az 1.750 TL). İtiraz başvurularında da aynı tarife uygulanır. Ayrıca tebligat gideri alınır.

Mahkeme yolu

Dava sigorta şirketine karşı açılacaksa, TTK m. 4 uyarınca ticari dava niteliğindedir; görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir ve TTK m. 5/A gereği dava şartı arabuluculuk uygulanır. Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmezse dava usulden reddedilir.

Dava yalnızca kusurlu sürücüye, araç sahibine veya işletene karşı açılacaksa görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir ve bu davada arabuluculuk dava şartı değildir. Yetkili mahkeme bakımından HMK m. 16 seçimlik yetki tanır: kazanın olduğu yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi.

Pratikte önemli bir ayrıntı: Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru için arabuluculuk şartı aranmaz. Yalnızca sigorta şirketine karşı, poliçe limitleri içinde kalan bir talebiniz varsa tahkim yolu hem daha hızlı hem daha az masraflıdır. Buna karşılık manevi tazminat talebiniz varsa ya da poliçe limitini aşan bir zarardan söz ediliyorsa, sürücü ve işleteni de davalı gösterebileceğiniz için mahkeme yolu gerekli hâle gelir. Kararı bu ölçüte göre verin: talep sigortacıya mı sınırlı, yoksa kusurluya da mı yöneltilecek?

12. Yargı Paketi'nin tazminat dosyalarına etkisi

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, trafik kazası tazminatlarını üç noktadan doğrudan etkiledi. Bu değişiklikler henüz uygulamaya yeni yerleşiyor ve hazırlanan dilekçelerin çoğu hâlâ eski rejime göre kurgulanıyor.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı. HMK m. 107 yürürlükten kalktı. Yaralanmalı ve ölümlü kaza dosyalarının neredeyse tamamı bu dava türüyle açılıyordu; çünkü maluliyet oranı ve tazminat tutarı ancak aktüer bilirkişi raporuyla netleşir. Yerine HMK m. 109'a eklenen fıkra geldi: kısmi davada talep, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor ve artırılan kısım bakımından zamanaşımı ilk dava tarihinde kesilmiş sayılıyor.

Buradaki risk zamanlamada. Artırım hakkı tek kullanımlık olduğundan, bilirkişi raporu kesinleşmeden yapılan bir artırım, sonradan ortaya çıkan farkın talep edilememesine yol açabilir. 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış belirsiz alacak davaları ise eski hükme göre yürümeye devam ediyor (7589 s.K. Geçici m. 1/10).

Kanuni faiz artık sabit değil. 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi değişti; kanuni faiz, TCMB'nin önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının %80'i üzerinden hesaplanıyor. 30 Haziran tarihli oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısı için güncel oran esas alınıyor. Sabit oran döneminde ödemeyi geciktirmek sigorta şirketi lehineydi; endeksli yapı bu dengeyi zayıflatıyor.

Bedensel zarar tazminatında faiz başlangıcı ikiye ayrıldı. TBK m. 55'e eklenen fıkralara göre, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatında; zarar görenin veya ölen desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiil tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren faiz işliyor. Tahkikat başlamadan önce ifa amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup ediliyor. Bu hükümler yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen haksız fiillere uygulanıyor.

Yani bugün itibarıyla trafik kazası dosyaları iki ayrı faiz rejimine tabi ve hangi rejimin uygulanacağını belirleyen şey dava tarihi değil, kaza tarihi.

Zamanaşımı: İki yıl her zaman doğru cevap değil

Karayolları Trafik Kanunu m. 109 uyarınca kural, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren 10 yıldır.

Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası kritik: kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu bu suç için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, uzamış zamanaşımı tazminat talebine de uygulanır. Taksirle yaralama ve taksirle öldürme suçlarında bu süre 2 yılın çok üzerindedir.

Uygulamada gördüğümüz tablo şu: "İki yıl geçti, artık bir şey yapamam" diyerek başvurudan vazgeçen kişilerin önemli bir kısmının hakkı aslında düşmemiş oluyor. Yaralanmalı veya ölümlü bir kazada süre geçmiş görünse dahi dosyanın değerlendirilmesinde fayda var.

