Av. Ahmet Karaca Yazıları

Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca
Yazarın Profili
31.08.2026 01:03

Süresiz Nafaka kalktı mı? Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında güncel durum - Av. Ahmet Karaca

Haber Detay Image

Hayır. (Eylül 2026 itibarıyla) Türkiye'de yoksulluk nafakası kaldırılmadı. Mevcut nafaka kararları da tabii ki kendiliğinden sona ermemekte.

çok kısa nafaka çeşitlerine değinmek de faydalı olacaktır yazımızın daha iyi anlaşılabilmesi adına:

Türk hukukunda boşanma ve aile hukuku bakımından temel olarak 4 nafaka türü var:

Nafaka türüKime ödenir?Ne zaman?Temel dayanak
Tedbir nafakası Eşe ve/veya çocuğaBoşanma/ayrılık davası devam ederkenTMK m.169
Yoksulluk nafakası Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşeBoşanma sonrasındaTMK m.175
İştirak nafakası Çocuğun bakım ve eğitim giderleri içinBoşanma sonrasındaTMK m.182
Yardım nafakası Altsoy, üstsoy ve bazı şartlarla kardeşlereAkrabalık ilişkisi kapsamındaTMK m.364

Kamuoyunda “süresiz nafaka” olarak bilinen düzenlemeye ilişkin önemli bir gelişme ise 4 Haziran 2026 tarihinde yaşandı. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini görüştü. Kamuoyuna yansıyan karara göre Mahkeme, söz konusu ibarenin iptaline oy çokluğuyla karar verdi ve iptal hükmünün yürürlüğünü dokuz ay erteledi. Bununla birlikte gerekçeli karar henüz Resmî Gazete'de yayımlanmış değildir ve AYM'nin resmî gündem-sonuç sayfasında E.2025/156 sayılı dosyanın sonuç hanesi de henüz yayımlanmış bir karar içermemektedir.

Bu nedenle bugün açısından en önemli nokta şudur: Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi mevcut hâliyle uygulanmaya devam etmektedir.

Anayasa Mahkemesi kararı nafakayı tamamen kaldırıyor mu?

Hayır.

Kamuoyunda kullanılan “süresiz nafaka kalktı” ifadesi, kararın kapsamını olduğundan geniş gösteriyor. Tartışma, yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmasıyla değil, Türk Medeni Kanunu m.175/1'deki “süresiz olarak” ibaresiyle ilgilidir.

Yürürlükteki maddeye göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak şartıyla, karşı tarafın mali gücü oranında yoksulluk nafakası talep edebilir. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise şart değildir.

Dolayısıyla AYM kararının hukuki etkisi, yoksulluk nafakasının varlığından ziyade nafakanın ne kadar süreyle devam edeceği üzerinde ortaya çıkacaktır.

Başka bir ifadeyle, yoksulluk nafakası ile “süresiz yoksulluk nafakası” aynı şey değildir.

Süresiz nafaka 2026 itibarıyla kalktı mı?

Hayır.

İptal yönündeki kararın kamuoyuna açıklanmış olması, Türk Medeni Kanunu'ndaki “süresiz olarak” ibaresinin aynı gün yürürlükten kalktığı anlamına gelmez.

Kamuoyuna aktarılan bilgiye göre iptal hükmünün, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Gerekçeli karar henüz yayımlanmadığı için bu dokuz aylık sürenin başlangıç tarihi de henüz oluşmuş değildir.

Bu nedenle bugün açılan veya devam eden boşanma davalarında Türk Medeni Kanunu m.175'in mevcut metni esas alınmaya devam eder.

Nafaka ödüyorum; ödemeyi durdurabilir miyim?

Hayır.

Mevcut bir mahkeme kararına dayanılarak ödenen nafaka, AYM'deki gelişme gerekçe gösterilerek tek taraflı biçimde kesilemez.

Nafakanın kaldırılması, azaltılması veya sona erdirilmesi için somut olayın özelliklerine göre mahkeme kararı alınması gerekebilir. Kanunda kendiliğinden sona erme sebebi bulunan hâller ise ayrıca değerlendirilir.

Nafaka borcunun doğrudan kesilmesi ayrıca ciddi icra hukuku sonuçları doğurabilir. İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca, nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması amacıyla dava açmış olması hâlinde ise ileri sürülen sebepler dikkate alınarak tazyik hapsinin uygulanması davanın sonucuna bırakılabilir.

Dolayısıyla AYM kararına ilişkin haberler, mevcut nafaka borcunun kendiliğinden ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır.

Mevcut nafakalar otomatik olarak sona erecek mi?

Bugün için böyle bir sonuç çıkarmak mümkün değildir.

Anayasa'nın 153. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geriye yürümez. Bu nedenle geçmişte kesinleşmiş nafaka kararlarının veya bugüne kadar yapılan ödemelerin sırf bu iptal nedeniyle kendiliğinden hükümsüz hâle geldiği söylenemez.

Asıl önemli mesele, yapılması beklenen yeni kanuni düzenlemenin geçiş hükümleri olacaktır.

Kanun koyucu;

  • hâlen devam eden boşanma davalarının,

  • kesinleşmiş nafaka kararlarının,

  • nafaka kaldırma veya azaltma davalarının,

  • iptal hükmünün yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davaların

hangi kurallara tabi olacağını ayrıca düzenleyebilir.

Bu nedenle mevcut nafakaların geleceği konusunda bugün kesin bir süre veya otomatik sona erme tarihi vermek doğru değildir.

Nafaka hangi hâllerde zaten kaldırılabilir?

Yoksulluk nafakası mevcut düzenlemede de her koşulda hayat boyu devam eden değiştirilemez bir yükümlülük değildir.

Türk Medeni Kanunu m.176'ya göre irat şeklinde ödenen yoksulluk nafakası;

  • nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya

  • taraflardan birinin ölmesi

hâlinde kendiliğinden sona erer.

Bunun yanında nafaka alacaklısının;

  • evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması,

  • yoksulluğunun ortadan kalkması veya

  • haysiyetsiz hayat sürmesi

hâlinde nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür.

Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde ise nafakanın artırılması ya da azaltılması talep edilebilir.

Dolayısıyla AYM kararından bağımsız olarak, nafakanın bağlandığı tarihten sonra şartların esaslı biçimde değişmiş olması mevcut hukukta da dava açılmasını mümkün kılmaktadır.

Çocuk için ödenen nafaka da kalkıyor mu?

Hayır.

Burada en fazla karıştırılan konulardan biri de bu.

AYM'deki tartışma, boşanma sonrasında eşlerden biri lehine hükmedilen yoksulluk nafakasına ilişkindir.

Çocuk için ödenen iştirak nafakası farklı hukuki hükümlere dayanır. Aynı şekilde boşanma davası devam ederken hükmedilen tedbir nafakası ile Türk Medeni Kanunu m.364 kapsamında gündeme gelebilen yardım nafakası da bu tartışmanın doğrudan konusu değildir.

Bu nedenle “süresiz nafaka kalktı, çocuk için ödediğim nafaka da sona erdi” şeklindeki bir değerlendirme hukuken doğru değildir.

2012 yılında AYM neden farklı karar vermişti?

Bu konu aslında Anayasa Mahkemesinin önüne ilk kez gelmiyor.

AYM, 17 Mayıs 2012 tarihli E.2011/136, K.2012/72 sayılı kararında yine Türk Medeni Kanunu m.175'teki “süresiz olarak” ibaresini incelemiş ancak o tarihte iptal talebini reddetmişti. Karar 26 Haziran 2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.

Mahkemenin o dönemki yaklaşımında, “süresiz” ibaresinin her durumda kişinin ölünceye kadar nafaka alacağı anlamına gelmediği; Türk Medeni Kanunu m.176'da nafakanın sona ermesi, kaldırılması veya değiştirilmesini sağlayan hükümlerin bulunduğu vurgulanmıştı.

2026'daki süreç bu nedenle ayrıca önem taşıyor. Mahkemenin önceki yaklaşımından neden ayrıldığı, hangi anayasal ölçütleri esas aldığı ve kanun koyucudan nasıl bir düzenleme beklediği gerekçeli karar yayımlandığında daha net anlaşılacak.

Nafaka artık evlilik süresine göre mi hesaplanacak?

Henüz hayır.

Yeni düzenlemenin evlilik süresiyle bağlantılı olup olmayacağı, hangi alt ve üst sınırların getirileceği veya hâkime ne ölçüde takdir yetkisi bırakılacağı konusunda basına yansıyan çeşitli çalışmalar bulunuyor.

Ancak taslak, çalışma veya basına yansıyan formüller yürürlükteki hukuk değildir.

Bağlayıcı bir sistemden söz edilebilmesi için kanun teklifinin TBMM'de kabul edilmesi ve Resmî Gazete'de yayımlanması gerekir.

Bu nedenle şu anda;

“1 yıl evli kalan 5 yıl nafaka ödeyecek”,

“nafaka evlilik süresinin yarısı kadar olacak”

veya

“bütün eski nafakalar bir yıl içinde sona erecek”

şeklindeki kesin ifadeler hukuken erken ve yanıltıcıdır.

Nafaka alan kişinin çalışmaya başlaması nafakayı kaldırır mı?

Her durumda değil.