Hak kaybına yol açan yedi hata
  1. Feragat içeren mutabakat imzalamak. Sigorta şirketinin sunduğu ödeme belgelerinde çoğu zaman "fazlaya ilişkin haklarımdan feragat ederim" ibaresi bulunur. Kısmi ödemeyi alırken bu ibareyi çizin ve fazlaya ilişkin haklarınızı açıkça saklı tutun.
  2. Başvuruyu ispatlanamayan kanaldan yapmak. 15 günlük sürenin başlangıcını ispatlayamazsanız dava şartını yerine getirdiğinizi de ispatlayamazsınız.
  3. Eksper raporunu istememek. İtirazınızın dayanağı olan tek teknik belgedir.
  4. Değer kaybını kaskodan beklemek. Değer kaybı, kural olarak kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasından talep edilir.
  5. Tedavi bitmeden maluliyet talebinde bulunmak. Maluliyet oranı kesinleşmeden yapılan hesap, gerçek zararın altında kalır.
  6. Kusur oranını tutanakla kesin saymak. Tutanak takdiri delildir; kusur bilirkişi raporuyla belirlenir.
  7. Sürücü ve işleteni davadan dışlamak. Poliçe limitini aşan zarar ve manevi tazminat yalnızca onlardan istenebilir.
Sıkça sorulan sorular

Trafik kazasında sigortaya kaç gün içinde başvurmalıyım? Zarar gören üçüncü kişi için hak düşürücü bir başvuru süresi yoktur; sınır zamanaşımıdır (kural olarak 2 yıl, her hâlde 10 yıl). Kendi kasko poliçenizi ilgilendiren durumlarda ise rizikoyu 5 iş günü içinde sigortacıya bildirme yükümlülüğü bulunur.

Sigorta şirketi 15 gün içinde cevap vermezse ne olur? KTK m. 97 uyarınca dava açma veya Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurma hakkınız doğar. Cevap verilmiş ancak teklif zararınızı karşılamıyorsa da aynı yollar açıktır.

Değer kaybı için ayrıca başvuru yapmam gerekiyor mu? 1 Temmuz 2026'dan itibaren hayır. Araç hasarı için sigorta şirketine başvurmuş olmanız, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılmanız için yeterli. Eksper, değer kaybını hasar raporunda ayrıca gösterir ve şirket hesaplanan tutarı nihai raporu takip eden iş günü içinde size bildirir.

Sigorta Tahkim Komisyonu mu, mahkeme mi daha avantajlı? Talebiniz yalnızca sigorta şirketine ve poliçe limitleri içindeyse tahkim genellikle daha hızlı ve daha düşük maliyetlidir. Manevi tazminat talebiniz varsa veya zarar poliçe limitini aşıyorsa, sürücü ve işleteni de davalı gösterebilmek için mahkeme yolu gerekir.

Tahkime gitmeden önce arabulucuya başvurmak zorunda mıyım? Hayır. Arabuluculuk dava şartı, sigorta şirketine karşı mahkemede açılacak davalar için geçerlidir (TTK m. 5/A). Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda aranmaz.

Zorunlu trafik sigortası manevi tazminat öder mi? Hayır. Manevi tazminat talebi kusurlu sürücüye, araç sahibine ve işletene yöneltilir. Kusurlu tarafın İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesi varsa, poliçe şartlarına göre bu kapsamda karşılanabilir.

Karşı tarafın trafik sigortası yoksa ne yapabilirim? Güvence Hesabı'na başvurulur. Güvence Hesabı kural olarak bedensel zararları, kaza tarihindeki zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılar; maddi hasarı ödemez. Maddi zarar ve manevi tazminat için kusurlu tarafa doğrudan dava açmak gerekir.

Kazada ben de kusurluysam tazminat alabilir miyim? Evet. Tazminat, kusur oranınız düşülerek ödenir. Örneğin %30 kusurlu bulunduğunuz bir kazada zararınızın %70'ini talep edebilirsiniz. Tam kusurlu olsanız dahi kendi aracınızdaki hasar için kasko poliçenize başvurabilirsiniz.

Ödenen tutar zararımı karşılamıyorsa kalan kısmı nasıl alırım? Poliçe limiti içinde kalan eksik kısım için sigorta şirketine karşı tahkim veya dava yoluna gidersiniz. Limiti aşan kısım ise yalnızca kusurlu sürücü, araç sahibi ve işletenden istenebilir.

Trafik kazası dosyalarının çoğunda mesele hukuki bilgi eksikliği değil, zamanlama ve belge disiplini. Doğru kanaldan yapılmış tek bir başvuru yazısı, saklanmış bir eksper raporu ve zamanında istenmiş bir kamera kaydı; çoğu zaman dosyanın sonucunu, aylar sonra yazılacak en iyi dilekçeden daha fazla etkiliyor.

2026'daki düzenlemeler zarar gören lehine anlamlı bir iyileşme getirdi. Ancak bu düzenlemelerin size fayda sağlaması, süreci baştan doğru kurmanıza bağlı. Somut bir dosyanız varsa, kaza tarihini ve elinizdeki belgeleri bir hukukçuyla değerlendirmeniz, hangi rejime tabi olduğunuzu ve hangi yolun sizin için uygun olduğunu netleştirecektir.

Yazar: Av. Ahmet Karaca

Yazarın Yazıları