Bir kişinin çalışıyor olması veya asgari ücret düzeyinde gelir elde etmesi, tek başına yoksulluk nafakasının kaldırılması için yeterli kabul edilmemektedir.

Yargıtay uygulamasında da asgari ücret seviyesindeki gelirin kişiyi her somut olayda yoksulluktan kurtarmadığı kabul edilmektedir. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 5 Kasım 2025 tarihli E.2025/2575, K.2025/9513 sayılı kararında bu ilke tekrar edilmiş; tarafların ekonomik durumları ve evlilik süresi birlikte değerlendirilmiştir.

Bu nedenle nafakanın kaldırılması veya azaltılması davalarında yalnızca “çalışmaya başladı” tespiti yeterli olmayabilir. Tarafların gelirleri, mal varlıkları, giderleri, çalışma imkânları ve güncel ekonomik koşulları birlikte değerlendirilir.

Yoksulluk nafakası toplu olarak ödenebilir mi?

Evet.

Türk Medeni Kanunu m.176 uyarınca yoksulluk nafakasının yalnızca aylık olarak ödenmesi zorunlu değildir. Somut olayın özelliklerine göre toptan ödeme şeklinde de karar verilebilir.

Özellikle anlaşmalı boşanmalarda veya tarafların gelecekte nafaka konusunda tekrar uyuşmazlık yaşamak istemediği dosyalarda bu seçenek ayrıca değerlendirilebilir.

Ancak toptan ödeme ile aylık nafaka arasında tercih yapılırken tarafların ekonomik gücü, evlilik süresi, yaşları, çalışma imkânları ve gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar birlikte dikkate alınmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular
Süresiz nafaka kalktı mı?

Hayır. 25 Ağustos 2026 itibarıyla Türk Medeni Kanunu m.175 mevcut metniyle uygulanmaya devam etmektedir.

AYM süresiz nafakayı iptal etmedi mi?

Kamuoyuna yansıyan bilgiye göre AYM Genel Kurulu 4 Haziran 2026 tarihinde m.175'teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdi. Ancak gerekçeli karar henüz Resmî Gazete'de yayımlanmış değildir.

Nafaka ödemeyi bugün bırakabilir miyim?

Hayır. Mevcut mahkeme kararı ortadan kalkmadan ödeme yükümlülüğünün tek taraflı olarak durdurulması doğru değildir.

Mevcut nafakam otomatik olarak sona erecek mi?

Hayır. Bugün itibarıyla mevcut nafakaların tamamını otomatik olarak sona erdiren yürürlükte bir düzenleme bulunmamaktadır.

Çocuk nafakası da kaldırıldı mı?

Hayır. İştirak nafakası bu tartışmanın doğrudan konusu değildir.

Erkek yoksulluk nafakası alabilir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu m.175 kadın veya erkek ayrımı yapmaz. Kanundaki şartların oluşması hâlinde erkek eş lehine de yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.

Eski eşim başka biriyle fiilen evli gibi yaşıyor. Nafaka kaldırılabilir mi?

Şartları oluşmuşsa evet. Türk Medeni Kanunu m.176 gereğince alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, mahkeme kararıyla yoksulluk nafakasının kaldırılması sebeplerinden biridir.

Nafaka artık belirli süreli mi olacak?

Henüz yürürlükte böyle bir genel kural yoktur. Yeni sistemin nasıl kurulacağı yapılacak kanuni düzenlemeyle netleşecektir.

Sonuç: Bugün değişen ne?

4 Haziran 2026 tarihindeki gelişme, yoksulluk nafakası bakımından uzun süredir tartışılan süre meselesini yeniden kanun koyucunun önüne taşıdı. Ancak buradan “nafaka kaldırıldı” veya “mevcut nafakalar sona erdi” sonucu çıkarmak doğru değil.

25 Ağustos 2026 itibarıyla;

yoksulluk nafakası yürürlüktedir, mevcut nafaka kararları geçerliliğini korumaktadır ve nafaka ödemeleri tek taraflı olarak durdurulmamalıdır.

Bundan sonraki süreçte iki gelişme belirleyici olacaktır: Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararının Resmî Gazete'de yayımlanması ve TBMM'nin süre konusunda yapacağı yeni düzenleme.

Özellikle mevcut nafaka dosyaları bakımından asıl önemli konu, çıkarılacak kanunun geçiş hükümlerinin nasıl düzenleneceğidir. Kesinleşmiş kararların, devam eden boşanma davalarının ve nafaka kaldırma veya azaltma davalarının yeni sistemden nasıl etkileneceği ancak bu hükümler görüldüğünde sağlıklı biçimde değerlendirilebilir.


Yazar: Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, yapay zekâ hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.

Yazarın Yazıları